1. YAZARLAR

  2. Ali Kişmir

  3. Kışkırtıcı
Ali Kişmir

Ali Kişmir

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Kışkırtıcı

A+A-

Dün Sayın Eroğlu’nun “halka sesleniş” konuşmasını dinledim...

Üzülerek söylüyorum ama tam bir işkence gibiydi...

Ve bir o kadar da kışkırtıcı...

Bakınız Sayın Eroğlu ne diyor;

“Değerli halkım, yaşananları iyi biliyorsunuz; Rum komşularımızı masaya getirmek kolay olmadı.

Ama kararlı davrandık. Bunu yaparken uzun yıllardır devam eden müzakere süreçlerinde Birleşmiş Milletler parametresi olarak yerleşmiş ilke ve kavramları “Ortak Açıklama” metniyle kayda geçirmeye özen gösterdik.”

 “Annan Planı”na “hayır” diyen ve hayatı boyunca ayrılıkçı bir yapıyı savunan Eroğlu, “çok büyük bir çaba göstererek müzakere süreçlerinde Birleşmiş Milletler parametresi olarak yerleşmiş ilke ve kavramları “Ortak Açıklama” metniyle kayda geçirmeye özen gösterdik” diyor...

İnsanın hayret edesi geliyor ama Eroğlu’nun seçim öncesi, “Talat’ın verdiği tavizleri geri alacağım” söyleminden seçim sonrası, “Talat’ın kaldığı yerden devam edeceğim” sözüne nasıl geldiği aklıma geliyor...

Ve hayret etmekten vazgeçiyorum...

Eroğlu devam ediyor;

“Kimsenin ortak açıklama metni içerisindeki bir takım ifadeleri göz ardı ederek ya da yok sayarak üzerinde uzlaşılan metni farklı yansıtmaya hakkı yoktur” diyor...

Ama ayni konuşmanın içerisinde dönüp, “Ortak Açıklama” metninde de belirtildiği üzere gözetilmesi gereken şey sadece Avrupa Birliği’nin üzerine kurulduğu temel ilke ve değerler değil, aynı zamanda oluşturulacak yeni ortaklığın iki kesimli ve iki toplumlu karakteridir” diye ekliyor...

Yani hem “kimsenin uzlaşılan metni farklı yansıtmaya hakkı yoktur” diyor...

Hem de konuşmasının başından sonuna kadar “ortak metni” kendi açısından yorumluyor...

Ve “Avrupa Birliği’nin üzerine kurulduğu temel ilke ve değerlere” kendi parametrelerini ekliyor...

***

Sayın Eroğlu resmen “Anastasiadis açıklama yaptı ben geri kalmayım” telaşı içinde...

Ve ne yazık ki halka doğruları söylemiyor...

Aksine attığı imzanın arkasında durmayarak kendi kafasından senaryolar üretiyor...

Birisinin çıkıp bir an önce kendisini uyarması gerekiyor...

Çünkü bu hızla devam ederse, 2015'i göremeden kendini evde torun severken bulacak...

Zaten konuya giriş biçimi açıklamanın bu mantıkla hazırlandığının en büyük ispatıdır...

Eroğlu “halka sesleniş” konuşmasına teşekkür edeceği yerlere seslenerek başladı...

Ancak esas konuya girmeden önce niyetini “Sayın Anastasiades’in geçtiğimiz akşam ortak açıklamanın içeriği konusunda yapmış olduğu yorumları dikkatlice inceledik.

Bununla ilgili olarak benim de söyleyeceklerim vardır.

Söylemek durumundayım çünkü, üzerinde uzlaşmaya varılan bir ortak açıklamanın taraflardan sadece birisi tarafından yorumlanması yanlıştır” sözleriyle belli etti...

Fırsatçılık yaparak Anastasiadis’in konuşmasını kullandı ve Rumları kışkırtacak mesajlar verdi...

Örneğin bu süreç içerisinde Anastasiadis, “Türkiye işgalcidir” dese, emin olunuz Eroğlu ve yandaşları ortalığı ateşe vereceklerdir...

Ama Eroğlu hiç çekinmeden çıkıp, “Herkesin de çok iyi bildiği gibi bugünkü statüko, çözümsüzlüğün ve 1960 ortaklık Cumhuriyeti’nin Kıbrıslı Rumlar tarafından uluslararası anlaşmalara aykırı bir biçimde fiilen işgal edilmesi sonucunda ortaya çıkan durumun ta kendisidir” diyebiliyor...

Yani kendi doğrusunun uluslararası anlaşmalara göre de doğru kabul edildiğini söylüyor...

Rumlar’a “siz uluslararası hukuku çiğneyerek Kıbrıs Cumhuriyeti’ni işgal ettiniz” diyor...

Ama uluslararası hukuka bu kadar önem veren Eroğlu, 4 Mart 1964 yılında BM Güvenlik Konseyi’nin 186. Kararını dikkate almıyor...

Ya da ayni konseyin “KKTC”nin kurulması ile ilgili aldığı 541 ve 550 sayılı kararlarını...

“Hayat bana güzel” diyor...

Anlayacağınız Sayın Eroğlu’nda değişen birşey yok...

Zaten 80 yaşına gelmiş bir insandan huyunu değiştirmesini istemenin de bir anlamı yok!..

Süreç olumlu, müzakereciler olumlu, toplumlar olumlu, Anastasiadis kararlı ancak Eroğlu bayağı bir kararsız...

“İmzayı atıp tarihe mi geçeyim, yoksa müzakereleri sabote edip bizimkiler(sözde milliyetçiler) tarafından kahraman mı ilan edileyim” ikilemini yaşıyor...

Yani bu yaşına gelmiş hala toplumunu değil kendisini düşünüyor... 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.