1. YAZARLAR

  2. Eşref Çetinel

  3. Kısaca bam tellerine vurduklarımız
Eşref Çetinel

Eşref Çetinel

Halkın Sesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Kısaca bam tellerine vurduklarımız

A+A-

Tokel’inden Taçoy’una kadar önce Hükümeti dolayısıyle Başbakan Küçük’ü eleştirdirler.  “Memleketi kötü yönettiğinden popülizm yapıldığına kadar”  ne varsa hepsini sıraladılar,  sonra da  nedamet getirip  Başbakan Küçük’e tam destek  beyan ettiler!

OLMADI:   Ne diyorduk?  Politika çocuk oyuncağı değildir. Gevezelik hiç değildir!  Sen günlerce kendi partinin Hükümeti ile Başbakanını eleştirir,  bunu yaparken de kör gözüne parmağım bal gibi popülizm numarası çek;  sonra ve ansızın,  “bizim Başbakanımıza desteğimiz tamdır”  açıklamasını yap!. 

Eğer böylesi bir  “destek reklamını” bizzat Başbakan’ın kendisi yaptırtmışsa kimseye yutturamadı haberi haberi ola!

Yok,  eğer UBP milletvekilleri utanıp pişman oldukları için bu açıklamayı yapmışlarsa, hatalarını  kabul etmişlerdir ki güvenilir olmadıklarının tescilinde!      

Her hal’u kârda bir parti bu durumlara düştüğünde  “disiplin kurulları”  çalışır,  kendi partisinin hükümetini  muhalif parti milletvekilleri gibi eleştirenler ihraç edilirlerdi!  Bizde hiçbir şey olmamış gibi davranılıyor. Dolayısıyle  gitgide ciddiyetlerini yitirmekte olan “politikacıların”  sayesinde  halk,  Hükümetlere duydukları  güvenlerini  kaybediyorlar.  

*****

ERCAN HAVA ALANI VE KOMŞULARI

Ne zaman ki Ercan Hava Alanı genişletecek bu nedenle  bazı komşu topraklar istimlâk edilecek dendiydi,  hatırlayın:   Bölgenin hayvancıları ile   çiftçileri,  “mahfolduk, nereye gider ne eker hayvanlarımızı nerede otlatırız”  diyerek  bir başladılardı feryada;   “hah dedikti, al sana bir eylem daha.  Her halde bu defaki tarlalarda olur.   Önde ineklerle koyunlar,  arkalarında traktörlü köylüler falan!

O günlerden beridir  “şenliği”  bekliyoruz, tık yok! Derken  “Vehbi’nin kerrakesinin sırrını”  öğrendik.

Meğer Ercan Hava alanının büyütülmesi hele de yanından bir yeni yol geçirilmesi projesi  “emlâkçıları”  harekete geçirmiş.  Çevredeki topraklar,  arsalar falan bir değerlenmiş,  bal kaymak!  Ve tabi  çığlıklar da bitmiş,  tepkiler de!  Demek ki neymiş?  Para guzum para! 

*****

EURO’LAR HANGİ CEPLERE GİRİYOR

Dün AB’nin Sayıştay üyesi David Botock’un  Kuzey’e parasal yardımlar görüşmeleri yapılırken KKTC ve yönetimi için,   “değersiz ve komik”  diyerek hakaret ettiğini yazmış,  yazımızın sonunu da şöyle bitirmiştik:  “Bortock’a soracağız:  Bari KKTC’de kime kaç yuro verdiğinizi  açıklayın ki bu himmetinizin hakaretinize değip değmediğini de anlayalım!”   

BU KONUYU NEDEN DÜRTÜYORUZ:  Hiçbir ülke KKTC gibi netameli,   siyasi yönden  tanınmamış,  ancak Türkiye’nin parasal ve ekonomik yatırımları ile varlığını sürdüren bir Devlete,  karşılıksız,  beklentisiz,  diyetsiz zırnık para koklatmaz! 

Bu yurolar Kuzey’e akıtılıyor ve bazı örgütlerle  bazı kişilerin ceplerine konuyorsa,  bunun kesinlikle hem ödenmesi gereken  diyeti olacaktır hem de yerine getirilmesi gereken görevi olacaktır! Şimdi bunlara bakalım.  

Çözümü sağlamak amacında  Kıbrıs Türk halkının ekonomik durumunu güçlendirmek için yapılan AB yardımları vardır.  Belediyelere,  bazı STÖ’lerine ve birlikte oluşturulan işbirlikleri içinde kanalize edilen yurolar da vardır.   Tutun ki bunlara lafımız yoktur. Buna karşılık ne kadar yuro nerelere nasıl harcandı, bizzat harcayan örgütler tarafından açıklanmalıdır ki  işlerin içinde  “hamahuma”  olmadığını anlayalım.                                     

Öteki bazı STÖ’lerine de verildiğini farzettiğimiz yurolar vardır.  Ki şimdilerde her köşe başında bir   “örgüt”  oluştu. Kimileri  “iki toplumlu etkinlikler”   uğruna,  kimileri  “Türk ve Rum halkları arasında barışı sağlamak”  amacında!  Bazıları Maraş’ı verin gitsin diyor,  bazıları Türk tarafını çözümü dinamitlemekle suçluyor!                                                 - Tüm bu STÖ’lerinin bir ayakları Güney’de olmakta ve şüpheler uyanmakta.  “Ya bu örgütler Kuzey’deki kampanyaları için AB’den aldıkları yurolarla Güney’in  acenteliğini yapıyorlarsa!”  Özellikle bunun için görevlendirilmişlerse! 

Geçmişte Aydın Akkurt  Volkan gazetesinde bu sorunun üzerine çok gitmiş,  bircik bircik kimlere ve hangi örgütlere ne kadar yuro verildiğini,  bunun karşılığında neler yaptıklarını belgelerle açıklamıştır.  Kimseler de  “hayır öyle bir şey yoktur”  diyerek karşı açıklamada bulunmamıştır,  demek ki iddia doğrudur…

SADEDE GELELİM.  1998’den 2007 yılına kadar geçen sürede bu örgütlerle bazı medya kuruluşlarına verilen para 48 milyon dolardı… Aradan on dört yıl geçti.  Bu örgütler bin beter çoğalıp yoğaldılar. Yerden mantar biter gibi bittiler ki artık açık seçik iki toplumlu etkinlikler ve Kıbrıslılık derken mesela Lapta’da Türk’ü Rum’u toplanmış eski günleri yad ediyorlar!  “Kıbrıslılık”  propagandası da almış başını gidiyor. Sürekli KKTC ve Türkiye suçlanıyor, her vesile ile birleşik Kıbrıs’ın kurulması hatta Rumlar’ın Kuzey’e dönmeleri gerektiği propagandaları yoğunlaşıyor!                                   Dolayısıyle yine soruyoruz. Bu konuda kim açıklama yapacak.  Bu örgütlerin ne olduklarını, faaliyetlerinin karşılığında ne kadar yuro ham ettiklerini kim açıklayacak?      E vallahi  merak ediyoruz!

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.