1. YAZARLAR

  2. Eşref Çetinel

  3. Komplo teorilerinden ajan provokatörlere uzanan KKTC'nin resmi
Eşref Çetinel

Eşref Çetinel

Halkın Sesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Komplo teorilerinden ajan provokatörlere uzanan KKTC'nin resmi

A+A-

KKTC gibi küçük bir coğrafya’da  “büyük ülkelerin”  siyasetlerini isteseniz de tezgâhlayamazsınız.  Dolayısıyle memleketteki aksi büksü işleri   “komplo teorilerine”  sarıp   “ajan provokatör”    hikâyelerine uydurmak da mümkün değildir…

Buna karşılık evet bu memlekette de  “saptanmış politikaların propagandistleri olmaları için  parayla satın alınan insanlar vardı, yine vardır!”   (Yıllar önce bu nedenle telefon edenlerle kapımızı çalanlar olduydu.  Baktılar ki bizden ne köy olur ne kasaba,  vaz geçtilerdi!) 

İdeolojilerini idealleri yaptıkları için hiçbir karşılık beklemeden çalışırlarken farkına varmadan  “zararlı olan”  insanlar  vardı,  bugün de vardır!        

Ve inanmayacaksınız:  Bu memlekette    “fıtretten”  yani doğuştan dediğimizce öylesine aykırı ve kendi ile kavgalı insanlar vardı ki  bir toplumun ak dediğine kara derler,  bir pireye yorgan yakarlardı!  Hâlâ vardırlar!        

Biz bunlara   bedelleri ödendikte kullanılmaları çok kolay olan haşaratlar  diyemiyoruz!   Yapımız müsait değil,  beceremiyoruz!        

Fakat  “onlar”  naturalarının misyonunda  ya para karşılığınca ya bazı çıkarlar vaadinde veya  terslikleri nedeniyle  ajan provokatörü de oynarlar,  komplo teorilerinde de kullanılırlar… O zaman ortaya bakın nasıl bir resim çıkar. 

                                               *****

NİÇİN GÜNEY EKONOMİK KRİZLERLE SARSILIRKEN KUZEY BETER OLSUNDU    

Yunanistan’dan sonra hem de AB’nin dönem başkanı olduğu sırada Güney Kıbrıs da ekonomik krize düştüydü…  Elan o kriz devam ediyor ve öyle kolay kolay sonlanması da mümkün değil…

Öte yandan hem dünyayı hem de Yunanistan’la Güney Kıbrıs’ı saran  ekonomik ve finansal krizlere karşın Türkiye dünyanın da ibretle  işaretlediğince  2008’lerden beridir yıkılmadan ayakta durmasını becermiş ender ülkelerden birisidir.        

Şimdi klasik lafı söyleyelim:  “Türkiye güçlü olduğu sürece Kıbrıs Türk halkı da güçlü olur.”          

FAKAT BU KEZ TEAMÜL BOZULUYOR!  KKTC’nin ezeli ve ebedi hasımları durumunda olan Yunanistan’la Güney Rum Yönetimi  tepetaklak giderken,  yıkılmadan ayakta duran Türkiye’nin Kuzey’deki büyük yatırım ve önümüzdeki dönemlerde hayata geçireceği dünyasal projeleri başlıyor!  Fakat tam bu sırada KKTC’de bir şeyler başlıyor yahut başlatılıyor:    KKTC Yunanistan’la Güney Rum’unu  perişan eden bünyesel eylemleri ile karmaşalarını aratmayacak boyutlarda  krizlere düşüyor yahut düşürülüyor!

OYSA OLMASI BEKLENEN NEYDİ?  “Tam firsattır”  denilerek  Yunanistan’la Güney’in içine düştüğü badireden yararlanarak  hem siyasi hem de sosyo ekonomik yönlerden  KKTC’yi atağa geçirmek.       

Ve geçiyor.   Fakat  nasıl?  Olanlar ortada:       

BİR:  Hükümeti Eroğlu’undan devralan Küçük,  CTP döneminden yarım kalmış  “KKTC’nin yeniden yapılanması”  olayını da kucağında buluyor.         

