1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. KKTC'de işsizlik için Danimarka modeli
KKTC'de işsizlik için Danimarka modeli

KKTC'de işsizlik için Danimarka modeli

Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkârlar Odası Genel Koordinatörü Hürrem Tulga, ülkede var olan sistemle insanların tükenme noktasın geldiğini söyledi. Tulga, “Bu yapı içerisinde ne hukuk ne de adaleti inşa etmek mümkün değil” dedi.

A+A-

Deniz Abidin

Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkârlar Odası Genel Koordinatörü Hürrem Tulga ülke ekonomisi ve diğer temel taşlarının ardık rayından çıktığını belirterek yeni bir revizyona gidilmesi gerektiğinin altını çizdi. Dünyada yaşanan gelişmelerin Kıbrıs’ı da doğrudan etkilediğine işaret eden Tulga, tüm bu tehlikelerin insanlar tarafından artık farkına varıldığını söyledi. Tulga, dünyanın bir cennet olmadığının görüldüğünü dile getirdi. Tulga, Kıbrıs'ta oluşacak olan bir çözümün bir mücadele sonucu elde edileceğini belirterek, hazır hiçbir şeyin verilmeyeceğini söyledi. Tulga, Kıbrıs'ta halkın mülkiyete takıldığına dikkat çekerek, bunun elde olanı korumak olduğunu kaydetti. Önceleri çözümle birlikte halkın çok fazla şey kazanacağı algısı olduğunu hatırlatan Tulga, o dönemde gerçekçi olmayan bir beklentinin var olduğunu söyledi. Tulga, "İnsanlar artık böyle birşeyin olmayacağını gördü. İstiyor, ancak temkinlidir" dedi.

"Mücadele vermeden adalet inşaa edilemez"

Tulga, ülkedeki söz konusu yapının artık öldüğünü belirterek, yeni bir yapıya geçilmesi gerektiğini söyledi. Yeniden bir kuruculuk görevi üstlenmemiz gerektiğini belirten Tulga, bu noktada bir irade ortaya konulması gerektiğini kaydetti. Tulga, söz konusu yapının insanları tüketme noktasına getirdiğini belirterek, bu yapı içinde ne hukuku ne de adaleti inşa etmenin mümkün olmadığını söyledi. "Mücadele vermeden adalet inşaa edilemez, hantal yapı aşılamaz" diyen Tulga, hazırcılığın bizi bir yere götüremeyeceğinin bilindiğini belirtti.

"Adaletsiz bir gelir dağılımı var"

Tulga, ülkede yaratılan yapının bizim yarattığımız bir yapı olmadığını söyleyerek, bu yapıdan namalanıldığını belirtti. Kişi başı gelirin hep 15 bin dolarlarda seyrettiğinin söylendiğine işaret eden Tulga, döviz artışının dikkate alınmadan konuşulduğunu söyledi. Tulga, "Kişi başı gelirin 15 bin dolar olması inandırıcı değil" dedi. Tulga, ülkede her geçen gün adaletsiz bir gelir dağılımı olduğunu belirterek, kişilerin kendi mesleklerini artık yapamadığını söyledi. Tulga, "Peki bu meslekleri kim yapıyor? Birileri yapıyor.  Gücü elinde tutan, sermayeyi elinde tutan, kişiler bu mesleklere el koymuş durumda... Sermaye akışının en çok yaşandığı yerler, üniversiteler ve otellerdir. Kapitalizm nasıl gelişti bilir misiniz? Kapitalizm bir uygarlık aşamasıdır. İnsanlık en son kapitalizmi gördü ve başka şeyleri de deniyor. Herkesin kendi işini yaptığı noktada iş bölümü ortaya çıktı. Oluşan dünyaya bakıldığında,  diğer insanların işine el atanlar sermaye kesimdir. Tekelleşen bir yapı oluştu. Bakarsınız taşımacılığı da şoförlüğü de her şeyi kendisi yapacak. Oysaki sen turizm ile eğitimle iştikal ediyorsun, yapman gereken iş belli. Bırak da başkaları da yapsın “şeklinde konuştu. Tulga, "Sizin adınıza her şeyi birileri yapıyor" diyerek, paylaşımın bittiğini söyledi.

Danimarka örneğini gösterdi

Tulga, bu şekilde giderse dünyanın kendini taşıyacağı bir yer olmayacağını belirterek, gelişmişliği yaşayan ülkelerin ortada olduğunu kaydetti. Tulga, buna Danimarka'yı örnek gösterdi. Tulga, ülkede ve dünyanın her tarafında yapılması gerekenin herkesin kendi işini yapıyor olması ve sistemin bu fırsatı veriyor olması olduğunu söyledi. Tulga, ya bu yapılacak ya da işsizlik hergün biraz daha çoğalacak, demokrasi kalitesi düşecek diyerek, basının geldiği durumu hatırlattı.

Tulga, basının sektör olmaktan çıktığını belirterek, birilerinin çerezi olma durumuna geldiğini söyledi. Tulga, "Düşüncenin doğru aktarılmasını beklemeyin. Demokrasi kalitesi beklemeyin. Bu tüm mesleklerde yaşanan bir olaydır. Tüm bunlar gelişmeyi durduran unsurlardır. Bu gericilikten başka birşey değil. Böyle bir dünyada böyle bir ülkede yaşıyoruz" dedi.

“Su da merkezde biz olmalıyız"

Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkârlar Odası Genel Koordinatörü Tulga, Türkiye'den gelen su konusunda ise, yıllardır bu ülkede tuzlu su kullanıldığına işaret ederek, hiçbir açılımın konuşulmadığını, kullanmak istemeyenin parasını ödeyerek tankerle su aldığını belirtti. Tulga, suyun tartışma gündemine bile girmediğini söyleyerek, konunun böyle bir noktaya sürüklendiğini kaydetti. Tulga, 2010 yılında su konusunda Türkiye ile imzalar atıldığını hatırlatarak, çözüm üretme noktasında suyun Geçitköy'den akacağı güne kadar beklendiğini söyledi. Tulga, işin özünün merkezde bizim olmamız gerektiğini vurgulayarak, birilerinin gelerek bizim adımıza çözüm üretmesinin hiçbir yerde görülmediğini kaydetti.

“Görmezlikten geldik”

Tulga şunları söyledi: "Patatesin en çok üretildiği bölgelerden bir tanesi Yeşilköy'dür. Burası ülkenin durumunu iyi özetler. Kuyular vardır, herkes bireysel olarak patates tarlasını sular. Kuyudan su çektikçe, sular çekilir. Ancak kuyular kazılmaya devam edilir. Biri kazdıkça diğerinin suyunu çalar. Yıllarca bu şekilde gitti. Denizden su arıtma konusunda projeler vardı. Gündem bile yapmadık. Savunmadık, görmezlikten geldik"

Tulga, "Maliye Bakanı yatırımlarla yüzde 5 büyüyeceğiz diyor, hangi yüzde 5'ten bahsediliyor? Deneyimlerden de faydalanmıyoruz. Pek çok yatırım yapıldı. Eğitimi bile yatırım olarak sektörleştirdik. Oteldir, üniversitedir, bu tür yatırımlarla yüzde 5 büyüyeceğiz diyoruz. Olanı da bitiriyoruz. Ne büyüyecek sormuyoruz. Bu çerçevede düzenlemeleri yapıp açılım yapmıyoruz. Protokolleri bu çerçevede ele almıyoruz. Sadece dile getirilen yatırım. En çok milyonerlerin olduğu ülkeler en yoksul ülkelerdir. Yatırımın topluma yansıyan yanı yoksa, büyüseniz bile bir anlamı yoktur"

“Türkiye’deki terör olaylarından halk kötü etkilendi”

