1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. KKTC'deki vatandaşlar da darbe girişimine tepkili
KKTC'deki vatandaşlar da darbe girişimine tepkili

KKTC'deki vatandaşlar da darbe girişimine tepkili

Türkiye’de yaşanan darbe girişimi KKTC’de de tepkiyle karşılandı. Havadis’e konuşan vatandaşlar hiçbir gerekçenin darbe girişimini haklı çıkaramayacağı görüşünde

A+A-

Havadis, Lefkoşa’da, Mağusa’da Girne’de ve Lefke’de vatandaşlarla konuştu, Türkiye’de yaşanan darbe girişimine ilişkin görüşlerini aldı.

Vatandaşların birçoğu darbeye karşı olduğunu belirtirken darbe girişiminde sivil halka silah doğrultulmasını eleştirdi.

Havadis’e konuşan vatandaşların büyük çoğunluğu Türkiye’de yaşananlar konusunda kafalarının karışık olduğunu dile getirdi.

Türkiye’de yaşanan darbe girişiminde onlarca kişinin hayatlarını kaybetmesi ise KKTC’de de büyük bir üzüntü yarattı.

Oyun olduğuna inanlar var

Darbe girişimini değerlendiren bazı vatandaşlar, yaşanan olayın bir oyun olduğunu öne sürdü.

Konuya ilişkin görüş bildiren bir vatandaş, “Türkiye’de 15 Temmuz gecesi bir darbe yapıldığına inanmıyorum. Eğer bu bir darbe olsaydı, darbe alta değil üste yapılır ve iktidar ele geçirilirdi. Ben bu yaşananın bir oyun olduğuna inanıyorum. Bu oyun da Recep Tayyip Erdoğan’ın oyudur. Senaryoyu hazırladı ve uygulamaya koydu” diye konuştu.

OHAL eleştirildi

Milli Güvenlik Kurulu’nun tavsiyesi üzerine Bakanlar Kurulu’nun 3 ay süreyle Türkiye’de önceki gün olağanüstü hal ilanına (OHAL) karar vermesi KKTC’de bazı vatandaşlar tarafından destek görürken birçok vatandaşın eleştirisine hedef oldu.

OHAL kararına tepki koyan vatandaşlar, devletin askeri, polisi, mahkemeleri varken ve devlet yönetilirken OHAL kararı alınmasının bir “sivil darbe” anlamına geldiğini ileri sürdü.

OHAL kararının amacının halkı baskı altına almak olduğunu öne sürenler oldu.

Ülke dışına çıkış yasağına tepki büyük

Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin, 15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan darbe girişiminin ardından, “aranan ve hakkında tutuklama kararı çıkan kişilerin ülkeden kaçmasını önlemek maksadıyla”  tüm devlet memurlarına yurtdışına çıkış yasağı koyması da KKTC’de vatandaşın eleştiri konusu oldu.

Birçok vatandaş, olayla bağlantısı olmayan vatandaşların bu yasakla özgürlüklerinin kısıtlandığını bunun kabul edilemez olduğunu öne sürdü.

Başta turizmciler olmak üzere birçok vatandaş da yasak nedeni ile KKTC’ye Türkiye üzerinden turist akışının durduğunu bu durumun ülke ekonomisine ciddi olumsuz etkisi olduğunu savundu.

İdama destek yok

Darbe girişiminin yaşandığı gece halk tarafından etkisiz hale getirilip polisin gözaltına aldığı ve darbe girişimi sonrasında başlatılan soruşturma kapsamında tutuklanan kişiler için Türkiye’de halkın büyük çoğunluğu idam cezasının yeniden yürürlüğe konmasını istedi.

Türkiye’de bir kısım vatandaşın idam cezasına destek vermesi ve idamın yeniden ceza kanununa alınmasına ilişkin talebi KKTC’de destek bulmadı.

Havadis’e konuşan vatandaşlar, her ne sebeple olursa olsun idamın kabul edilemez olduğunu kaydetti.

