1. YAZARLAR

  2. Eşref Çetinel

  3. Konuşuyoruz, izliyoruz, görüyoruz
Eşref Çetinel

Eşref Çetinel

Halkın Sesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Konuşuyoruz, izliyoruz, görüyoruz

A+A-

Oturduğum yerden kulak misafiri oluyorum.   Bir grup  şu oğluna tecavüz edip öldüren  babayı konuşuyorlar.  Üçü de   Türkiye kökenli.  Zaten tuhaf bir tespittir:   Konuşmalarını duymadan da kılık kıyafetleri ile davranışlarından  anlıyorsunuz bunu. 

Hayır,  bu hükme olumsuzluğa zemin hazırlamak için varmıyorum.   Aksine diyorum ki değişik kültürlerden gelen insanlar elbet o kültürün yansımalarını  göstereceklerdir.  Hatta bu karakteristik fizikleri  kendi kültürümüze ulanan değişik kültür zenginliği olacaktır.  Oysa olamıyor!

Nitekim son olayı konuşan o bir grup TC kökenli yurttaşlar da bunun farkındadırlar ki  birisi,  “hepimizi rezil etti”  deyiveriyor…

Dayanamayıp lafa karışıyorum.  “Evet doğrudur.  Çünkü dünyada  küçücük oğluna tecavüz edip öldüren böyle bir baba yoktur!”   “Bu nasıl bir kafa yapısı, nasıl bir insanlık anlayışı,  nasıl bir ruh,  nasıl bir yetişme şekli…

UZLAŞIYORUZ:    1978’lerden beridir aramızda olan bu TC’li yurttaşlarla konuşa tokuşa yanlış politikalarda,  yanlış nüfus kaydırmalarıyla, yanlış insanların,    yanlış iskân ve topraklandırılmaları nedenleriyle oluşan büyük toplumsal sorunda  uzlaşıyoruz.  Ve diyoruz ki   bu memleket yurt yapılacaksa, yetişmekte olan çocukların eğitimine çok ama çok  önem verilmelidir…

ÖTE YANDAN İZLİYORUM:   Bir açık alanda bir arkadaşla otuyorum, bir şeyler yudumluyoruz.  Bu son olayları konuşuyor,  kanımıza canımıza,  malımıza mülkümüze yönelik tehditler halini alan illegal olayları tartışıyoruz.  Ve son olaya mim koyuyor,   “bu nasıl kafa,  nasıl eğitim,  nasıl insan tipi”  falan diyoruz.  Arkadaş hızını alamıyor,   “bir teki kalmasın”  diyor.  Geri Türkiye’ye gitsinler…

Arada önümüzden gelenler geçenler oluyor. Durup seslenenler.  Hep de bizim arkadaşla merhabalaşıyorlar.  Bazısı arkadaşa yapacağı bir işini anlatıyor, anlaşıyorlar.  Bazısı merhaba deyip oturuyor,  ısmarlanan kahvesini içerken sohbete katılıyor.  Bazısı geçerken laf atarak takılıyor,  karşılıklı gülüşmeler oluyor… 

Hep de TC kökenli yurttaşlar.   Hani bizim arkadaşın  “bir teki kalmasın,  gitsinler”  dedikleri!  Şaşıp kalıyorum.  Onca laftan ve kınamadan sonra ayni insanlarla nasıl senli benli olunduğuna… 

Ve diyorum ki  aslında biz bu ülkede zaten birlikte yaşıyorduk ama demek ki gerçekten böylesi samimiyetle işbirliğinde ve  iç içe de yaşayabilirmişiz… (Zaten evlilikler olmuyor.  Artık her ailede ya bir TC’li gelin vardır yahut bir damat.)    

O HALDE?  Geçen gün az biraz karışıkca da olsa şunu söyledikti.  Bu ülkede Hataylılar, Karadenizliler,  Adanalılar,  Antalyalılar falan diye diye yaratılan gettolar da var,  bu gettoların  “Birlik ve Dernekleri  de.”  Özellikle bu son olayda bekledim ki  bu Birlik ve Derneklerin birinden bir ses,  bir kınama,  bir porotesto yahut değerlendirme ile medyaya yansıtacakları açıklamaları gelsindi!  Gıklarını çıkarmadılar!  Bir öneri getirmediler!   Yarayı neşterlemelerinin tam zamanıydı,  suskunlukları ile kapatıp unutturmaya çalıştılar! 

EKLİYORUM:    Bu ülkeyi paylaşıp yeni bir Kıbrıs Türk yurdu yapacaksak tasayı ve kıvancı da birlikte paylaşmalıyız. Hele de  “barış adası”  iddiasındaysak.

****

İŞTE TALAT’LI BİR MUHALEFET ÖRNEĞİ 

Eskiden  “ağır ol sana mulla desinler”  lafı vardı.  Şimdilerde moda değişti:  “Makbul kişi odur ki  sabahtan akşama akŞama,  akşamdan sabaha konuşur…”

Hele bu kişi Talat oldukta hakkıdır hakka tapan olur!   Artık alıştık.  “Köşecilerden” daha fazla yayımlanmaktadır söyledikleri ile açıklamaları.  Nitekim bir ara peşine düşüp eleştirelim  dedik,  soluksuz kaldık!

VATANDAŞLIK İÇİN NE DEDİ:  Malum bir süre önce Candan Erçetin’e hükümet vatandaşlık verdiydi.  Eh bu memlekette  şimdi melekler gibi uçmakta olan kadersiz ve nasipsiz  “Mustafacığın”  babası bile vatandaşsa,  Erçetin süper vatandaş olmalı…

Hayır Sn. Talat öyle söylemedi.  “Yanlış yaptınız dedi.  Çünkü bu şekilde vatandaşlık dağıtmak devleti ciddiyetinden uzaklaştırıp küçültmek olmaktadır.  Adeta KKTC’nin  şaka olsun diye kurulduğu  imajını çakmaktadır…”

Zaman var arayıp da bulamadığım bir muhalif söylem ki içinde  “devlet sevgisi de var,  koruma güdüsü de  ciddiyet de.”                                                 

1974’den beridir   bırakın vatandaş yapılmaması gereken insanların vatandaş yapılmalarını,  bir de her kim ki yakasında   “ekabirden”  oluşunun etiketini göstermişse  “hadi buyur sizi de vatandaş yapalım”  deyiverdik ve yaptık!  Olabilirdi tabi.  Ancak Sn.  Talat’ın  da ifade ettiği gibi bir Devlet ciddiyeti ile Hukuk çerçevesinde olmalıydı bu.  Sulandırıp vıcıklaştırmadan, ayağa düşürüp ucuzlatmadan…

****

ATLADIĞIMIZ BİR İKİ OLAY                            

BİR:  Yok.  Lefkoşa belediyesinde olanları atladığımızdan söz edecek değiliz.   UBP’nin  sırtını Ankara’ya dayayıp  halkından koparken,  karşısındaki  muhalefet nedeniyle halk karşısında nasıl töhmet ve şaibe altında kaldığını yazmayı atladık… 

Muhalif siyasi partileri ile  sendikaları Lefkoşa  Belediyesi ile Başkanı Bulutoğluları’nı nasılsa kıstırdıkları  köşede pestillerini çıkartırlarken,  UBP ile hükümeti ne yaptı?  Elindeki en büyük Belediye ile   Başkanına sahip mi çıktı yoksa muhalefetin sahip çıkmasına zemin oluşturacak basiretsiz bir politika mı sürdürdü?  Sonuç ortadadır. 

Kaldı ki Yerel seçimler kapının ardında.  Var mı UBP’de tırnaklık kıpırdanma?  Ki yarın taşı kaldırıp altında  “aday”  arayacaklar!  Kaldı ki çoktan o adayları saptanmış, çalışmalara başlamış olmalıydı!

****

Çarşamba’nın gelişi Salı’dan bellidir.  Kaç zamandır Çiftçiler ayaktaydı  dolayısıyle gene teşvik koparacaklardı.  Nitekim 0.50 kuruş olan mazot desteği 1.10 kr. Çıkartıldı..

İyi oldu!  Soralım ama:  Kaçı gerçekten çiftçi,  kaçı tali?  Yani işi çiftçilik olanla,  başka işle iştigal ederken yahut emekli olmuşken çiftçilik yapanlar..  Sırf kuraklık primleri kaparozlayıp,  böylesi desteklerden yararlanmak için tabi?  

****

Başbakan yeniden adayım dedi.  “ Kırk yılda bir ayağa gelen kısmeti kim teper ki.  En uzun sürekli politikacı olan Küçük darmadağınık parti görünümüyle hükümete karşılık ve  her şeye karşın üstelik  başarılı bir performans gösteriyor.   Daha açıkçası tutun ki istense de Küçük’ten ehvenini bulmak zor.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.