1. YAZARLAR

  2. Dr. Nazım Beratlı

  3. Kimin hataları
Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Kimin hataları

A+A-

Ecmel Barutçu’nun hatıralarını yazıp yayınladığı Hariciye Koridorları isimli kitabında, 4 Mart 1964 günü, BM Güvenlik Konseyi’nde yaşananları anlattığını yazmıştı bir okur… Barutçu, o zamanlar Kıbrıs Yunanistan Dairesi Başkanı idi… Meğer o gün, ABD ve İngiltere, Kıbrıs Cumhuriyeti devletinin ikili yapısına öncelik veren bir karar tasarısı sunmuşlar! Bizim sevgili Rauf Denktaş’ımızın o devlete de ikili yapısına da karşı olduğunu bilmeyen yok! En önemli tanık da 1959’da görüşmelerde Türkiye’yi temsilen bulunan ve sonradan başbakan da olan rahmetli Nihat Erim! Kıbrıs isimli kitabında anlatıyor bu karşıtlığın derinliğini… Bizim sevgili Denktaş’ımız, İngiliz-Amerikan önerisine o kadar karşı çıkmış ki onlar da sonunda, “pes” deyip, kendi karar tasarılarını geri çekmişler. Yeni bir karar tasarısı hazırlamak üzere, Güvenlik Konseyi’nin geçici üyelerini görevlendirmişler. Onlar da bağımsızlığını yeni kazanan 3.Dünya ülkeleri… 1962’de, bu ülkelerin kurduğu Bağlantısız Ülkeler Konferansı’nın Bandug’daki toplantısına gitti diye, bizim çıkarmadık gürültü yapmadığımız Makarios bir yanda, gürültüyü çıkaranların başında gelen bizim Denktaş’ımız öteki yanda…  Onlar da oturup, tamamıyla Makarios’a hak veren bir karar tasarısı yazıp, Güvenlik Konseyi’ne sunmuşlar. Türkiye dahil herkes de imzayı basmış! 4 Mart 1964 Kararı, o günden beri, Rauf beyin zaten karşı olduğu o Kıbrıs Cumhuriyeti’nin sahibi olarak, Rumların kabul edilmesinin temeli… Ecmel Barutçu’ya göre, bizim sevgili Denktaş’ımızın, yanlış manevrası yüzünden…  Çünkü daha o zamandan, Kıbrıs Cumhuriyeti’ni feshedip, ikili Enosis yapmaya uğraştığı için, sömürgelikten yeni çıkmış BM üyelerini, ürkütmüş…

İkincisi:

Rumlar’ın tüm Kıbrıs adına AB üyeliğine müracaati! 1960 Anlaşmalarına göre, Kıbrıs, Türkiye, Yunanistan ve  İngiltere’nin üye olmadığı bir pakta üye olamaz. Ama bunun için, cumhurbaşkanı muavininin, veto yetkisini kullanması lâzım. Anayasanın 50. Maddesi bunu düzenler. İlk müracaat, 1973! Muavin kim? Rauf bey! Veto için kılını kıpırdattı mı? Hayır… Çünkü gönlünden o cumhuriyeti silmiş, umurunda bile değil… Arkasından, her türlü uzlaşma çağrısını reddedip, “giremez” demekle yetindi! “Ya girerse” diyenlere de “hain” dedi, çıktı… Bu arada Türkiye Başbakanı Çiller, gitti Brüksel’de Gümrük Birliği karşılığı, AB’nin bütün Kıbrıs adına “Kıbrıs Hükümeti” ile görüşmeler başlatmasını, kabul etti… Ankara’da hükümetin ortağı da “aslan sosyal demokratlar”! Bizimki halâ, “giremez” diyor… Üstünden biraz geçti, adamlar görüşüyorlar…  Bir başka sevgili kulumuz rahmetli Bülent Ecevit de gitti, “aday üyelik” karşılığında, “anlaşma olmasa da Kıbrıs’ın AB üyeliğine alınmasına”, izin veren imzayı bastı. AB aile fotoğrafında arz-ı endam eyledi… Ortakları da ANAP ve MHP…  Bizim öteki sevgilimiz Rauf Denktaş, burada halâ “giremez” demeye devam…

Gün geldi… Adamlar artık girecek… Başından beri yanlış yapa yapa, sebep olduk, girecekler…  “Yahu gelin bir çerçeve anlaşması imzalayın da birlikte girmiş olun” dediler…  La Hey’de kendisi, Kliridis uçaktan “imzalayacam” diyerek inerken, kestirdi attı: “ İmzalamam… Giremezler…”

Girdiler…

Şimdi bağırıyor: “AB, ENOSİS’tir…”

Değildir ama öyleyse de benim hatalarım yüzünden değil herhalde…  Şener’in hataları, sizinkilerin yanında çok masum bizim sevgili Denktaş’ımız… Allahasen sus… İkide birde hatırlatmayalım…
 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.