Lefkoşa ve Girne’de vatandaş ne dedi?

Mertol Yaşartaş:

“Darbe girişimini de sonrasında yaşanan gelişmeleri de televizyonlardan, gazetelerden takip ettim. Kimin, neyi, neden yaptığını bilmiyorum. İşin sonu nereye varacak onu da kestiremiyorum. Türkiye bugünkü duruma ne amaçla getirildi cevap bulamıyorum. Yarınlardan endişe duyuyorum. Can kayıpları oldu, insan olarak bunun için de çok üzülüyorum. Darbe girişiminin etkileri KKTC’ye de yansıdı. Türkiye’de amcam rahmettendi ama gidemedik. Burada Türkiye’den akan turizm durdu. Her bakımdan üzüntü ve endişe içerisindeyim.”

Bekir Çağlayan:

“Her ne olursa olsun, Her kim ne derse desin hepimiz demokrasiye sahip çıkmalıyız. 15 Temmuz gecesi olanları televizyon karşısında izlerken tüylerimiz diken diken oldu! Her ne olursa olsun halkın seçmiş olduğu bir Cumhurbaşkanı’na yapılmayacak ve kabul edilemez girişimler olmuştur. Türk halkı göğsünü siper etmiş, taviz vermeden bu darbe girişimini engellemiştir. Türkiye’de Şehit düşen kardeşlerimize Allah’tan rahmet dilerim.”

Mustafa Eryılmaz:

“Türkiye Cumhuriyeti’nin bu hale düşmesinden ve adının böylesi kötü bir olayla anılmasından üzüntü duydum. Darbe girişimini ve gelişmeleri basından takip ediyorum. Türkiye’de yakınlarım var onlardan duyuyorum. Türkiye’de halkın bir kısmı yaşananlardan çok tedirgin ve huzursuz. Kimsenin kimseye güveni kalmadı. Bugün ben bile Türkiye’ye gitsem biri beni durdurup polis olduğunu söylese çıkarıp kimliğimi vermem. Güvenmem çünkü. Bu çok kötü bir durum.”

Murat Taş:

“Türkiye’de 15 Temmuz akşamı darbe girişiminin ardından halka sokağa çık, demokrasiye sahip çık çağrısı yapıldı, binlerce insan sokağa döküldü. Bu insanlardan can verenler oldu. Dün de bu halka sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Kısacası bu olaydan yara alan, olumsuz etkilenen ve birebir etkilenen yine halk oldu. Kafalarımız karıştı. Kimse gerçeğin, amacın ve olayların nereye varacağını kestiremiyor. Talimatlar geliyor, gidiyor. Halk da bu talimatlara uyuyor. Nedeni açıklayan yok. Kötü gelişmelere üzülüyoruz.”

Hasan Coşkun:

“Türkiye’de 80 darbesine ben de katıldım. O zaman İstanbul Çeliktepe’de tankçıydım ama biz halka silah doğrultmadık. Halka eziyet etmedik. Evet evden çıkmalarına, bakkala gidip ekmek almalarına izin vermedik ama o ekmeği alıp bizzat biz onlara götürdük. Dolayısıyla 15 Temmuz 2016 tarihinde Türkiye’de yaşanan darbe girişiminde halka yapılan yanlıştır. Halka eziyet etmek, silah çekmek doğru değildir.”

Lefke’de vatandaş ne dedi?

Tuncay Sarıyer:

“Darbeler hiçbir zaman hiçbir toplumu ileriye götürmedi. Türkiye, 15 Temmuz’da uçurumdan döndü. Darbenin engellenmesi ile demokrasinin kazandığına sevindim.  Ancak can kayıplarına üzüldüm. Keşke darbe girişimine hiç kalkışılmasaydı ve Türkiye böyle bir acıyı yaşamamış olsaydı. Baktığımız zaman bu darbe girişiminden dolayı Türk ordusunun uluslararası devletler nezdinde prestij kaybetti. Bu konuda da üzüntü duydum. Türkiye’de 3 aylık OHAL ilan edilmesi bence doğru bir karar. Bu zaman diliminde terörle mücadele eden Türkiye’nin bu konuda başarılı olması gerekir. Ancak OHAL’in de çok uzun bir zaman sürmemesini temenni ederim ve Türkiye de kararları bakanlar kurulu değil meclisin alması gerekir.”

