1. YAZARLAR

  2. Fatih Akın

  3. Körler çarşısında aynaya bakmak
Fatih Akın

Fatih Akın

Empatik Bakış
Yazarın Tüm Yazıları >

Körler çarşısında aynaya bakmak

A+A-

Ana Vatan mı Yavru Vatan mı? Kumarhane diyarı mı, üniversitelerden oluşan bir eğitim adası mı ? Ayrı bir devlet mi yoksa Türkiye Cumhuriyeti Devleti‘nin bir parçası mı?

Kime göre Ana Vatan, kime göre Yavru Vatan?
Yavru Vatandaki vatandaşın maaşı neden Ana Vatan’dakinden daha fazla?
Yoksa sadece stratejik bir ortaklık mı?
Kim demokratik hakkını kullanarak miting düzenliyor, kim kime hakaretler ediyor?
Bu soruların her birine verilecek yanıtlar, ön yargıları da açıkça gün yüzüne çıkartacak olan sorulardır.

Körler çarşısında aynaya bakmaktan ibaret şu an yaşananlar.
Devlet politikasıyla harekete geçirilen bacasız sanayi olan turizm, hızlı bir şekilde gözleri önce ışıltısıyla alıverdi, sonra da dumanıyla yavaş yavaş bu gözleri kör etti.

Görmeyen gözlerle şimdi her iki tarafta da yolumuzu çizmeye çalışıyoruz.

Yanlış politikalar, yanlış kültürel diyaloglar, yanlış ekonomi ve turizm yapılanması, kültürleri sadece 5 yıldızlı otellerde, plajlarda, uçsuz bucaksız koylarda ve kumarhanelerde tanımaya çalışmak sonunda ipleri koparma noktasına getirdi.

Birbirini tanıdığını zanneden ama zerre kadar tanımayan iki Türk toplumu şimdi çözüm arayışında. Kıbrıs Türkü’nün, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarından farklı olduğunun kabul edilmemişliği de bu sorunların tuzu biberi oldu. Ön yargısız toplumlar ön yargılı hale geldi. Tanımadan bilmeden, yaşananları sadece siyasilerin gözünden yorumlamaya çalışmak da çıkış noktasını daha bir uzaklaştırdı.

Yün yumağı karıştıkça karıştı, gel de işin içinden çık şimdi. Bu süreci anlamak için gelin birlikte empati kuralım. Durumu, tarafsız şekilde, tarafların bakış açısıyla ortaya koyalım.

KIBRIS YAVRU VATAN MI YOKSA BİR AYAKBAĞI MI ?


Rusların da söylediği gibi, “Kıbrıs asla batmayacak bir uçak gemisidir”. Bu da Ada’nın bölge açısından stratejik önemini daha da artırmaktadır.

Bu denli önemi olan bir kara parçasının üzerinde yaşayan Kıbrıs Türk halkının gerek soydaş olması, gerekse Yavru Vatan’da yaşıyor olması, Türkiye halkı açısından büyük bir önem arz etmektedir. Stratejik öneminden ve Ada’da yaşanan soykırımdan dolayı askeri müdahelede buluan Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Ada'ya verdiği önemi, askeri operasyonla göstermiştir. Bunun yanısıra soydaşı katlediliyor diye orada göğsünü siper eden bir de Mehmetçik vardır. Peki ya herkes bu anlayışta mı?

Elbette Hayır… Kıbrıs kimilerine göre hem AB üyeliği açısından hem de ekonomik bakımdan bir ayakbağıdır. Kimilerine göre kumarhene merkezi, kimilerine göre koca bir eğitim adası, kimilerine göre de üniversite sınavını kazanamayan öğrencilerine kolay yoldan diploma almanın bir başka yoludur. Kimileri için de sevgilisi ile birlikte haftasonu kaçamak yaşamak için en cazip yerdir..

Peki bütün bu psikolojik yaklaşımların toplamı olarak nasıl bir devlet politikası belirleniyor, halk buna ne diyor?

Halk, Kıbrıs’ta yaşananlardan, alınan kararlardan, oradaki halkın sorunundan habersiz bir şekilde yaşıyor. Kıbrıs ulusal medyada yeterince yerini almıyor, alsa da çok az bir vatandaş kitlesi bu haberleri takip ediyor. İstanbul’un Taksim Meydanı’nda vatandaşa mikrofon uzatsanız ve “Şu an Kıbrıs’ın Cumhurbaşkanı kimdir?” diye soracak olsanız halkın büyük bir kısmı “Cumhurbaşkanı veya Başbakan olarak Denktaş” diyecektir.

Son zamanlarda yükselen AKP çizgisi ve Tayyip Erdoğan sempatizanlığından dolayı da -İsrail’e konulan postanın ardından- Kıbrıs da dahil olmak üzere alınan bütün kararlar, partilileri tarafından doğru kabul edilmekte. Muhalefet partisi taraftarları ise, -eğer ayrı bir ilgileri ve bu konu hakkında okudukları bir kaç kitap yok ise- Kıbrıs sorunu konusunda bir o derece cahilce tartışmalar ortaya koyacaklardır.

Kıbrıs’a ilk defa giden insanlar Türkiye’ye geri dönüşlerinin ardından şaşkınlıklarını açıkça dile getiriyor. Her ailede var olan son model lüks arabalar, ticari taksilerin bile Mercedeslerden oluşması dillerden düşmüyor. İşte bu andan sonra, halk bilmeden konuşmaya başlıyor. Ama içimi en çok acıtan yorumlar ise “Verip kurtulalım” anlayışı oluyor.

Halkın kafasında yaşadığı gerçeklik ile Kıbrıs’ın ve Kıbrıs Türkü’nün içinde bulunduğu gerçeklik çok farklı. Bunu kabul etmeli.

TÜRKİYE ANAVATAN MI, YOKSA BİR AYAKBAĞI MI?

Soykırıma maruz kalmış ve Türk askerinin adaya ayak basarak sürece müdahil olmasından memnun olan bir halk kitlesi olduğu gibi, 1974 sonrası dünyaya gelen Kıbrıs Türkü’nün Türkiye’ye karşı aynı duygularla yaklaşmadığı da aşikardır.

Kimilerine göre Türkiye Ana Vatan, kimilerine göre de Birleşik Kıbrıs’ın veya AB üyesi bir Kıbrıs’ın önündeki en büyük engeldir.

Belki çok iddialı bir ifade olacak ama Kıbrıs’ın ve Kıbrıs Türkü’nün İngiltere ile kültürel etkileşimi, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ve özellikle Anadolu halkıyla etkileşiminden daha da fazladır. Kıbrıs Türkü’nün çok yüksek olan eğitim seviyesi, bir ayağının sürekli Avrupa’da olması, Avrupa’yı her zaman kendisine Türkiye’den daha yakın hissetmesine neden olmuştur.

Kıbrıs Türkü’nün büyük bir bölümü ise Türkiye’de, İstanbul'daki Alışveriş Merkezleri dışında hiç bir yeri görmemiş, İzmir, Antalya, Marmaris, Bodrum’daki koylar ve plajlar dışında Anadolu’ya hiç gitmemiştir.

Çoğunlukta olan bu Kıbrıs Türk halkı, sadece tatil zamanı, hafta sonları kumar partilerinde tanıştıkları insanların bakış açısıyla Türkiye‘yi anlamaya çalışmışlardır.

Bundan dolayı Kıbrıs politikası kaybedilmiş psikopolitik bir süreçtir. Bunu da siyasiler açıkça görmeli.

Velhasıl bugun gelinen noktada, değneğin neresinden tutarsanız tutun elinize bir pislik bulaşıyor.. Çünkü yanlış politikalar değnekte tutulabilecek bir yer bırakmadı.

Halkların etkileşimine ve birbirini anlamasına önem vermeyen, sadece yanlış politikaları temel alan adımlar işi bu çıkmaza soktu. Dolayısıyla çözüm için nerde hata yaptık diye şapkayı öne koyma zamanı, işte bu zaman…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum