1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. KKTC'de her yıl 300-350 kalp krizi!
KKTC'de her yıl 300-350 kalp krizi!

KKTC'de her yıl 300-350 kalp krizi!

Vaiz, ülkede yılda 1000-1200 civarında anjiyo yapıldığını, 300-350 civarında da ilaçlı stend takıldığını açıkladı. Vaiz, yılda 100-150 civarında da açık kalp ameliyatı yapıldığını anlattı.

A+A-

Baykan Gürses Özdağ

Ülkemizde her yıl bir çok kişi kalp hastalığı nedeniyle yaşamını yitiriyor. Dünya ortalamalara bakıldığı zaman ise, kalp hastalığı oranımızın oldukça yüksek olduğu görülüyor.

KKTC’deki resmi rakamlar, hastane kayıtları, anjiyo, stent, by- pass gibi hastalık sonrası müdahale rakamlarının da oldukça yüksek olduğunu gösteriyor.

Tedbir noktasında ise, kamu sisteminin yetersiz kaldığı bir başka gerçek. “Önleyici tedbir” adı altında yapılması gerekenler tamamen unutulurken, rahatsızlık geçirenlerin kurtarılması için sağlık servisleri seferber oluyor.

Hemen her gün, bir isim kalp krizi nedeniyle ya yaşamını yitiriyor, ya da by- pass gibi tehlikeli ve zor bir ameliyat ile kurtarılıyor.

Bu tabloda, Havadis Gazetesi, sistemin ta içinden bir isimle, “kalp” dendi mi, ülkemizin ilk akla gelen isimlerinden Gülgün Vaiz ile bir araya geldi.

Lefkoşa Devlet Hastanesi Kardiyoloji Klinik Şefi, Kardiyoloji uzmanı Dr. Gülgün Vaiz, ülkemizde her yıl 300-350 civarında kalp krizi vakasıyla karşı karşıya kalındığını söyleyerek, beslenme, sağlıklı yaşam ve dış etkenlerin kalp krizinde ana rolü oynadığına dikkat çekti. Gülgün Vaiz, ülkede yılda 1000-1200 civarında anjiyo yapıldığını, 300-350 civarında da ilaçlı stend takıldığını açıkladı.

Vaiz, yılda 100-150 civarında da açık kalp ameliyatı yapıldığını anlattı. Kalp krizinde riskleri aza indirmek için sigara kullanmama, sağlıklı beslenme ve sağlıklı hayat yaşama konusunda öncelikler bulunması gerektiğine dikkat çekerek, bireyler yanında devletin de bu konuda politika ortaya koymasının önemli olduğuna işaret etti.

Soru: Son yıllarda dünyada kalp hastalıklarının artış göstermesinin nedenleri nedir?

Vaiz: Bir yandan insanların beslenme alışkanlıkları, hareketsizlik, kötü yaşam koşulları bizi daha çok hastalıklara itti. 21. Yüzyılda hareketsiz yaşama geçtik. Aile hayatlarımız değişti, çevrelerimizden koptuk. Kalp hastalıkları 20 ve 21. Yüzyıldan itibaren yerini almaya başladı. Yüksek tansiyon, şeker, hareketsizlik, kilo artışı, kolesterol, stres gibi nedenler ortaya çıktı ki kalp krizlerine neden oluyor. Risk faktörlerini önleyebilirsek kalp krizlerini büyük ölçüde önlemememiz mümkün oluyor.

Soru: Bu konudaki başarı oranımız nedir?

Vaiz: Biz çok başarılı değiliz. Sigara içmeye baktığımızda küçük yaşlara indiğini görüyoruz. Avrupa ve Amerika’da artık bu konuda tütün ürünlerine ciddi yasaklar getirildi. Bunlar çok büyük yararlar sağladı.

Soru: Devlet politikaları yetersiz mi kalıyor bu konuda?

Vaiz: Koyamadık. BM, 2000’li yıllarda bir strateji belirleyerek kalp ölümlerini % 25 azaltma hedefi koydu. Bunun için önlerine koydukları 6 hedef vardı. Tütün ürünleri ve alkol içilmesi azaltılacak, tuz, hareketsizlik azaltılacak, şişmanlık ve diyabetin önüne geçilmesi hedefleri ortaya konuldu. 2025 yılında kalp krizini % 25 azaltmayı düşündüler. Bütün dünya bu konularda programlar hazırladı. Bizim ülkemizde henüz bir devlet politikası haline dönüştürülemedi.

Soru: Sebebi nedir?

Vaiz: Her şeyde olduğu gibi birçok sebebi vardır. Kurumsallaşma konusunda sıkıntılar var. Sağlık Bakanlığının yeniden reorganizasyonu lazım. Sağlıkla ilgili birçok çalıştay yapıldı, sonuç çıktı. Sağlık Bakanlığının organizasyonu yeterli değil, bu ortaya çıktı. Bugün dünya hukukçularıyla, planlamacılarıyla, fizibilite çalışmalarıyla büyük bir organizasyonla bunu yapıyor. Bizim sağlık bakanlığımızın henüz bu kadar büyük bir eleman organize etmesi ve örgütlemesi yeterli değil. Ekonomik sıkıntılar da buna engel oluyor. Bütün dünyanın olduğu gibi bizim ülkemizin de bir numaralı ölüm nedeni kalp ve damar hastalıklarıdır.

