1. YAZARLAR

  2. Levent Özadam

  3. Kör öldü badem gözlü oldu!
Levent Özadam

Levent Özadam

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Kör öldü badem gözlü oldu!

A+A-

Şükür Kıbrıs Türkü uyanmaya başladı…

Baktı ki memleket elden gidiyor, devredilmeye hazırlanan kurumlara sahip çıkmaya başladı.

Biraz geç olsa da olumlu bir gelişme!

DAK ve DAİ’ye iki talip birden çıktı.

Birisi Mağusa Belediyesi, diğeri Mağusalı iş adamları…

Bunlara şimdiye kadar aklınız nerdeydi demek geliyor içimizden ama yine de bu cesareti gösterdikleri için kutlamak gerek.

DAK ve DAİ’yi bunlara verirler mi, kimse bunu beklemesin…

Buraları çoktan gitti ve üstüne bir bardak su içmek lazım ama bari diğerlerini kurtarmak için demek ki halen ümit var.

Örneğin Koop-Süt, bu kurumun da Türkiye’den arkası kalın birilerine verildiği artık kesinleşti.

Hoş başbakanlık kaynakları burasın çalışanlara vermeyi düşünüyoruz dedi ama inanan olmadı…

Süt üreticilerinin de Koop-Süt’ün işletmesini almak istemeleri bir başka güzellik…

Şimdi gözler hükümette olacak.

Devletin bir takım kurumları peşkeş mi çekiliyor hep birlikte anlayacağız.

Çalışanlar ya da yerli süt üreticilerine verilmezse, belli ki peşkeş olayı netlik kazanacak…

Şaşkın ördeğe dönen hükümette yaşanan bir başka rezalet çalışma saatleri konusunda yaşandı.

Çalışma saatlerini çocuk oyuncağına çeviren hükümet, 6 ayda bir aldığı değişik kararlarla hem kendi içlerinde çelişkiye düşüyor hem de iç savaşın gerçek yüzü ortaya çıkıyor.

Türkay Tokel döneminde değişen çalışma saatleri, Şerife hanım zamanında ‘kimse memnun değil’ gerekçesi ile değiştirmek istendi.

Ama belli ki parti içi muhalefet de artık dişin göstermeye başladı.

Türkay Tokel’in rest çekmesine Hüseyin Özgürgün olmak üzere isyancı vekiller olarak bilinen Ergun Serdaroğlu, Necdet Numan ve İlkay Kamil destek verince olası bir skandalın önlenmesi için yasa tasarısı geri çekildi ve kriz geçici olarak önlenmiş oldu.

Kısacası hükümetin gittiği yol, doğru yol değil!

Fen halde yalpalamaya başladılar, kısa sürede toparlanmazlarsa, kendi içinde birlik ve beraberliği sağlayamazlarsa, güçlü bir deprem çok yakındır.

 

 

Okur şikayeti

 

“Gençler arasında çifte standart!..”

 

“Sayın Levent Özadam,

Ben İskele İlçesine bağlı Bafra köyünde ikamet etmekte olan İbrahim Erol.
Toplumsal konularda ne kadar hassasiyet gösterdiğinizi biliyorum fırsat buldukça yazılarınızı da okuyorum, örneğin bugünkü(dünkü) yazınızı ürpererek okudum, toplumun psikolojisini bozacak, Kıbrıs Türk halkının karakterine tamamen ters bir olayı kaleme adlınız..Hassasiyetiniz için teşekkür ederim.Ben de size bu iki hafta içerisinde uğradığım haksızlığı dile getirmek istiyorum, o kadar çok sıkıntı ve stres içindeyim ki ne yapacağımı şaşırdım..Ben Bafra sahillerinde su sporları ile ilgili kardeşimle ortak iş yapıyorum ve belediyeden iş yeri çalıştırma izin belgemi aldım, fakat İskele Kaymakamı Bünyamin Merhametsiz izin makamı benim deyip belediye ile ters düşmüştür ve birçok defa iş yerime polis göndermiştir. Ben, kardeşim, ailem ve çevremdeki arkadaşlarım çok  huzursuz olduk fakat polis bir şey yapamayınca kaymakam da  hakkımda yasal işlem başlatacağını söyleyip bir kağıt gönderdi.

Ve asıl meseleye gelince benim 10 metre yanımda bir başkası da su sporları ile ilgili iş yapıyor fakat kaymakam ona izin verip bana vermiyor, birçok defa kaymakamla görüştüm ve konuştum, neden bana izin vermiyorsun dediğimde şok olduğum bir cevap verdi. Bana İçişleri Bakanı baskı yapıyor, benim işlerimi ve yetkimde olan işleri de onlar yapıyor dedi..

Levent bey ben 26 yaşında üniversite mezunu  bir gencim ve hiçbir bakan, vekil, veya yetkiliden iş istemedim, zaten iş istesem de vermezler, kendi işimi kendim kurup geçinmeye çalışıyorum ama beni hep engellemeye çalışıyorlar..Haksızlığa uğradım hem de bir devletin en yetkili makamları tarafından..

Bir bakan, kaymakam neden  bizimle uğraşıyor ekmeğimizle oynuyorlar ve bu olayı bütün bölge halkı duydu ve bu kadar çifte standart olamaz. Koskoca denizi bir kişinin hizmetine sundular deyip isyan noktasına geldi bu olaydan Bafra muhtarı Selim Çetil in Mehmetçik Belediye Bakanının haberi var dilerseniz onlarla da konuşabilirsiniz.

Sizden bu haksızlığı duymanızı görmenizi ve ilgilenmenizi istiyorum ve tüm KKTC halkıyla paylaşmanızı istiyorum..

Sağlıklı, mutlu ve başarılı bir aile ve iş hayatı diliyorum…”

(İbrahim EROL – BAFRA)

 

 

MESAJ KUTUSU

 

Sayın Abdullah ÖZTOPRAK, başbakan ve ilgili bakan DAK ve DAİ’nin devri konusunda bilgi sahibi değilse, sizin açıkladığınız bu işten haberi olan diğer devletin üst kademesi kim? Bunu açıklamanız bu olayın şifrelerini de çözecek niteliktedir. Hadi bakalım söz sırası sizde…

Sayın Okan DİLİK, Doğa okullarının yurt dışında hiçbir ilk okulu yok şeklinde açıklama yaptınız da Kanada’da ki okuldan haberiniz mi yoktu? Bu konuda umarız geniş bir açıklama yaparsınız.

Sayın İrsen KÜÇÜK, Lefke Spor Kulübü’nün Rum Futbol Federasyonu’na üyelik müracaatı için tek bir kelime açıklamanız olmayacak mı? Yoksu bu işin sonu nerelere gider olayın ciddiyetinde mi değilsiniz?

Sayın Sunat ATUN, birkaç muhalefet vekili aradı sizin bakanlıkla ilgili eleştiri konuşmalarında meclis salonu olmadığınızdan şikayetçi oldular. Yoğun olabilirsiniz ama meclise de zaman ayırmakta yarar var.

Sayın Serdar DENKTAŞ, Kurucu Cumhurbaşkanımız Denktaş’ın hastalık sonrası ilk fotoğraflarının bu şekilde yayınlanması kamuoyunda büyük tepki gördü. Ha keşke biraz daha bu işi zamana bıraksaydınız.

Sayın Mehmet DAYSAL, muhterem babanız Mustafa Baysal’ın vefatını üzüntü ile öğrendik. Merhuma Tanrı’dan rahmet size ve yaslı aileye sabır ve başsağlığı dileriz. Allah geride kalanlara sağlıklı uzun ömürler versin.

Sayın Musa SÖNMEZLER, diz üstü bilgisayar sözü alan ve rekor sayıda kapak toplayan öğrencinin hevesi kursağında kaldı. Gelin büyüklük sizde kalsın ve bu gencimize şu bilgisayarı hediye edin de siz de kurtulun biz de…

Sayın Reşat AKAR, Kıbrıs Gazetesi’nin satıldığına dair Türkiye’den çok sayıda ihbar ve sorular gelmeye başladı. Gazete çalışanlarının da tedirgin olduğu söyleniyor. Bu konuda yapacağınız açıklamalar çok önemli.

