1. YAZARLAR

  2. Levent Özadam

  3. Kıdemli tahsildarın marifetleri!
Levent Özadam

Levent Özadam

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Kıdemli tahsildarın marifetleri!

A+A-

Gençlerin bir çoğu artık özel sektörde bile iş bulamazken, bazı devlet çalışanlarının görevlerini suistimal ederek yasal olmayan yollardan kazanç elde etmeye çalışması hem düşündürücü, hem de üzücü.

Bir takım işsizlik problemi nedeniyle adli suç işleyenleri belki bir nebze olsun anlayabiliriz ama, devletin içinde olup da hem gelecek güvencesi olanları hem de ülke şartlarında iyi sayılacak maaşları olanları anlamak mümkün değil.

İhbar Maliye Bakanlığı’na yakın çevrelerden geldi.

Mağusa Gelir ve Vergi Dairesi çalışanlarından kıdemli tahsildar Doğucan Erüreten’in yüklü miktarda bir parayı zimmetine geçirdiğini duyduk.

Olay sadece zimmete para geçirme suçu değil, olayın ört bas edildiğiydi.

Bize ilk söylenen rakam 500 bin TL civarındaydı!

Aklımıza hemen önceki hafta bir süre gündemde kalan Koop Bank çalışanı bir bayanın 250 bin TL’lik parayı önce zimmetine geçirdiği, sonra olay duyulunca parayı iade ettiği ve yaşananların ört bas edilmek istenmesi geldi.

Bu kez zimmete para geçirme olayının doğru, ama ört bas etme olayının ise doğru olmadığını en yetkili ağızdan öğrendik.

Rakamın da 500 bin TL’nin altında olduğu iddia ediliyor.

Doğucan Erüreten adlı kıdemli tahsildar kendisine yöneltilen suçlardan dolayı görev yerinden alınarak şimdilik yine aynı bakanlığa bağlı başka bir daireye gönderilmiş, ta ki soruşturma tamamlanıncaya kadar…

Uyanık tahsildar, önce suçunu kabul etmemiş ama bulgular net olunca ‘bir halt işledim’ diyerek itiraf etmiş.

Artık utancından  mıdır yaksa bir taktik gereği midir bilinmez, bir kutu hap içip intihara teşebbüsde de bulunmuş.

Şimdi bu olayın takipçisi olacağız.

Çünkü, ülke suçluların kollandığı, olayların ört bas edildiği bir ülke haline geldi.

Kimisi bir ekmek çaldığı diye 6 ay hapis cezası alırken, kimisi de bir şekilde bir yolunu buluyor ve ansızın aklanıveriyor.

 

Liman İşçileri Şirketi Araplara satılıyor!

Dün Mağusa limanında ilginç bir eylem vardı.

Bir özel şirket yatırım amacıyla serbest bölgede arazi kiraladı diye işçiler iki saatlik uyarı grevi yaptı.

Meğer işin perde gerisi varmış.

Liman İşçileri Şirketi yönetimi şu anda bir Arap firması ile temasta ve pazarlıkta olduğu için ve bu bölgenin Arap şirketine verilmesi isteğiyle grev yaptıkları öğrenildi.

Şimdi bu şirket yöneticilerine soruyoruz;

Öncelikle anlaşmaya varmak üzere olduğunuz Arap şirketini açıklayınız.

Arap şirketine liman İşçileri Şirketi’ni kaça satacaksınız?

Arap şirketinin ülkeye gelen yetkililerini hangi devlet yetkilileriyle görüştürdünüz?

Yıllardan beridir limanda hizmet verdiğiniz halde şimdiye dek ne kadar yatırım yaptınız?

Bir de eylem sebebini açıklarsanız, merakımızı gidermiş olacaksınız…

 

Din adamları bölündü!

Düzensiz mesai çalıştıkları gerekçesiyle yüzde 15 maaş artışı isteyen ve bugün greve gitmesi beklenen 250 kadar din adamı sendikal görüş ayrılıkları nedeniyle ikiye bölündü.

Kamu-Sen Üyesi çalışanların bugün cüppe ve sarıklarıyla önce eylem sonra grev yapmaları beklenirken, Din Gör Sen üyesi din adamlarının  eyleme destek vermeyip görevlerinin başında olacakları ifade ediliyor.

Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı’nın da din adamlarının cüppe ve sarıklı eylemine karşı olduğu belirtilirken, Kamu-Sen’in Başbakan İrsen Küçük’ün, görüşme taleplerine olumlu cevap vermesi halinde eylemi askıya alabilecekleri de söyleniyor.

levent_ozadam.jpg

MESAJ KUTUSU

Sayın Ersin TATAR, elektriğe zam yapmayı sakın aklınızdan bile geçirmeyin. Ama içki, sigara ve keyfi tüketim maddelerine istediğiniz kadar zam yapabilirsiniz. Kamuoyundan bu konuda büyük bir baskı var haberiniz olsun.

Sayın Özkan YORGANCIOĞLU, yeni yönetimin yetersiz olduğuna parti içinden ilk tepki Kutlay Erk’ten geldi. Partinin yeteri kadar ses getirmediği suçlamaları artık yüksek sesle dile getirmeye başlandı.

Sayın Serhan TERKAN, Liman İşçileri Şirketi’ni yüksek bir rakama Arap firmasına satacağınız ve bu konuda temasları bile tamamladığınız söyleniyor. Bunları kamuoyuna açıklamayı düşünüyor musunuz yoksa biz mi açıklayalım?

Sayın Yusuf KAÇMAZ, kıdemli bir tahsildarın yolsuzluk olayını titizlikle takip ettiğinizi memnuniyetle öğrendik. Umarız bir kez daha siyasiler devreye girip bu olayın ört bas edilmesini istemezler.