Türkiye'de yaşanan terör olayıyla ilgili olarak, halkın kötü etkilendiğini, yaşam şeklinin değiştiğini belirterek, şiddet ortamının üzerine yürünmesi gerektiğini belirtti. Tulga, şiddete şiddetle karşılık verilmemesi gerektiğini ifade ederek, ötekileştirmenin aradan çıkması gerektiğini, saygı çerçevesinde, eşitsizliğin ortadan kalkması gerektiğini söyledi. Tulga, belli bir hayat standartı yoksa uluslaşmanın mümkün olmadığını belirterek, insanlara iş imkânı, aş imkânı yani yaşama hakkı vermenin önemine değindi. Tulga, meselenin insanların yaşam ihtiyaçlarını karşılama olduğunu söyledi. Tulga, bunların olmadığı bir yerde bu gibi patlamaların yaşanabileceğini belirtti.

"Ortadoğu’daki gelişmeler etkiliyor"

Tulga, hükümetten devlet kurumlarına kadar bu gibi sorunların ele alınması gerektiğini kaydetti. Tulga, kimsenin duvarlar oluşturarak kendini koruma durumu olmadığını anlatarak, Avrupa merkezlerine kadar her ülkeyi Ortadoğu'da yaşanan gelişmelerin etkilediğini belirtti. "Fanus dönemini artık geçtik" diyen Tulga, büyük trajedilerin ve göç dalgalarının artık Avrupa göbeğine kadar ulaştığını kaydetti. Tulga şunları söyledi: "Büyük göç dalgalarını tutmak üzere düne kadar otoriterlikle, demokrasi dışılıkla suçlanan bir Türkiye bunları konuşuyor.  Pazarlık yapılıyor. Merkel dahi tam seçim ortamında gidip, seçime destek verecek şekilde saraya kadar gitti. Burada bir ikiyüzlülük var. Prensiplerin böyle durumlarda aşıldığını görüyoruz. Göç dalgasıyla ilgili kimse sorumluluk alıp, sahiplenmek istemiyor"

"Çatışmaların kaynağı eşitlik arayışı"

Tulga, "Eşitlik arayışının, aş arayışının, adalet arayışı hiçbir zaman bitmeyecek"diyerek, G 20 zirvesinde, zenginler kulübünde ifade edilenin 'eşitsizliklerle bir yere varılamaz'söylemini hatırlattı. Tulga, dünya ticaretinin yüzde 80'inin belli güçlerin elinde toplandığına dikkat çekerek, bunun büyük bir gerilim yarattığını söyledi. Tulga, tüm bu çatışmaların kaynağının eşitlik arayışı olduğunu vurgulayarak, "kim ki tüm bunları örtbas etmek ister, mutlaka bir yerde patlak verecektir" diye konuştu. Tulga, algının çoğalarak acılara son verilmesi gerektiğini belirterek, süreci hızlandırmak gerektiğini söyledi.

"AB'nin Türkiye'ye yönelik açılımlarda esneme var"

Tulga, nükleer, sanayi bacaları, atıklar olsun, her şeyin tüketmeye endeksli olduğunu belirtti. Tulga, insanlığın silkelenip kendine gelmesi gereken bir dönemde olduğunu ifade ederek, AB'nin prensipte tamam olduğunu, ancak Türkiye'ye yönelik açılımlarda bir esneme olduğunu kaydetti.

Tulga, esas meselelerin hala daha masada olduğunu belirterek, AB'nin sadece devletlerden ibaret olmadığını söyledi. Tulga, AB'nin bencil bir yapı içinde olduğuna dikkat çekerek, sadece kapitalist bir yapı içinde olmadığını belirtti.  AB zirvesinden pek de bir şey çıkmayacağını belirten Tulga şunları söyledi: "Türkiye siyasi yapısıyla ortada. Açılım yapılsa bile nereye kadar yapılabilir ki. Yakın dönemde Gine raporu yayınlanıyor, Türkiye hayat standartları itibariyle Meksika ile birlikte diğer ülkelerin içinde en geride. Dolayısıyla bir bünyenin içinde bunu korumak mümkün değil. Bunu Türkiye çözecektir. Sorun çözücü Türkiye'dir"

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.