Sayın Türkay TOKEL, çalışma saatleri konusunda direttiniz ve ilk raundu siz kazandınız. Ancak birkaç haftaya kadar yeni mesai sistemi uygulamaya geçecek şimdiden haberiniz olsun istedik.

Sayın Aslan BIÇAKLI, yediğiniz yemeklerden ve içtiğinizden sudan dolayı birkaç haftadır mideden rahatsız olduğunuzu öğrendik. Geçmiş olsun, böyle giderse yakında hastalanmamak için hiçbir şey yiyip içmeyeceğiz değil mi?

Sayın Mahmut DİŞLİ, yeni bakan sizi Lefkoşa’ya tayin ettiği halde buraya gelip imzayı attıktan sonra tekrar Güzelyurt’a evinizin yanındaki kütüphaneye geri dönüyormuşsunuz. Mesai arkadaşlarınız tepkili bilesiniz.

Sayın Günay ÖZAN, okurlarımızdan sürekli olarak bombalama olaylarının arkasında kimler olduğunu soruyorlar. Bombacı yakalandığına göre azmettirenler halen belli olmadı mı?

Sayın Mustafa CANDEMİR, boya sektöründeki devrim niteliğindeki ürünleri ülkeye getirdiğiniz için tebrik ederiz. Bir de spor saatlerine sadık kalırsanız dostlarınız da memnun olacaklar.

Sayın Hasan HASTÜRER, bazı meslektaşlarınız mesaj göndermişler getirdiğiniz zemzem sularını ve hurmaları tek başınıza tüketmemeniz gerektiğini söylüyorlar. Haksız da değiller yani..

Sayın Özel KADIOĞLU, yaz mevsimi geldikten sonra öğlen uykularına yeniden başladığınız söyleniyor. Bu bir gelenek mi yoksa artık yaşlılıktan dolayı mı?

Sayın Dengiz KÜRŞAD, İskele’de çok büyük bir projeye imza attığınız öğrendik. Ancak yakın dostlarınız bunun kutlamasının ne zaman olacağını soruyorlar. Son günlerde biraz elinizin sıkı olduğundan da şikayetler var.

Sayın Feriha NURLUÖZ, yorucu bir süreçten sonra nihayet doğum iznine ayrılmışsınız. Sağlıklı bir doğum süreci geçirmenizi dileriz.

Sayın Ahmet BENLİ, Gönyeli’ye cami yapılması konusunda partililerinizden bazı tepkiler gelirken bu konuda sizi ilk kutlayan Zorlu Töre olmuş. Bu arada bölge insanınızdan da önemli sayıda destek mesajlarınız geliyor.

Sayın Ünal ÜSTEL, bir okur soruyor, çevre yılının ortasında daire müdürünün değiştirilmesinin ardında neler yatıyor? Umarız geçerli bir nedeniniz vardır.

 

Günün Fıkrası

 

Düello

 

Adamın biri işten eve gelmiş bir bakmış, karısı başka bir adamla yatakta. Hemen tabancasını almış ve öteki adama:
- 'Madem karımı istiyorsun onu benden erkek gibi al. Seni düelloya davet ediyorum'...
Öteki adam bunu kabul etmiş, ikisi birlikte yandaki odaya girmişler kapıyı kapatmışlar, sonra kadının kocası öteki adama fısıldamış;
- 'Aslında kimsenin canının yanmasına gerek yok, ikimizde havaya ateş edelim sonra ölmüş gibi yere yatalım, karım ilk önce hangimizin yanına koşarsa en çok sevdiği odur'...
Böylece ikisi havaya bir el ateş edip hemen kendilerini yere atmışlar... Kadın silah sesini duyar duymaz koşarak içeri girmiş... Yere yatan iki adama bakmış ve bağırmış.....:
- 'Hayatım çıkabilirsin, ikisi de öldü..!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.