1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Kornaro’nun ruhunu çağıran festival…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Kornaro’nun ruhunu çağıran festival…

A+A-

15’inci Uluslararası Mağusa Kültür Sanat Festivali, gelenekselleşen o zengin ve prestijli programıyla bugün başlıyor. Yine binlerce izleyiciyi çekeceği kesin olan bu programın ayrıntıları medyamızda yeterince yayımlandı. O nedenle, hangi ünlü sanatçının hangi tarihte performansını sergileyeceğini burada bir de benim yinelememin ve boşuna zaman çalmamın hiç gereği yok. Tercihim, festivale ilişkin gözlem ve düşüncelerimi sunmaktır...
  
2011, tüm dünyada Katerina Kornaro yılı ilan edildi. Bugünden başlayarak 11 Temmuz’a dek sürecek olan festivalin logosunun oluşturulmasına kaynaklık eden olgu da bu. Festivalin etkileyici tanıtım afişlerinde, Mağusa’nın altın kumlu sahilinin masmavi Akdeniz’le buluştuğu bir kesitte, kumların içinden yükselen Katerina Kornaro figürüne bir Lüzinyan eseri olan Lala Mustafa Paşa Camii (St. Nikola Katedrali) eşlik ediyor. Katerina Kornaro yılını bu önemli kültür festivali dolayısıyla ülkemizden duyumsatan ve son Kıbrıs Kraliçesi Kornaro’nun Mağusa’yla özdeşleşen bir figür olduğunun altını çizen Gazimağusa Belediyesi’ni ve o enfes afişi hazırlayan sanatçı vizyonunu kutlarım. Son kraliçe Katerina Kornaro’nun efsaneleşen öyküsü Kıbrıs’ın dünyaca ünlü kültür miraslarından birini oluşturur. Festival vesilesiyle Kıbrıs Türk halkının bu kültür mirasını tüm ayrıntılarıyla sahiplendiğinin mesajının dünyaya verilmesi ve dünyanın da bu eşsiz mirasla buluşmaya çağrılması çok güzel bir şey. Katerina Kornaro, Venediklilerin hiç savaşmadan Kıbrıs’ı ele geçirmelerine vesile olan güzel kadındır.     
  
Tahtta 1464-1473 yılları arasında oturan son Lüzinyan Kralı 2'nci James, Venedikli soylu kızı Katerina Kornaro'ya sevdalanır. Onunla evlenir... Bu romantik gelişme, Venediklileri Kıbrıs'a yönlendirir. Bunların birçoğu Kıbrıs'a yerleşip mal-mülk edinir. Ekonomide söz sahibi olurlar. Kral gizemli biçimde aniden öldüğünde, güzel Katerina Kornaro hamiledir.
  
Bunu fırsat sayan yayılmacı Venedik Cumhuriyeti, hem kraliçeyi ve hem de ondan doğacak bebeği koruma yükümlülüğünde olduğunu duyurur. Venedik donanması adaya gelir. İşgal başlar... Kalelerin yerli muhafızları dağıtılır. Yerlerini Venedikli savaşçılar alır. İşgale itiraz eden Kıbrıslılar ya öldürülür ya da adadan sürülür. Katerina'nın yanına Venedikli yöneticiler ve komutanlar yerleştirilir. Kraliçe iradesiz bir kuklaya dönüştürülür… İpleri artık tamamen Venedikli egemenlerin elindedir… Kraliçenin doğurduğu erkek bebek, bir yıl sonra tıpkı babası Kral 2’nci James gibi anlaşılmaz nedenlerle ölür. Lüzinyan tahtı tümüyle varissiz kalır...
  
1489 yılına gelindiğinde sistemli Venedik istilası tamamlanmıştır. Katerina Kornaro, tahtı terk etmeye zorlanır. Talihsiz kadın çaresizdir. Bir gemiye bindirilerek, Venedik Cumhuriyeti'ne geri gönderilir. Kıbrıs'ta, her ikisi de gizemli biçimde yaşama veda eden sevgili eşinin ve bebeğinin mezarlarını ve en güzel anılarını bırakır. Venedik'te kendisine tahsis edilen şatoya kapatılır. Yıllık 8000 altınlık bir maaşla yaşamının hüzünlü dönemini orada yalnız başına tamamlar...
  
Aynı zamanda Kıbrıs’taki Lüzinyan yıllarının noktalanmasını da simgeleyen Katerina Kornaro olayı, Kıbrıs tarihinin en dokunaklı sayfalarından biri olarak sonsuza dek vicdanlara kazınır. Entrikacı Venedikli yöneticiler Osmanlılarla da ilişkilerini bozunca, adadaki egemenliklerini ancak 80 yıl sürdürebilirler.
  
Katerina Kornaro’nun ruhunu çağıran 15’nci Uluslararası Mağusa Kültür Festivali, her yıl olduğu gibi bu yıl da turizm mevsimine dünyanın en ünlü sanatçılarının ve onların performanslarının pırıltısını katacak. Ülkemizin paha biçilmez kültür miraslarını da göz önüne çıkaran bu festival, Kuzey Kıbrıs’ın sadece deniz, güneş ve kumdan ibaret bir belde olmadığının açık mesajını veriyor.
  
İlk kez düzenlendiğinde bu festivalin izleyici sayısı sadece 3000’di. Giderek 30 bini aşan bu sayı, festivalin hem kalitesini ve hem de halk tarafından ne denli benimsendiğini duyumsatıyor… 7 milyonluk İstanbul’un Kültür Sanat festivali’nin izleyici sayısı 150 bindir. Çoğu performansı kapalı gişe olan festivalin her etkinliğinde artık izdiham yaşanmakta. “Gazimağusa’nın kadrolu belediye başkanı” imajını taşıyan Oktay Kayalp’ın kültür ve sanat adına yarattığı en güzel eserlerden biri.
  
Ona, her yıl biraz daha fazla olgunlaşan bu muhteşem festivalde kültür ve sanatı sadece müzikle sınırlandırmasının ve tiyatroyu dışlamasının nedenini sorduğumda, mekan yetersizliğini gösterdi. Ama hemen arkasından da müjdesini verdi: “En geç önümüzdeki ekimde Kültür ve Kongre Merkezi’miz devreye girecek. Ortadoğu’nun en gelişkin kültür mekanı olarak tasarlanan bu merkezde, festivalde eksikliği duyulan etkinlikler kurumsallaştırılmış olarak sergilenmeye başlanacak.”
  
Kültür, sanat ve tanıtım bağlamında yönünü çok güzel belirleyen Kayalp’ın ve ekibinin yolunun açık olmasını dilerim.

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi    

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.