1. YAZARLAR

  2. Harun Denizkan

  3. KKTC’de yılbaşı anlayışı
Harun Denizkan

Harun Denizkan

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

KKTC’de yılbaşı anlayışı

A+A-

Avrupa’da tam bir buçuk aydır devam eden ve 31 Aralık gecesine kadar sürecek olan büyük bir heyecan ve hazırlık var. Sokaklar en güzel şekilde süsleniyor, aileler programlar yapıyor, mekan sahipleri halka en güzel ve en hesaplı eğlence programlarını sunabilmek için çalışıyor ve insanlar 2012’ye en güzel şekilde girmeye hazırlanıyor.

Yılbaşları özellikle çocuklar için büyük mutluluktur. Kaynaşmanın, barışmanın ve mutluluğun simgesidir onlar için yılbaşları. Hediyelerdir, yılbaşı süsleri ve yeni yıl ağaçlarıdır. Bu yüzden aileler yılbaşlarına çok önem vermektedir. Çocuklarının mutlulukları onlar için herşeyden önemlidir. 31 Aralık yaklaştıkça heyecan doruğa çıkar, paketler ağaçların altına yerleştirilir ve bekleyiş başlar.

Güney Kıbrıs Christmas ve Yılbaşı konusunda Avrupa’yı en güzel şekilde takip etmeye devam ediyor. Sokaklar cıvıl cıvıl! İnsanlar mutlu! Yılbaşı süsleri en güzel şekilde kullanılmış, Güney Kıbrıs ahım şahım bir havaya bürünmüş durumda.

Çünkü onlar için yeni yıl herşeyden önce mutluluğu simgeleyen bir olay. Eğlence mekanları birbirleriyle rekabet içerisinde. Yeni yıl gecesi için müşterilerine en iyinin yanında en hesaplısını da sunmak için birbirleriyle yarış halindeler. İşte yeni yılı ‘YENİ YIL’ yapan güzellikler bunlardır. Rekabet, kaliteli eğlence anlayışı, büyüleyici süsler ve yüzlerdeki mutlu ifadeler.

KKTC her yıl olduğu gibi bu yıl da sınıfta kaldı. Yeni yıl eğlencesi bizde çok farklı. Bu tür olaylardan yüzü gülen taraflar sadece mekan işletmecileri oluyor. Onlar bu konuda halka en hesaplısını sunmak yerine bol meze ve dansözlerle göz boyamayı tercih ediyorlar. Bizler de bunlara kanıp büyük paralar harcıyor, eğlenmeden de evlerimize dönüyoruz.

Yılbaşı anlayışımız fix menü, canlı müzik ve dansözden ibaret. 3-5 çeşit mezeyle, kebap ve dansözle yeni yıl kutluyoruz. Sokaklarda hiçbir heyecan yok. Lefkoşa Belediyesi ‘ekonomik krizi’ sebep göstererek bu yıl yeni yıl süslemesi yapmayacağını açıkladı. Peki diğer belediyeler ne yaptı? Sokaklarda yeni yıl heyecanını yansıtan ‘CANLI’ bir çalışma yok!

2012’yi karşılamak için son günleri sayarken etrafımızda aslında hiçbir heyecanın bulunmadığını farketmiyoruz. Çünkü gazete reklamlarında sunulan bol mezeli eğlence programları bizim en büyük heyecanımız olmaya yetiyor. Ne yılbaşı süsleri umrumuzda ne de hesaplı eğlence programları. Bol meze, canlı müzik ve dansöz olsun, gerisi olmasa da olur. Yani yıllardır devam eden anlayış bu yıl da devam ediyor.

Yılbaşı heyecanı başladığında bütün dertler unutulur. Dargınlıklar biter, konuşulan sorunlar yerini mutlu ve pozitif konulara bırakır. Yeni yılın önemi budur. Sokaktaki süslerin bu mutluluğa olan katkısı büyüktür. Yeni yıl heyecanını insanların içine pompalayan en büyük etken sokaktaki yılbaşı süsleridir. Fakat KKTC’de dertler unutulmadı.

Sözüm ona ‘KIBRIS SORUNU’ konuşulmaya devam ediyor! Dargınlıklar da küskünlükler de devam ediyor. Konuşulan mutlu ve pozitif bir konu yok; ve sokaklar bomboş! İnsanlarımızın içine yeni yıl heyecanını pompalayacak hiçbir çalışma, hiçbir hareketlilik yok! Çünkü KKTC’de yeni yıl anlayışı bol meze, dansöz ve canlı müzikten ibaret. Bu yüzden KKTC yılbaşı konusunda yine sınıfta kaldı diyoruz!