Soru: Ülkemizdeki istatistikler neyi gösteriyor?

Vaiz: İstatistikler de bunu gösteriyor. Yılda 300-350 kişi kalp krizi geçiriyor. Bu da dünya standartları ile eşdeğerdir. Ölüm oranlarımız dünya ile aynıdır. Bugün dünyada kalp krizlerinden ölüm oranları % 3 ile 5 arasındadır. 20. Yüzyılın başında kalp hastalıkları artmaya başladı.

Soru: Bugün neler uygulanıyor?

Vaiz: Globalleşen dünyada bütün ilaçlar ve bilgi her yere ulaşıyor, biz de anında haberdar olabiliyoruz. Anjiyo laboratuarları bütün dünyada eş kuruldu. Dünyada şimdi ilaçlı stendler yaykınlaşmaya başladı. 2006 yılında dünyada 1 milyondan fazla insana ilaçlı stend takıldığı açıklandı.

Soru: Bizdeki ilaçlı stendlerin kullanımındaki oran nedir?

Vaiz: Bizde de yüksektir. Yılda 300 civarında ilaçlı stend takıyoruz hastalara. By-pass’da yaklaşık 200 civarında, onlar Kalp Damar Cerrahlarındadır alanındadır, istatikleri ile ilgili yanlış bir şey söylemek istemiyorum. 1000-1200 civarında anjiyo yapılıyor yılda. 300-350 civarında da ilaçlı stend takılıyor. Açık kalp ameliyatı ise yılda 100-150 civarında…

Soru: Ortaya koyduğunuz rakamlar dünya istatistiğine göre nasıl değerlendirilmedi?

Vaiz: Dünya istatistiklerinin benzeri. Dünyada da 300 bin nüfusu olan ülkelerin ortalama 300 civarında kalp krizi geçirmesi beklenir. Bizde de yılda 350 civarında kalp krizi geçirme oranımız var. Risk faktörlerimize baktığımızda diyabet giderek artıyor. 5 yıl öncesine göre şeker hastalığı yaklaşık 2 katına çıktı. Son Diyabet Derneğinin yaptığı araştırmada gizli şeker de tespit edildi. Her 3 kişiden 1’nin diyabet riski ile karşı karşıya olduğunu ortaya çıkardı. Kalp ve damar hastalıklarının en önemli nedeni. Hem de böbrek hastalıklarının en önemli nedeni. Beyine giden damarı tıkıyor, felce neden oluyor, kalp krizlerine neden oluyor, hem de bacak damarlarını tıkıyor. Hem de aort damarının yırtılmasında da rolü var.

Soru: Kalp krizinde sigaranın rolünü bilsek de ortaya çıkan vakalarda ne ile karşılaşıyorsunuz?

Vaiz: Sigara en önemli risk faktörüdür. Kalp krizi geçirenlerin neredeyse % 90’ı bizde sigara içiyor. Bırakan insanlar çoğunluktadır. Kalp krizi geçirenlerin yarısı bir süre geçirdikten sonra tekrar başlıyor.

Soru: Kalp krizinde ikinci etken nedir?

Vaiz: Tansiyon.

Soru: Kalp krizi geçirme oranı kadın ve erkeklerde nedir?

Vaiz: Erkekler oran olarak daha fazla. Her 4 erkeğe karşılık 1 kadın kriz geçiriyor.

Soru: Krizler için yaş oranlarının düştüğünü görüyoruz. Nedir bu konuda önümüzdeki gerçek?

Vaiz: Avrupa’da insanlar 60-65 yaşında kalo krizi geçiriyor. Bizde ve Türkiye’de 10 yaş daha erkendir. 45’li yaşlara indi. % 10- 15’i kalp krizlerinin 45 yaş ve altındadır. Çok genç yaşlarda kalp krizi geçirenlerde ailevi nedenler öne çıkıyor.

Soru: Nelere dikkat etmeliyiz?

Vaiz: Beslenme çok önemli. Her gün yarım saat yürüyüş yapmak gerekli. Amerika’da yapılan bir araştırmada ortaya çıktı ki en sağlıklı beslenme Akdeniz diyeti…Akdeniz diyeti ile beslenene kişilerin bakliyat, fındık, ceviz, az miktarda şarap, kümes hayvanları ve az miktarda balık, bol meyve ve sebze tükettiğiniz zaman, hazır gıdadan uzak durduğunuz zaman daha az kalp krizi geçirildiği görülüyor. Biz ülkede Akdeniz diyetine özgü beslenme alışkanlıklarını terk ettik. Daha çok hazır gıda tüketiyoruz.

Soru: Kalp krizleri en çok hangi dönemde artış gösteriyor?

Vaiz: Kış aylarında artış gösteriyor.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.