1. YAZARLAR

  2. Serhat İncirli

  3. Komplo teorisidir okumayın!
Serhat İncirli

Serhat İncirli

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Komplo teorisidir okumayın!

A+A-

   Külliye yapılıyor, Kuran kursları arttı, İlahiyat Koleji Atatürk’ün bildiğimiz TED’inde faaliyet yürütecekmiş…

   Sizce sevgili okurlar; “Kıbrıs’ın Kuzeyini İslamlaştırmak” diye bir proje var mı?

   Ve bu proje, Türkiye’nin bir projesi mi?

    Geçtiğimiz gün bu konuda bir yerlerde bir yazı okudum. Bir mesaj…

    “Küreselleşmenin siyasi kanadı NEOCON hareketinin 1990’lı yıllarda hazırladığı (ilanı 2000) ‘Büyük Ortadoğu Girişimi’ Fas’ın batısından kuzey Pakistan’a, Karadeniz’den Yemen’e büyük bir coğrafyadaki halkları bir araya getirmeyi hedeflemektedir” denilen bu yazıda, çok ilginç saptamalar var...

    Yazıda, ‘Büyük Ortadoğu Girişimi’ ya da “Projesi”nin amacının, hem bir pazar alanı yaratmak hem de uzak doğu veya AB’den, ABD’ye gelebilecek pazar tehditlerine kalkan hazırlamak olduğu belirtiliyordu.

   Neymiş?

   Bir Pazar hazırlanacak.

   Bu pazara uzak doğu veya AB’den gelmesi muhtemel saldırılar yani “ekonomik tehditler” engellenecekti.

   Ve aynı projeye göre, bu coğrafyada halkları bir arada tutması gereken bir de bağ olacaktı…

   Neydi bu bağ?

   Sünni İslam bağı…   

   Peki neden Sünni İslam?

   Çünkü Sünni İslam’da "Allah'a itaat, Resule itaat ve sizden olan emir sahiplerine itaat" kaçınılmazdır…

   Nisa Suresi 59 öyle diyor… 

   Nisa Suresi 34’ü kadınlar okumasın; bu arada eklemiş olayım…

   Büyük Ortadoğu’nun kurulması önce Irak ve Afganistan’da silahla denendi…

   (Yazıyı hazırlayanlara göre) bu silahlı deneme tutmadı.

   Bu esnada, bir PR yani halkla ilişkiler harikası olan Annan Planı ile Kıbrıs’ta provası yapıldı… Surlar üstünde ABD elçisini hatırlayalım… Ardından Arab Baharı hareketine geçildi (İnönü meydanı - Tahrir meydanı – benziyor aslında). 

   Büyük Ortadoğu Girişimi’nin Kuzey Kıbrıs’taki en etkili ayağı bir siyasi part içerisinde örgütlendi.

   Bu siyasi parti, 1995’te İTEM diye bir yasayı yaşama geçirdi.

   Rum mallarına koçan verildi.

   Bu faaliyetle yani İTEM Yasası ile “Büyük Ortadoğu” ve AB arasındaki sınır netleşti. Belirlendi. Adı neydi bu sınırın?

   Yeşi Hat!

   Sınır, “One minute” ile İsrail’e uzatıldı. 

   2006’da ise aynı siyasi parti, “bunlar işçidir – emekçidir, karşı çıkan ırkçıdır” diyerek, “Gelen Türk giden Türk” tarihi lafının sahibi Rauf Raif Denktaş’ın bile itiraz ettiği inanılmaz sayıda Sünni İslam’a bağlı nüfusu ithal etti.

   Partinin adını neden mi yazmıyorum?

   Gerçekten önemli değil… 

   Bu parti, “Kıbrıslı iradeyi resmen boğarak siyaseten fakirleştirdi”. 

   Artık yüzlerce çocuk her yıl Kuran kursuna gönderiliyor. 

   Birkaç yıl sonra da cüppeli - takkeli binlerce mulla sokakta dolaşır olacak. 

   Kıbrıslıların ekonomik olarak fakirleştirilip itaat etmelerini sağlaması için görev şimdi başka bir siyasi “kişi”de…     

   Sonuç mu?

   Sonuç gayet basit…

   İTEM ve 2006 nüfus affını yaratan “büyük solcuların” partisi; Sayın Beşir Atalay ile görüşmüş…

   Geçtiğimiz gün (23 Temmuz 2012) Afrika gazetesi manşetinden yayınladı ve yazdı: 

   Programı uygula, barışı unut…

   Bana mektubu ya da yazıyı yazan “isimsiz” kişi; eski Rum dışişleri bakanlarından Nikos Rolandis’in, ne ilginçtir ama 22 Temmuz 2012’de, Cyprus Mail’de kaleme aldığı yazısından, “My wish is that it will help us acquire the speck of brain we do not yet possess” sözlerini de aktardı…

   Ne mi demek istiyor?

   Kendimce çevirisini yapmaya çalışayım:

   “Benim arzum, henüz bizde olmayan beyne sahip olmamızdır”…

   Kısacası, “aklımızı başımıza toplamalıyız”…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.