1. YAZARLAR

  2. Ali Kişmir

  3. Kör olmak
Ali Kişmir

Ali Kişmir

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Kör olmak

A+A-

Kibir dünyanın en tehlikeli duygularından biridir…

Dünya tarihi “kibri” yüzünden “kör olan” ve kendini her şeyin üstünde gören liderler ile doludur…

Mesela bunların içinde en çarpıcı örnek Hitler’dir…

Neyse biz o kadar uzağa değil yanı başımızda, yani Türkiye’deki ve bizdeki örneklere bakalım…

1960 ihtilalinde tutuklanan ve sonrasında idam edilen Adnan Menderes, Türkiye’nin kanayan bir yarasıdır…

Recep Tayyip Erdoğan’ın ilk günden itibaren korkusu, sonunun Adnan Menderes gibi olmasıdır…

Bundan dolayı her darbe kokusu aldığında ya da kendisine yönelik saldırılar gerçekleştiğinde hep Adnan Menderes’e karşı yapılan faşistliği örnek gösterir…

Elbette ne Erdoğan’ın ne de başka bir ülke yöneticisinin sonunun Adnan Menderes gibi olmasını aklı başında olan hiç kimse istemez…

Peki, Adnan Menderes bağıra bağıra gelen darbeyi neden görememişti?

Çünkü kibri gözlerini kör etmişti…

Bir de canından çok sevdiği, hatta soyadını bile verdiği dostu Ethem Menderes’in ihaneti yüzünden…

Belki kanıtlanmış bir şey değil ama ben araştırmalarımdan bu sonucu çıkardım…

Menderes Türkiye halkı tarafından çok sevilerek seçilmiş bir kişiydi…

Ancak başbakanlığının ikinci döneminde sergilediği tutum hiç de demokrat bir duruşu yansıtmıyordu…

Aksine bir diktatörü andıracak şekilde hareket ediyordu ve sokaktan yükselen sese kulak vermiyordu…

Darbeden kısa bir süre önce kendisine sadakat mektubu yazan Cemal Gürsel’in tavrı da bu darbenin Menderes’in aklında olma ihtimalini ortadan kaldırmıştı…

Oysa Menderes kendi adına darbeyi sezmiş ve seçime gitme kararı almıştı…

Ta ki Ethem Menderes’in ona “korkma bunlar İsmet Paşa’nın işleridir” demesine kadar…

Halbuki İsmet İnönü hem darbeye hem de Menderes ve arkadaşlarının idam edilmesine karşıydı…

Çünkü kulaklarında hala Atatürk’ün “İsmet biz bir sürü utanmaz, ahlaksız ve sahtekar insan astık ama herkesin aklında onların bu pislikleri değil bizim onları asmamız kaldı” sözleri vardı…

Ve tüm bunların sonrasında Menderes’e neler olduğunu hepsiniz biliyorsunuz…

Buna benzer bir olay 1974 yılında Kıbrıs’ta da yaşanmıştı…

Makarios’da tıpkı Adnan Menderes gibi bağıra bağıra gelen darbeyi görememişti…

Aslında “Makarios darbeyi görmek istememişti” dersek sanırım daha doğru olacaktır…

Çünkü kendisini bu konuda çok kişi uyarmıştı ama o hep “buna cesaret edemezler” diyordu…

Nitekim kendine çok güvenmenin zararını o da 15 Temmuz 1974’te tatmış oldu…

Belki sonu Adnan Menderes gibi olmadı ancak bağıra bağıra gelen darbeyi engellemeye çalışmaması Kıbrıs’ın bölünmesine neden oldu…

Ve bu öngörüsüzlüğü yüzünden bölünmüşlük bugüne kadar devem etti ve de etmektedir…

İşte bu iki liderin yakalandığı hastalığa Erdoğan’da yakalanmış durumdadır…

Üstelik sonunun Menderes gibi olmasından bu kadar korkarken…

Şimdi dik durmaya ve savaşmaya çalışıyor…

Bunun nedeni nedir bilir misiniz?

Çünkü Adnan Menderes darbeden sonra hiç dik durmayı denemedi…

Darbecilerin kurduğu mahkemeyi kabul etti…

Cemal Gürsel’n kendisine yazdığı sadakat mektubunu sırf darbecilerin kendisini affetmesi için sakladı…

Hatta mahkeme kürsüsünden avukatına seslenerek bu mektubu sunmamasını ve yok etmesini talep etti…

Sonunun geldiğini anlayınca da intihar etmeye kalktı ancak onu da başaramadı…

İşte bu nedenle Erdoğan dik durması ve savaşması gerektiğini biliyor…

Çünkü sonunun Menderes gibi olmasından korkuyor…

Bu kavganın kazananı olmayacaktır…

Bana göre en az zarar gören kendini galip gelmiş sayacaktır…

Yalnız düğmeye basanın sadece cemaat olmadığı açıktır…

Ve ABD Erdoğan’ı artık gözden çıkartmış durumdadır…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.