Fehmi Alak:

“Hangi ülkede olursa olsun darbelerle bir yere varılamayacağını düşünüyorum ve ülkelerin demokrasi ile yürütülmesi taraftarıyım. Türkiye’de darbe gerçekleşmiş olsaydı ülke çok gerilere gidecekti. Bu darbe girişimini yapanların Recep Tayip Erdoğan’ın icraatlarını beğenmeyen kesim tarafından yapıldığını izlemekteyiz. Bir kişiyi veya kişileri görevden almanın yolu darbeler ile olmamalıdır. Görevden almanın yolu demokratik yollardan olmalıdır. Türkiye’de alınan 3 aylık OHAL kararına da karşıyım. Bir devletin askeri, polisi, mahkemeleri ve diğer devlet organları varken ve devlet yönetilirken OHAL kararı alınması da bir sivil darbe anlamına gelmektedir.”

Hünalp Berkant:

“KKTC vatandaşı olarak, Türkiye’de 15 Temmuz’da gerçekleştirilmek istenen ve başarısız olan darbe girişimden dolayı çok üzgünün ve darbelere karşıyım. Darbeler, ülkeleri ekonomik ve sosyal olarak çok geri götüren olaylardır. Darbeler, insanların özgürlüklerini kısıtlayan olaylardır. Dünyada en iyi yönetim şekli demokrasi ile yönetilmektir. Bunun dışındaki yönetimler iyi yönetimler değildir. Yaşam sürdüğümüz 21 yüzyılda darbelerin, askeri yönetimlerin, sıkı yönetimlerin, sokağa çıkma yasaklarının yaşandığı durumlara karşı olan birisi olarak bu durumların halkı yok eden geriye götüren durumlar olduğunu söylemek isterim.”

Yılmaz Yanay:

“Bence bu darbe girişimi denen oyunu Recep Tayyip Erdoğan yaptı. Senaryoyu hazırladı, uygulamaya koydu. Ben darbelere karşı bir insanım. Ancak darbe darbe olsaydı üstten yapılırdı ve iktidar ele geçerdi. Ben bunun bir oyun olduğuna inanıyorum.  Türkiye’de şimdi de 3 aylığına OHAL ilan edildi. Ben doğulu olarak ve OHAL’leri 1980’lerde de yaşamış biri olarak OHAL’lere karşıyım. Bu OHAL’ler halka baskı, şiddet ve korkudan başka bir şey değildir. Türkiye dışına kimlikle çıkışları durdurdular. Bu işlem fişlediklerini toplama operasyonudur. Bu uygulama başkanlık sistemini kurmak için adımdır. OHAL çok pahalıya mal olacaktır.”

Mağusa’da vatandaş ne dedi?

Serhat Parlan:

“Türkiye’deki şu anki rejim veya askeri darbenin birbirinden farkı olmadığını düşünüyorum. Türkiye’de yaşanan darbe veya terör olaylarından Kıbrıs’ın kuzeyinin de fazlası ile olumsuz etkileneceğini düşünüyorum. Kıbrıs’ın kuzeyi için tek hava ulaşım noktası İstanbul olduğu için dünya insanları artık KKTC’yi tercih etmeyecektir. Bir başka devlete bağımlı olmayı sürdürdüğümüz sürece kaybetmeye mahkum olmaya devam edeceğiz. Kıbrıs sorununu çözmeyi başardığımız takdirde Türkiye’nin olumsuz etki ve baskılarından kurtulacağız. Türkiye’de ilan edilen Olağan Üstü Hal ise demokrasiyi celladın eline geçirme operasyonundan başka bir şey değildir. Türkiye’de şu anki rejim sorgusuz sualsiz insanları alıp hapishanede çürütme yetkisine sahip durumda. Türkiye demokrasisi bir o kadar daha geriye gitme yolunda ilerler.”

