1. YAZARLAR

  2. Çiğdem Dürüst

  3. Konsolosluk skandalına dair mektubumuz var
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

Star Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Konsolosluk skandalına dair mektubumuz var

A+A-

Geçtiğimiz hafta sonu KKTC İzmir Konsolosluğu’nda 2009 senesinde meydana gelen taciz skandalı sonrasında yazdığım yazılar sonrasında mail ve telefon aracılığı ile bana ulaşmak isteyen okur sayısının fazlalığını siz değerli okurlarımla paylaşmıştım. Konu ile ilgili yazdığım yazılardan bir tanesine yanıt olarak DP-CTP koalisyonu bakanlarından Erkan Emekçi’nin yazdığı mektubu sizlerle paylaşıyorum.

Okurlarımın bilmesini isterim ki köşem objektif bilgilerin ve her görüşün paylaşılmasına imkân tanımak için her daim okurlarıma açıktır. Erkan Emekçi’nin de izni ile mektubunu sizlerle paylaşıyorum:

Sn. Dürüst,

Öncelikle benimle temas kurduğunuz için teşekkür ediyorum. Mesaj kutusundan gönderdiğim açıklama elinize geçmişse tamamen açıklamamı içeren, hatta sizin TV'deki konuk programlarınızdaki düşünde ve yaklaşımlarınızdan, olayları değerlendirmenize ilişkin yaklaşımlarınızdan denk geldiği zaman beğenerek izlediğimi de yazmıştım. Mesajımın size ulaşamadığını düşünerek ki öyle olmuş görünüyor, yazara yorum kısmından ulaşmaya çalıştım. Size ulaşmak için gönderdiğim yazı yalnızca yorum kısmında çıkınca ve sizden de yanıt gelmeyince doğrusu canım sıkıldı. …

Makalenizi defalarca okudum, beni sessiz kaldı diye eleştirmiş olmanıza sizin düşünceniz olarak saygı duyabilirim, ancak cümlenizin sonunda meğer kızı da skandalın parçası bunun için sessiz diye nitelemeniz çok ağır ve hakaret içeren bir iddia olduğu için yorumdaki yazım biraz sert olmakla beraber hakaret içermiyor diye düşünüyorum. Yine de yanlış anlamaya neden olmuşsa özür diliyorum. Ancak sizin de bu cümlenizi yeniden gözden geçirmenizi rica ediyorum. Skandalın bir parçası olmaktan neyi kastettiğinizi bilemiyorum, ancak akılda bıraktığı yorumun hiç de iyi olmadığını düşünüyorum.

Bahse konu olayla ilgili öncelikle bazı ön bilgiler vermek istiyorum, çünkü siyasi ilişki kurmuş da olabilirsiniz:    İzmir'e atanan bahse konu konsolos CTP-ÖRP hükümeti döneminde atanmıştır.

Kızım Dışişleri bakanlığı personeli değildir. Turizm Bakanlığına bağlı olup aynı binada görev yapmaktadır.

Konsolos atandıktan kısa bir süre sonra hamileliği nedeni ile hamilelik ve doğum izninde bulunduğundan iddiaların olduğu dönemde görevde değildi. Olayları anlatanlardan duydukları ne ise onun üzerinden konuşması doğru olur muydu olmaz mıydı, bilemiyorum, sizin takdiriniz. Ancak komplonun bir parçası olarak gösterilmek istenmesi acımasız bir suçlama.

Stajyer kıza taciz bildiğim kadarı ile konsolosun görevden almış olduğu hizmetli tarafından dile getirilmiş bu da mahkemede sanırım değerlendirilmiştir.

Benim sessiz kalışım iddianıza gelince, siyasi geçmişi olan bir vatandaş olarak ne yaptım? Bahse konu mağdur çalışan, çalışma ortamında konsolosla yaşadığı huzursuzlukları dile getirerek birçok kişiye olduğu gibi bana da şikayette bulunarak bakanla görüşerek yardım etmemi istedi. Ben de Kıbrıs'a gittiğimde Sn. Dışişleri bakanını ziyaret ederek ilgili kişinin aktardıkları ile huzursuz olduklarını mümkünse bir yetkili göndererek araştırma ve değerlendirme yapmasını rica ettim. Bakan da benden yardım isteyen mağdur kişinin daha önce de kendisine başkaları aracılığı ile ulaştığını değerlendirmeler yaptığını söyledi. Bu aşamaya kadar yapmam gerekeni yaptığıma inanıyorum.

Bir müddet sonra gazetelerde malum olay günlerce yer aldı. Şimdi benim burda müdahil olmamı veya açıklama yapmamı gerektiren bir şey var mı ben bilmiyorum… Ortada bir takım iddialar, bakanlığın hem çalışan memuru, hem de konsolosu açığa alması ve soruşturma başlatması.

Bildiğiniz gibi bakanlık, dönemin Ankara Büyükelçisi Sn. Korhan’ı soruşturma için görevlendirdi ve tüm çalışanlar gibi kızım da bildiklerini gördüklerini anlatmak için Sn. Korhan tarafından dinlendi. Yasal mevzuat engeli yoksa  bu bilgilere ulaşabilirsiniz veya Sn. Korhan'ın görüşünü alabilirsiniz diye düşünüyorum.

Bunları yaptıktan sonra yine de bizimle ilgili olumsuz düşünceniz olursa saygı duyarım, ancak şimdi olduğu gibi yine gerekirse açıklama yaparım, kendimi savunurum. Ben başta anımı anlatarak verdiğim örnekte olduğu gibi olayın içinde olmadan, alakamız bulunmayan bir konuda kimvurduya gider gibiyiz diye değerlendirdiğim için size bu açıklamayı gönderiyorum. Amacım haksız suçlamalara muhatap olmamız yanında doğru olduğuna inandıklarımızın da paylaşılmasıdır.

Sessizliğime (!) yanıt olarak son sözümü merak etmişsinizdir. Mağdur kişinin dava sonuçlanmadan görevden alınmasına üzülmüştüm, adaletin yerine gelmiş olması sevindirici. Mahkeme sonuçlanana kadar memur görevden uzaklaştırılmışsa (ki görevden uzaklaştırma değil göreve son verilmiş) hakkaniyet çerçevesinde konsolos da yeni göreve atanmak yerine dava sonuçlanana kadar merkezde bekletilmeliydi diye düşünüyorum.

Ülkemiz için güzel şeylerin olması ve konuşulması dileklerimle çalışmalarınızda başarılar dilerim... (Dr. Erkan Emekçi)

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.