İKİ:  Yanı sıra bulduğu bir diğer sorun ise tamtakır kuru bakır hallere düşmüş Devletin kurtarılmayı bekleyen  hazinesi oluyor…        

ÜÇ:  Ankara restini ortaya koyuyor,  ekonomik tedbirler paketi  uygulanması için devreye konuyor.  (Bu olay da Rum’un ekonomik yönden iflas ettiği döneme denk geliyor.)        

DÖRT:  Yani Güney batarken Kuzey  “yeniden yapılanma”  ile hem alt yapı yatırımlarında hem de ekonomik büyüme hedefinde yeni bir yol haritasının rotasını çiziyor!          

BEŞ:  Ve kıyamet kopuyor!  Bir yandan Türkiye aleyhindeki kampanyalar gemi azıya alırken,  öte yandan tüm  “büyüme”  hedeflerine konmuş ne varsa hepsine de  “başkaldırı”  halini alan eylemsel tepkiler konuyor!        

ALTI. Kısa sürede hükümet  elindeki yasaları bile uygulayamayacak çaresizliğe düşerken,  memleketi muhalefetle sendikalar teslim alıyor!  (Gelişen olaylar biliniyor.)        

YEDİ:  Kısaca o tarafta Güney’in Rum’u neyse,   Kuzey’in Türk’ü de bu tarafta beter oluyor!  (Oysa ne olacaktı?  Rum’un canını sıkıp soluğunu kesecekti ki bir yandan siyasi kazanımlar elde etsin öte yandan ekonomisinin kuyruğunu doğrultsun.  Hiç birisi olmuyor!)         

ÇÜNKÜ:  Böyle olmasını istemiyorlar!  Ne Kuzey’de daha bir güç kazanacak Türkiye ne  de güç kazanan Türkiye sayesinde Rum’a büyük fark atacak bir KKTC istiyorlar!         

KİMLER?  İşte o yazımızın girişine koyduğumuz  “insanlar!”   (İster komplo teorisi deyin isterseniz hezeyan!  KKTC ve Güney’de olanları,   Downer’in garantör ülkeleri görüşme masasına koymayı hedeflediği planını da  dikkate aldınız mı  Annan planı dönemlerinde olduğu gibi şimdilerde de bu memlekette büyük oyunların tezgâhına mekik atıldığını sezersiniz!)         

PEKALA BU OYUNLAR NEDEN  OYNANIYOR?  Kuzey’i ne pahasına olursa olsun Türkiye’ye yedirmemek için!  Pekala bu açık gerçeğe karşın  KKTC  (o provokatörler)  nasıl bakıyorlar  içimizdeki Türkiye’ye?   Cevabını verdiğinizde oyunu daha iyi anlarsınız!                                                                                                                       

*****                 

BU DA YENİ MODA EKONOMİ ANLAYIŞI       

Eh, bir ülkede  “devlet”  güvenini yitirir,  iş yapamayacak duruma gelirse,  halk ne yapsın?  Başının çaresine bakar!        

Nitekim TC’den kaynaklı  “ekonomik tedbirler”  ve  yeniden yapılanma gibi KKTC’yi dizayn edecek harita çizildi ama ortada   “basiretle uygulayacak”  hükümet kalmadı!  Artı,  “kamburumdan atacağım”  dediği  sektörleri de  sağa sola savruldular ki  kendi kaderlerini kendilerinin saptaması aşamasına geldiler…        

İşte bu son versiyonda  “çalışanlar” diyorlar ki  “bırakın çalıştığımız sektörlerin iş yerlerinin sahibi biz olalım!”                                                                                             

BUNA GÖRE:  Söz konusu sektörlerin  sermayesinden araç gereçlerine kadar devletin malı olmalarına bakılmadan,  “çalışanların üzerine kaydedilmesini istiyor ve    “bırakın biz işletelim,  biz sorumlu yetkili olalım”  diyorlar!   Buna da  “özerklik”  adını veriyorlar!   Ve ekliyorlar.        

Fakat devlet teşviklerine devam edecek!  Ucuz kredilerini yine verecek!  Kapalı toplum ekonomisi politikasına devam edecek ki biz voleyi vuralım!  Üzerimizden elini çekecek ama desteğini asla çekmeyecek!  Zarar yaparsak  zararlarımızı da kapatacaklar ki  yaşayalım!                                                                

Kısaca yemeyin de yanında yatın!  KKTC olalı beridir böyle avanta  “mama”   görmediydi!      

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.