1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Kıbrıs’tan önce gelir, fırtına…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Kıbrıs’tan önce gelir, fırtına…

A+A-

Denizdeki fırtınayı canlı yayınladılar.

Açtım kamerayı, baktım Girne sahiline.

Sahil yok.

Sahilde kaya yok.

Kum yok.

Gelgitleri ile sadece dalgalar ve nasıl ayakta durmuşsa birkaç palmiye ağacı…

Onlar da sarhoş adam gibi bir sağa, bir sola, yalpa vurup durdular.

Sökülebilirler böyle giderse.

Ama dayanırlarsa yine yaz, yine keyif.

Öyle değil mi?

Tüm yaz boyu yanından geçip denize girenlere, “gölgem var” diye hava atarsın.

Tüm gün boyu esen meltemle hava basarsın…

Her güzelin var bir kusuru misali…

Her iyinin bir de kötü yanı var örneği gibi…

Yazın da kışı olacaktır.

Hatta kışların bir iyi, bir de kötü hali.

Şimdi fırtına var…

Fırtına her yerde…

Fırtına her an.

Ve soğuk.

Soğukları oldum olası sevmedim.

Evler kışlara göre değil, yazlara göre düşünülmüş.

Soba tertibatı yoktu.

Kalorifer de öyle.

Hele şömine.

Öyle şeyler yani şömine, Yeşilçam filmlerinde olurdu…

Filmde, bir dağ veya deniz kıyısındaki yazlıkta oğlan, kızı götürüp tam karşısında bir de hayvan postu yerleştirip ona şarap içirirdi.

İlginç geliyordu hep.

Erzurum, “eksi bilmem kaç derece” derlerdi.

Şaşırırdık.

Söylemesi bile ürpertirdi içimizi.

Bizdeyse en babayiğit soğuk bilemedin “0” dereceydi.

O da akşamları.

Soğuk gecelerde, televizyonsuz odalarda toplanırdık.

Bezen biz bize idik, bazen komşularla.

Odanın tam ortasında islim yanardı.

Üstünde de su kabı.

Buhar kaplardı her yanı.

Birer hırka daha atardık üstümüze.

Biraz da büzerdik kendimizi.

Yanında ise sıcak çay...

İçimizden, “sabah olsa da güneşle ısınsak” dediğimiz çok olurdu.

Bitmezdi o uzun ve karanlık geceler.

Bir dönem ki fasariyalar vardı, gündüzleri kendimizi deniz kıyısına atamazdık.

Fırtınaları bugün gibi limana gidip yaşayamazdık.

Yoktu o zamanlar bugünkü teknoloji; kameralardan izleyemezdik.

Uzaktan bakardık sadece.

“Ah” çekerdik.

Bir keresinde çok soğuk vardı…

Trodos Dağları beyazlanmıştı…

İlk o gün görmüştüm karı.

İkinci görüşüm fasariyaların ara verdiği dönemde, sınıf gezisi ile gittiğim Trodos gezisinde.

Pamuk gibi bir şeydi kar.

Bugün Kıbrıs meselesine girecektim…

Fırtına öne çıktı.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.