Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Kızmak...

A+A-

Aslında, “İsteyen Kıbrıslıtürk tek dilekçe ile TC vatandaşı olabilir” kararı açıklandığı gün anlamıştım.

Bunların niyetleri iyi değildi.

Çünkü “kimlikle girişler serbest” dediler, bizden önce onlar aramıza çift yönlü hem denizden hem havadan girdiler adamıza.

Eline yorganını alan, turistik geziye geldim diyerek iş aramaya koyuldu.

Eline pataniyasını alan, Lefkoşa caddelerinde dilenmeye, piyango bileti satmaya soyundu.

Geldiler de geldiler.

Onlar geldiler biz baktık.

Biz baktık onlar doldular.

Zaten doluydular.

Tüm köylerde onların sayıca üstünlükleri zaten var.

Yetmezmiş gibi bir de İstanbul’dan veya başka Anadolu kentinden elini kolunu sallayan herkes Timbu’ya kendi ülkesiymiş gibi inebilecekti.

İndiler de.

Tüm bölgelerde onların etkinlikleri var.

Biz sadece buranın sessiz sahipleriymişiz, anladık.

Kıyamet kapıya geldiği halde görmedik…

Ve pasaport kullanmaktan kurtulduk diye sevindik.

Ne kadar safmışız.

Ne kadar duyarsız ve ne kadar tepkisiz.

Onlar biz uçağa binmeden daha sahillerin ele geçirilmesinin hesabını yapmışlar, biz oh be vize mize almadan Ankara, İzmir’de çalışabileceğiz diye sevindik.

Onlar bizdeki yol yapımlarında, her türlü inşaatlarda ve tüm iş yerlerinde kendi vatandaşlarının yerlerini garantiye aldılar biz baktık.

Tüm kozlar onlardaydı.

 “Öncelik askerindir” levhalarına aldırmadık kurallarına uyduk.

Ambulansa yer vermezken obüsler yanımızdan geçip gittiler.

Ve tüm olumsuzluklara rağmen ses çıkartmadık ki…

Dünkü, “Bir ayın içinde iki TC’liyi önce vatandaş yaptılar, sonra devlete işe aldılar!” haberiyle çalkalandık.

İşte buna çok kızdık.

“Öyle şey olurmuymuş” dedik.

Olmamalıydı.

Böyle bir uygulama Patagonya’da bile yoktur diye yerindik.

Şaşırdık.

Oysaki…

Lefkoşa’da Hataylılar, Karpaz’da Trabzonlular, Girne’de ve diğer kentlerde hepsi hâkim.

“Tüm yerleşikler gitmeli” dediğimizde, bugün vatandaşlıklara kızanlar bize insan hakları demişlerdi.

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin topraklarını kullanan yerleşikler kiralarını ödesinler gitsinler dediğimizde de kızmışlardı…

Şimdi koskoca denize işendi diye herkes çevreci oldu…

Ne yapmalı?

Bırakalım İrsen’le Kâşif’i birbirleri ile, olmayan bir yerin iktidar savaşını yapsınlar.

Biz BES’in, “gideceğim” dediği gerçek cumhurbaşkanına gidip, “artık haklarımızı verin de ne yapacağımızı bilelim” diyelim.

Bu kadar basit.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.