MESAJI OLAN ALSIN

Sn. Faik DAĞAŞTI; Sakın ola üç gün kaldı diye sevinme bu iş için hazırlık yapan tek sen değilsin! Bildiğin gibi birden fazla kişinin bildiği bir konu gizli kalmaz. O bakımdan senin gibi düşünenlerin sayısı hayli çok.

Sn. Hulusi HARPER; Hatırlatmasam senden tıs çıkmaz. Yinede aramızda kalmak koşulu ile bugün sana mesaj gönderme gereği duydum. Ne demek istediğimi sanırım anladın. Eğer anlamadıysan saat 12:22’de olduğun yerde elini havaya kaldır da sana izah edeyim.

Sn. Hüseyin ÖZGÜRGÜN; Cüneyt Arkın’ın “önce vatan film”ini hatırlıyor musun? Kıbrıs’ta çevrilen bir filimdi. Başrolünü Fatma Girik ile paylaşmıştı ve bu filimde Kıbrıs’lı bir çok tanıdık rol almıştı. O zaman çok dedikodu yoktu. Sinema biraz olsun insanlarımızın zamanını çalıyordu. Yani; gündem hep sinemadaki filimlerdi. Şimdiki gibi 3D veya Soraund Sistem yoktu!

Sn. Menteş GÜNDÜZ; Aman dikkat et, sel mağdurları çok hassastır. Nerdeysde ikinci yıla giriyoruz, onlar o günden beridir alacakları paranın hesabını yapıyorlar. Bir çoğu gerçek anlamda sel felaketinden dolayı hayır etmedi. Adaletli bir şekilde herkese eşit davran, çünkü bazı milletvekilleri bu konuda kuyunu kazmaya çalışabilir. Bu arada çalışmalarını taktirle izliyorum özellikle gaminiler konusunda yapmış olduğun çalışmalar da tam yerinde.

Sn. Sümer AYGIN; Trafik polisleri Girne belediyesinin hasılatını artırmak için Girne belediyesi olarak polise beş araç hediye ettiniz. Oldu olacak Girne’ye girenlerden toprak bastı parası alın daha makbule geçecek. Belediyeler polise değil halka hizmet için vardır! Halktan aldığınız vergiler halka hizmet olarak geri dönmelidir. Bırakın da polisimizi devlet düşünsün. Kaldı ki, sizin daha iyi hizmet verebilmeniz için araçlara ihtiyacınız var. Halktan para almak değil, halkı eğitmektir ve hizmettir marifet!

Sn. Ahmet BAĞZIBAĞLI; Bizim Lefkoşa yeni yıl nedeniyle ışıklandırılmadı diye dert etme. Biz  zaten Lefkoşa’yı bir bütün olarak görüyoruz, Eleni da bizim Cemal da bizim. Kaldı ki; Noel baba da artık hepimizin!

Sn.  Dimağ ÇAĞINER; KITSAB olarak bu dönem farklı olduğunuzu görmek isteyenlerden biri de benim.  Farklı olduğunuzu göstermek için geriye sayım başladı. Çağıner soyadı KITSAB için bir avantaj bu avantajı iyi kullanmak lazım.

Sn. Asım KARADERİ; Geçen gece pastırma, Renga ve Samarella yedim gözüme uyku girmedi. Oysa uyumak ve rüya görmeyi çok özlemiştim son zamanlarda rüya göremiyorum senden özür dilerim!

Sn. Ahmet ÇALUDA; İt ve Kervan’ı ben sana zamanı gelince anlatırım. Hiç dert etme, kimin yürüyeceğini de benden öğreneceksin. Sen keyfe bak günü gelince  mutlaka haberin olacaktır!

Sn. Serdar GARDAŞ; Yeni yıl nedeniyle senden farklı bir tutum bekliyordu. En azından ona karşı soğuk olmasaydın. Vermiş olduğun hediye de onu tatmin etmedi haberin olsun.

Sn. Nazım ÇAVUŞOĞLU; Laf aramızda UBP Alayköy örgütü sizden randevu alamıyor diye hayli tedirgin. Kırsal kesim arzisi bekleyenlerin daha fazla beklemeye tahamülleri kalmadı. Biran evvel Alayköy’e de bir el atsanız fena olmaz.

Sn. Ziya GÜVENİR; Çoktandır ortalıkta görünmüyorsun. Eğer ülkedeysen varlığını hissettirecek bir hareket yap! Mesela, bugün saat 11.08’de kulağını tut ve dikkatli bir şekilde 30 saniye karşıya bak.

Sn. Bulut AKACAN; Sana uçuş nasıl geçti? diye sormayacağım, çünkü sen her zaman iyi bir hava yolu şirketini tercih ediyorsun. Sana Murat’ın durumunu sormak isterim; bildiğin gibi Murat’ı bu hafta kaybediyoruz ne olacak Soner’in hali?

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.