Sayın Aslı EROĞLU, Derviş beye yapılan suçlamalarda en fazla sizin üzüldüğünüzü öğrendik. Ancak bu sıralar herkesin yanında çok açık konuşmamaya özen gösterin. Siz dostlarınıza söylerken onlar da dostlarına söylüyorlar.

Sayın Osman KORAHAN, şaibeli sayaç ihalesine takoz koyunca siyasiler artık size selam bile vermez olmuş. Doğru yoldasınız, siyasetçilerden gelecek olan hayır Allahtan gelsin.

Sayın Ünal ÜSTEL, çevre yasasının geçmesi bakanlığınız döneminde yapılan icraatların belki de en iyisi olacak. Şimdi artık çevrenin canını okuyanların canına okuma zamanı gelmiştir.Siz bir adım atın, kamuoyu arkanızda.

Sayın Serdar GARDAŞ, partinin durumu geçmişe göre gayet iyi, ancak bu yükselişi hissedenler eski tilkiler hareke geçmiş ve parti genel merkezine uğramaya başlamışlar. Aman gözünüzü seveyim, dikkat.

Sayın Yünsal İLHAN, Mağusa barosunda isminiz her geçen gün daha fazla duyulmaya başlandı. Bu arada oğlunuzun 5’nci yaş gününü görkemli bir şekilde kutladığınız söyleniyor. Bakalım o da sizin gibi başarılı bir avukat olmak isteyecek mi?

Sayın Talip ATALAY, hadi bazı imam ve müezzinleri greve gitmekte anlayabiliriz de hemen yanınızda görev yapan ve normal mesai yapanlar nasıl olur da greve destek verirler onu anlayamadık.

Sayın Levent KIZILDUMAN, muhterem babanızın vefatını üzüntü ile öğrendik. Merhuma Tanrı’dan rahmet size ve aileye sabır ve başsağlığı dileriz. Allah geride kalanlara sağlıklı uzun ömürler versin.

Sayın Deniz SERBEST, 34’ncü yaş gününüz kutlu olsun. Bu sene yeni yaşınıza yatakta gireceksiniz gibi gözüküyor ama, yatakta şampanya ve pasta da fena gitmez hani değil mi?

Sayın Mehmet TANCER, Mecliste şu anda bir çok bel aşağı konu tartışılırken bıyıklarınızı kesmek bir zamanlama hatası oldu. Ayrıca hiç yakışmadı ve biz de buna bir tanımlama yapılır ama burada olmaz.

Sayın Erhan ERÇİN, AB uyum yasaları bakımından eşcinsellere verilen özgürlük iyi hoş da biz de bu biraz sancılı olur bilesiniz. Bizim kanımızda Osmanlı kanı olduğunu bir yerlere yazmakta yarar var.

Sayın Yakup LATİFOĞLU, kuru fasulye hikayesini duyan muhalefet liderleri sitem ediyorlar. İktidara var da bize yok mu diye? Başınız bu konuda büyük dertte, yemekte bol yağlı koyun etini tercih ediyorlarmış.

Sayın Ahmet HAVUTÇU, geçenlerde Kutlay Erk ile yarım saatlik bir kahve sohbeti sonrasında senaryo yazanlar sıraya girmiş. Herkes 5 milyon TL’nin Erk’ten borçlanıldığını düşünüyor. Nasıl senaryo ama?

Sayın Asım VEHBİ, uzak doğu ziyaretleri artmaya başlayınca en sonunda Çince kurslara başladığınızı duyduk. Gelecek için iyi bir yatırım olacak zira Çin her konuda fena halde geliyor.

Sayın Kemal ÖZTÜRK, daha seçimlere iki hafta var ama biz şimdiden sizi Lefkoşa İlçe Başkanı olarak kutlayalım. Ayrıca bu kez vekillik de kesin diyorlar. Söyleyenleri Allah duysun değil mi…

Sayın Bülent GÜNKUT, bu ülkede güzellik yarışması olur da siz davet edilmez misiniz? Bu işte bir aksilik olmalı, acaba çekemeyenlerin parmağı mı vardı? 

 

Günün Fıkrası : Yaşlı teyze 

Bir davada tanıklık etmesi için kürsüye yaşlı bir teyzeyi çağırırlar.
Kadın yerine oturur ve davalının avukatı kadına yaklaşır...
- Bayan Jones... Beni tanıyor musunuz?
- Yaşlı teyze cevap verir :
- Ah evet Bay Williams sizi çocukluğunuzdan beri tanıyorum.Siz taa o zamanlar bile aileniz için tam bir baş belasıydınız. Sürekli yalan söylüyorsunuz, karınızı komşunuzla aldatıyorsunuz, en yakınım dediğiniz insanların arkasından konuşuyorsunuz, 2 dolar fazla
kazanmak için herkesi satarsınız...
Davalının avukatı başta olmak üzere bütün salon şok olur.
Adam ne yapacağını bilemez bir halde kadına tekrar sorar :
- Peki Bayan Williams, ya karşı tarafın avukatını tanıyor musunuz?
- Kadın yine cevaplar :
- Elbette tanıyorum. Çocukluğumda ona dadılık yapmıştım..Tembel, ödlek ve alkolik adamın tekidir..Etrafında bir tek dostu yoktur ve herkes onun hala geceleri altına kaçırdığını söylüyor..
Yine herkes şokta!..
Bütün salonu bir uğultu kaplar..
 Hakim kürsüye tak tak tak vurup herkesi susturur ve her iki tarafın
 avukatını da kürsüye çağırır ve ikisine de eğilmelerini söyleyerek kulaklarına şunu fısıldar...
- Eğer bu kadına beni tanıyıp tanımadığını sorarsanız İkinizi de harcarım ona göre.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.