1. YAZARLAR

  2. Dr. Nazım Beratlı

  3. Kıbrıs'ta ulusal sorun...
Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Kıbrıs'ta ulusal sorun...

A+A-

Yayınlanmış on iki kitabım var. Bunlardan bazıları, birkaç baskı yaptı.

Bilen bilir ki her yazar için en sıkıntılı dönem, kitabın yayına hazırlanmasından, mürekkep kokusu ile elinize aldığınız ana kadar geçen zamandır.

Meslekten gelen bir saikle olsa gerek, karnı burnunda kadının, doğumu beklemesine benzetirim bunu…

Özellikle Kıbrıslı Türkler’in Tarihi adını taşıyan 3 ciltlik çalışmam ile ilgili çok ciddi övgüler ve bir o kadar da eleştiri aldım! Zaten en çok baskı yapıp okunan çalışmam da o…

Şu anda Türkiye’de yayınlanacak versiyonla boğuşuyorum…

Ne var ki bunca kitabın içinde bir tanesi var ki! İlk göz ağrım…

Dizgisini, düzeltmesini, kapağını bile kendim yapmıştım… Kıbrıs’ta Ulusal Sorun… Öksüz çocuk gibi duruyordu! Kitabı Rauf Denktaş’ın beğenmiş, önemli bir miktar da aldırmış olması, benim bir suçum olarak lanse edildiydi!

O zaman da aldırmadıydım, şimdi de umurum değil… Mesele ne yazdığınızdır, kimin okuduğu değil!

Söz konusu kitap, Kıbrıs siyaset tarihine geçmiş, ünlü UBP/DMP seçiminden sonra yazılmıştı!

Gençler hatırlamaz, memleketin nerdeyse bütün partileri birleşmiş, ortak bir liste çıkarmış, ama UBP’yi yenememiştik!

Seçimden sonra, “biz nerde hata yaptık” diye düşünürken, ben bu kitabı yazdım…

Ama o ünlü söz var: “Kusur samur kürk olsa, kimse giymez!” Kitapta yazılı olan görüşleri tartışamadık! Tam tersine o görüşlerin çıkardığı tartışma, beni partiden kopardı…

İşte o “öksüz” kitap, aradan yirmi bir yıl geçtikten sonra, İstanbul’da yeniden yayınlandı ve dün, ilk nüshası, elime geçti…

Khora Yayınları, elimde tek nüsha kalan, mevcudu tükenmiş o kitabın ikinci baskısını yapmak istediğinde, önce şaşırdıydım. Sol bir tartışmanın, yirmi bir yıl sonra da okunmaya değer bulunması, ilk anda eski deyimle “hayretime mucip” olduydu.

Sonra düşündüm ki önümüze gelen herkesi, “tarihi çarpıtmakla” suçlayan bizler, son tahlilde kendi tarihimizi bile gizlemekteyiz!

Bu kitap, belki de 1990’ların başında, Kıbrıs Türk Solu içinde ve hatta bizimle AKEL arasındaki bir tartışmanın tekrardan hatırlanması bakımından, kendi tarihimize de tutulan bir ışık olabilir. Kabul ettim…

Elimdeki tek nüshayı, ikinci baskıyı yayına hazırlayan sevgili Münir Rahvancıoğlu’na emanet ettim…

Dün, “kanlı canlı” elime geldi…

Bizim bu adadaki düşünce dünyamız, çok emek vermenizi gerektirmez! Kahvahanede, meyhanede bir yerde aklınıza geleni söylersiniz, “düşünce” olur! Bunun öncesi, sonrası, tarihi, sonuçları, düşünsel zemini, şusu busu hiç önemli değildir!

Bu kitapla ilgili övgüleri, anmayacağım, ayıp olur herhalde… Ama sövgülerden dolayı sitem etmezsem de yazık olur doğrusu…

Yirmi yıl önce söylediklerinizin, aradan geçen zamana direndiğini görmek, insana elbette ki memnuniyet veriyor…

Aradan bunca yıl geçti, Kıbrıs’ta ulusal sorun, devam ediyor…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.