Sabri Umay:

“Böyle darbe olmaz, gerçek hiçbir darbe mağlup olmaz. Darbe girişiminin düzmece olduğunu düşünüyorum ve halkın kafasını karıştıran bu olaylar sonrasında yine olumsuz etkilenin halkın olacağını düşünüyorum. Türkiye’de yaşanan darbe girişimleri olaylarının ve sonrasındaki olayların KKTC’yi de olumsuz etkileyeceğini düşünüyorum. Ülkemizin özellikle turizm açısından olumsuz etkileneceğini düşünüyorum. OHAL’in de Türkiye’deki şu anki yönetimin kendi iktidarını daha da güçlendirip başkanlık düzeninin alt yapısını oluşturmak adına ilan edildiğini düşünüyorum. Ancak idam cezası düşüncesinin bile yanlış olduğunu savunuyorum.”

Cuma Öztürk:

“Türkiye Cumhuriyeti hükümeti ve hükümetin yaşanan darbe girişimi sonrasındaki tutumunu destekliyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’ne yapılan bu tür saldırılar kabul edilebilir değil. Anavatan da bu tür askeri darbelerin olmasını istemiyorum. Türkiye’nin 14 yıldan bu yana iyi yönetildiğini düşünüyorum. Demokrasinin de yüzde 80 ülkede uygulandığını düşünüyorum. Hem Türkiye’de hem de KKTC’de yaşanan bu kötü olaylar nedeni ile kısa süre de olsa etkileneceğini düşünüyorum. Özellikle turizm sektöründe kısa süreli bir takım problemler yaşanacak. Ancak Türkiye güvenilir ve ekonomisi güçlü bir ülke olması nedeni ile bu tür krizleri kısa sürede atlatacaktır. Yaşananların turizm haricinde KKTC’yi çok fazla etkileyeceğini sanmıyorum. Gün birlik olup dik durma günüdür. OHAL’in de sürecin sorgulamasının sağ salim yapılabilmesi için gerekli olduğunu düşünüyorum.”

Mehmet Ateş:

“Türkiye’de yapılan darbe girişimini desteklemiyorum. Demokrasiye karşı yapılan bir saldırı olduğunu düşünüyorum. Ülkenin birlik ve beraberliğini bozan her şeye karşıyım. Halkın bu durumdan daha fazla zarar göreceğini düşünmüyorum. Bu durumun ne turizm ne de ekonomi açısından KKTC’yi ve Türkiye’yi olumsuz etkileyeceğini düşünmüyorum. Türkiye OHAL sayesinde kısa sürede bu krizin de üstesinden gelecektir. Darbeci hainlerin en ağır cezayla cezalandırılmasını istiyorum ancak idam cezasının doğru bir görüş olduğunu savunmuyorum.”

Ali Düzenli:

“Türkiye’nin düzeninin bozulmasının amaçlandığı darbe girişimine karşıyım ve kınıyorum. Türkiye yönetiminin yaşanan krize karşı sergilediği tutum ve gücü takdir ediyorum. Türkiye’nin ekmeğini yiyip maaşını alan ancak ülkesine karşı bu hainliği yapanların cezalandırılmasını istiyorum. Adil bir şekilde yargılanıp en ağır cezayı almaları gerektiğini düşünüyorum ama idam cezası ile cezalandırılmalarını savunmuyorum. Sivillere yapılan bu saldırıyı kesinlikle doğru bir hareket olarak görmüyorum. Allah Türkiye’nin başına zeval vermesin Türkiye’nin başına bir şey gelmedikten sonra KKTC’nin olumsuz etkilenebileceğini düşünmüyorum. Olağan üstü halin ilan edilmesi ile Türkiye’nin bu krizin üstesinden geleceğini düşünüyorum.”

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum