1. YAZARLAR

  2. İsmet Kotak

  3. Kooperatifçilik birçok sorunun çıkış yoludur
İsmet Kotak

İsmet Kotak

Halkın Sesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Kooperatifçilik birçok sorunun çıkış yoludur

A+A-

Avrupa’ya veya ABD’ye aval aval bakıp da her şeyin tek düze olduğuna karar veremezsiniz.

Bugün AB üyesi birçok ülkede “Kooperatifçilik” üçüncü sektör konumundadır.

Özellikle tarım ve sanayide küçük ve orta ölçekli işletmelerde “Kooperatif” yapısının  vazgeçilmezliği,katı liberalleri bile geriletmiştir.

ABD’de Orta Amerika’da Kansas Eyaletini gezerseniz orada Kooperatifçiliğe örnek yapıları gözlemlersiniz.

Çiftçi ve hayvan yetiştiricilerinin birleşerek eksikliklerini  dayanışarak nasıl giderdiklerine tanık olursunuz.

Ben orada işletmelerin alt yapısına Kooperatif desteğinin  hızlı ve eksiksiz çalıştığına tanık oldum.

Bunun benzerini AB içinde de görürsünüz.

Danimarka buna en çarpıcı örnektir.

Daha küçük devletlerin de üyeliğe alınmaları ile bu alan daha da genişlemiştir.

Strazburg’a Avrupa Konseyi veya AB toplantılarına gidenleri yakın yerleşim birimlerine taşıyıp örnek köy veya yerleşim birimlerini gösterirler.

Orada “Kooperatif” dayanışmasının ne derece  yüksek olduğuna tanık olursunuz.

Bu sayede köyün alt yapısının  geliştirildiğini,hayvan yetiştirici köyün  tertemiz kalabildiğini görür ve alınan önlemleri takdir edersiniz.

Ürünün derlenmesi,pazarlanması ve parasal dönüşümün etkinliği de cabası.

Gelelim KKTC’ye.Olanaksızlıklarla boğuştuğumuz geçmiş günlerde “Kooperatifçiliğin” yararlarını görerek bu alanda dev adımlar atmıştık.

Sonuç aldığımızı da söyleyebilirim.

Heyecanlı bir kadro ile bir “Kooperatif rüzgârı” estirmiştik.

Rumun ambargosuna karşılık, önce gemilerle,engel çıkınca kargo uçaklarla en yüksek fiyattan  “Koyun-Kuzu “ihracatı yaptık.

Patates,havuç ve sultani üzüm ihracatı Rumun ambargosuna karşılık tüm Kooperatifçiler olarak bizim gururumuzdu.

Önümüz  kesildi;onların etrafından dolandık ama yine ihracatı başardık.

Lefkoşa’da diğer işletmeler yanında ,yenilenen, çağa ayak uydurulan Süt Fabrikasının tüm donanımlarında Danimarka ve İsveç örnekleri ve desteği kullanıldı.

Karpaz’da eski bir Fabrika binasını “Süt Fabrikasına” dönüştürürken de Danimarka’dan kredi kullanıldı.Aygıtlar da oradan ithal edildi.

Sonradan beceriksizler elinde üretime sokulamayan “Şarap Fabrikasının” aygıtları da öyle…

Danimarka bugün bir AB ülkesidir.Ancak “Kooperatifçiler Cennetidir”.

Hayvan besiciliği,süt üretimi,bu sektör için gereken araç gereç,hatta kredi, dayanışma hâlinde sağlanmaktadır.

Bunun öteki yüzü balıkçılık için de söylenebilir.

Orada da balık avlanması,işlenmesi, fimüge yapılması,ihracatı hep Kooperatif yoluyla yapılmaktadır.

Bunu bilelim de küçücük KKTC’de hovardaca Kooperatif kaynaklarımızı ezip geçmeyelim.

Orada emek-alınteri  ve Kıbrıs Türkünün milli  mücadele tarihinin en şerefli sayfaları vardır.

Elbette bunu, köyden kente akan bir şerit üstünde isimlerini altın harflerle yazdıran Kooperatifçilerimize borçluyuz.

Gelelim bugüne.Başbakan İrsen Küçük Hayvancılık konusunda en yetkililerden biridir.

Tarım ve Hayvancılık bakanlığında hep gelişme sağladı.

Tıpkı geçmişteki Bakan dostumuz Oğuz Korhan gibi.

Şimdi Sayın Küçük Başbakandır.Kooperatifçilik yönetim olarak kendisine bağlıdır.

Ne acı ki son 15 yılda Kooperatifçilik iktidarların yedek lâstiği olarak kullanılmıştır.

Hata, “Üçüncü Sektör”olan Kooperatifçiliğe darbe olarak dönmüştür.

1.Kıbrıs Türk Kooperatif Merkez Bankası,”Kooperatiflerin üst Bankası” olarak bırakılmalı,bankacılık macerasına atılmamalı ve Kooperatif yapısı içinde kalmalı idi.Yani Bankalar yasasının cazibesine kapılarak tüccara kredi vermenin aracı haline getirilmemeli idi.Hâlâ zaman varken Kıbrıs Türk Kooperatif Merkez Bankası,gerçek sahibi olan alt Kooperatiflere teslim edilmelidir.Hisse sahipleri saptanmalıdır.

2.Kooperatif İşletmeler,o sahadaki üreticilere  geri verilmelidir. Harup Fabrikası ,Harup Üreticisine ; Süt  Fabrikası Süt üreticisine iade edilmelidir. Geçmiş üyelik listelerine bakılarak kimin neye sahip olduğu ya da mirascıları saptanabilir.Kalkıp da “Özelleştirme” adı altında bu işletemeler kişilere veya şirketlere satılamaz,pazarlanamaz. Bu yapılırsa hukuk dışına çıkılmış olur.

Bütçeden ötürü KKTC,2011 yılında dar boğaza girmiştir.

Herkes bunu söylüyor.

Bense farklı düşünüyorum.

Devlet hakkını almayı becerse,yatırım için bile dışa bağımlı olmaz.

Bunun takviyesi ise üreticilere “Kooperatifçilikle” yaklaşımdır.

Tarımcıya,Esnafa,iş kurmak için kredi bekleyen gençliğe kendi Kooperatiflerine kaynak aktararak sonuca gidilebilir.

İş kollarına göre veya  gruplara göre oluşturulacak kooperatifler girişim yapacak kişilere kaynak yaratacaktır.

Bu üretimden ihracata kadar varan çizgide destek demektir.

Dün ambargo ve silâhlı çarpışma yıllarında “Kooperatifçilikle” başardık;şimdi başarmamamız için bir neden görmüyorum.

Bu kişisel yatırımcılığı engellmek anlamın da değildir.

Sermaye bulan,sermayesi olan,Projesini uygulamak isteyen yatırımcılar da özgürdür.

Ama destek bekleyen ve sermayesi olmayan kesimi Kooperatiflerle desteklemek kaçınılmazdır.

Koop-Süt bir örnektir.

Kooperatif Şirketler Mukayyitliği  eski defterleri karıştırsın,Süt Kooperatine üye olanların listesini yapsın.

Ölenlerin yerine mirascılarını ayıklasın.

Bu alanda faaliyet göstereleri ekleyerek bu sektöre canlılık verilsin.

Yasa geçerken red oyu kullandığım “Süt Kurumuna” da gerek yoktur.

O zaman da Bakanlar kurulunda “Bırakınız Kooperatif bu göreve devam etsin” dedim ama Türkiye’den gelen Sayın Müezzinoğlu’na dinletemedim.

Hata yapıldğı artık kabul edilmelidir.

KKTC güneye baksın.Öyle veya böyle,orası AB üyesidir ama orada Kooperatifçilik rafa kaldırılmadı.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.