1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. KORO ŞEFİ İTHAL OLURSA…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

KORO ŞEFİ İTHAL OLURSA…

A+A-

Kaç görüşme gerçekleşti, kaç ülke araya girdi sayamadım.

Kuzey ve güneydeki partiler kaç kere bir araya geldiler…

Sivil toplum örgütleri kaç sefer etkinlik düzenlediler…

Ve kaç konser verdi iki toplumlu koro…

Saymak, çizelgesini tutmak ve sonunda bir dokümanla sunmak…

Bitecek gibi görünmeyen bu süreci en kısa sürede bitirelim dediler, bir ay sonra görüşmelere gönderme yaptılar…

Ki Anastasiadis gerçekçi konuştu: “Durun bakalım arkadaşlar, zemin hazırlanmadan nereye?”

Hala zemin, görüşme şartları, ne bileyim çözüme gidecek ince yol hazır değilse, bunca yıl biz ne yaptık?

Havanda su dövmek midir bu, yoksa denize yazı yazmak mı?

Aşkınızı kumlara dökseniz…

Bir koşu gidip sevdiğinizi çağırsanız…

Gösterseniz yazdıklarınızı…

Dalgaların sürüklediği yazılarınızın olduğu kumsala bakan sevdiğiniz size ancak güler…

Gelelim esas konuya.

Yerleşikler ve vatandaşlık konusuna…

“Yerleşik yok Anadolu’dan göç edenler var” diyor kendine yetki verilen ama yetkiyi bize sormadan kullanabileceğini sananlar.

Bu bir taktikse amenna…

Fakat böyle bir düşünce ile görüşmelere gitmeye kalkarlarsa kötü.

Çünkü şu anda görüşmelerin önünü tıkayan en büyük faktör, Türkiye çaktırmadan toprağın bir kısmını resmen satın almışsa da, hala mülkiyet meselesidir.

Ve bu mülkiyet meselesinin en büyük etkeni yerleşik dediklerimizdir.

Yani diğer tanımla bizlerin yani kendini bu toprakların sahibi bilenlerin kabullenemediği KKTC denilen kuruluşun vatandaşları.

Hep söylemişimdir.

Hep söyleyeceğim de…

İnsanlar eşittirler.

İnsanların insan gibi gelirleri olmalı ve insan gibi yaşamaları düşüncesindeyim.

Kimsenin kılına zarar gelsin istemem.

Ancak bu topraklara gelirlerken bizim irademizi sormadılar.

İster misiniz, demediler.

Gönderdiler.

Gönderilenler de koşarak geldiler çünkü burada kendi menfaatleri vardı.

Bizleri düşünerek geldikleri yalan.

Kimse evini, kazancını ve kendi ülkesini bırakarak başkalarına yardım diye koşmadı.

Rantları gereği ve siyasilerin politikalarının bir parçası olarak geldiler.

Ve gelenler işleri bittiğinde yine yukarıda saydığım gerekçelerle gidecekler.

Ancak bizler ki ne olduğunu anlamadan kendimizi kuzeyde bulduk, yerleşikler dönmez, mülkiyet sorunu masada durmaya devam ederse ortada kalacağız.

Kaç görüşme gerçekleşti, kaç ülke araya girdi, kuzey ve güneydeki partiler kaç kere bir araya geldiler…

Sivil toplum örgütleri desen ha keza…

Gerçekçi olmalı…

Sebep neyse ortaya konmalı.

Ve doğru açıdan doğru yöne ilerlemeli.

Yoksa her kafadan ayrı ses çıkartmakla bir konseri veremezsiniz beyler…

Hele koro şefiniz de ithal olursa…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.