Ferhat Atik

Ferhat Atik

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Kinizim

A+A-

Ön yargılar çok zaman yanlış algı edinmemize neden olur. Başlıktaki kelime ile bunu test edebilirsiniz. Yazının devamını okumadan bir defa daha kelimeye bakın ve ne ile ilgili olabileceği konusunda tahmin yürütün. Ardında okumaya devam edebilirsiniz.

Kelimenin saf anlamı ile ilgili önceden edinilmiş bilgimiz yanıltıcı olabilir. Bu nedenle önbilgilerinize başvurmadan anlamını okumanızı öneririm. Kinizm veya diğer bir söyleme biçimiyle sinizm, bir öğreti aslında. Kökünde duran kin kelimesi ile de ilgisi yok. Sofist Gorgias’ın ve daha sonra da Sokrates’in öğrencisi olan Antisthenes’in bir öğretisi.

Antisthenes, Kynosarges Gymnasion’da okulunu kurmuş ve kinik okulun, kyon kelimesinden türediği söylenmektedir; kyon ise köpek ya da köpeksi anlamındadır.

Kinik okul, bu nedenle Sokratesçi okullardan biri olarak kabul görür. Anthisthenes mutluluğa ancak erdemle ulaşılacağını ve bu erdemin de dünyevi hazları yadsımakla mümkün olabileceğini savunmuş ve mülkiyet, aile, din, siyaset, servet, v.b. değerleri reddetmiştir. Kinizme ün kazandıran, dolayısıyla kinizmin yayılmasını sağlayan Diogenes’tir. Diogenes bu öğretiyi eyleme dönüştürmüş ve gerçek erdeme ancak bu şekilde ulaşılacağını savunarak onu hayata bir öğreti olarak katmıştır.

Kiniklerin temel felsefi konumları, zamanın uygarlık değerlerine yönelik aldırmaz tavırları ve eleştirel yaklaşımları tarafından şekillenir. Onların temel etik ilkesi erdemdir ve bundan anladıkları da, insanın özgürlüğü ve kendi iç bağımsızlığı ile yaşamını sürdürmesidir. İnsan, her tür gereksinmeye olan bağımlılığından kurtulmalıdır. Dolayısıyla böyle bir erdem anlayışı, bilgi ile temellendirilir; yani, insan ancak bilgilenme aracılığıyla kendisini kuşatmış olan gereksemelerden sıyrılabilir. Onlar açısından bilgi ve ahlaki ilkeler bu nedenle salt soyut bir bilme meselesi değil, somut yaşamda yaşanması gereken şeylerdir. Kinizme göre, insan kendi kendisine dayanmalıdır ki erdemli, yani kendine yetebilen bir kişi olabilsin. İnsanın doğaya karşı geliştirdiği toplumsallık, büyük ölçüde gereksiz ve yozlaştırıcı nitelikler arz eder; kinikler buna karşı doğal ve sade yaşamı öne çıkarırlar.

Gelin bu felsefeden bugün yaşadığımız gündelik yaşama ve tutsağı olduğumuz tüketim toplumunun parçası oluşumuza bakalım. Bakalım ki, mevcut modelimize belki bir nebze eleştiri getiririz.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.