1. YAZARLAR

  2. Çiğdem Dürüst

  3. Korsan mıyız ne?
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

Star Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Korsan mıyız ne?

A+A-

Ne söylendiği, ne yazıldığı, ne çizildiği, neden yazılıp çizildiğine bakmak şart!

Biz kollektif bilince sahip miyiz, yoksa parçalanarak kolay yönetilebilecek bir topluluk haline mi dönüştürüldük? Doğrusunu isterseniz, acı ama gerçek olan şudur ki ikincisi daha doğru görünüyor yaşadıklarımızı özetleyecek olunca…

Mesela hükümet kuruluyor. Bir grup yere göğe sığdıramazken,bir diğer grup yerin dibine sokuyor oluşumu. Bunun adı ideoloji midir? Kıbrıs’ın kuzeyinde hiç olamaz.

Yandaşlık, çıkar beklentileri ve kurulan hükümetin başındakileri ile ilişkileri karşılıklı iyi tutmak isteyenler belirliyor gidişatı çoğu kez. Gerisi hikaye!

İşin acısı, bu eğilimler toplumsal belleğin şekillenmesine sebep oluyor. İlerleyen zamanlarda kültürel ve tarihsel belleğimizin de oluşmasının başını çekiyor.

Farkına varamıyoruz ki bu gün yaşananlar geleceğin tarihini yazıyor aslında. Gelecekteki toplumun yaşamını şekillendirecek adımları oluşturuyor.

***

Yüzyıllardır adada varız, ama kimlik inşamızı tamamlayamadık.

Geçmişimizi-şimdimizi-geleceğimizi ve bunlar arasındaki kurguyu tutarlı bir biçimde yorumlayamamış oluşumuz değil midir bunun gerçek sebebi?

Kimliğimizi oluşturmak için üzerimize düşen seçme, ayıkama ve ekleme sürecini birçok farklı kesim kendisine göre yapıyor olduğundan toplumun kafası karışık. Her kesim kendi çıkarına göre seçiyor, ayıklıyor, ekliyor, çıkarıyor. Halk bir türlü evet budur diyemeyecek kadar karışık bir kafa ile ortada kalakalıyor işte.

Çıkarcılara ve çevrelerine kapılıyor!

Tarihi takmayıp, kültürü çözümlemekte olan bilim dallarının anlattıklarını hiçe sayarak toplumsal kimliği, kollektif kimliğimizi kurgulayamıyor oluşumuz ise bugünkü travmatik pozisyonumuzun gerçek nedenidir.

Birilerinin kendi çıkarları doğrultusunda yazmakta ve yaymakta olduğu resmi tarih olgusu, yurdunu sevmek ya da sevmemekle ilişkilendirilerek, korkutucu ve tehditkar bir şekil ile de besliyor kendisini.

Medya özellikle alıyor nasibini bu işten. Medyanın bilinen sebeplerle, tutarsız bir düzlem yaratıyor oluşu, kimliğini oluşturmakta güçlük çeken bir toplumun travmasına olumsuz etkiler yapmak dışında bir işe yaramıyor çoğu zaman. Bu öyle bir hikâyeye dönüşüyor ki, aslında resmi tarihi beslemekte olan medya kuruluşları ve ona mensup olanlar büyüyor, yüceliyor, toplumun sözünü dinlemeye değecek kişiler olarak görülmeleri sağlanıyor, ötekiler ise oldukları yerde sayıyor veya daha da geriliyor. Alternatif söylemlere alan kalmaması için her geçen gün desteklenmekte olan resmi tarihin yaratıcılarına sağlanan imkanlarla, günümüz liberal yaşam biçimi içerisinde alternatif söylemler daha da korsanlaştırılıyor:Silikleştiriliyor sonra da…

Oysa kitle iletişim araçları, birer hafıza kurucudur. Güncel tarih tartışmalarına ve sosyal grupların tarihsel pozisyonlarına yön veren önemli kanallardır.

Devletin sorgulanmaz doğrularına itaat etmekte olanlar için yaşam güllük gülistanlık olurken, ötekileştirilen ve yandaş olmayanlar için toplumun algısının şekillenmesi çalışmalarına başlanıyor.

***

Kıbrıslı Türkler olarak toplumsal belleğimiz yaralı!

Devletin sorgulanamaz hareketliliği içerisinde, yücelttiğimiz kişiler sayesinde farklı bakış açılarını konuşup konuşup, bize dayatılan gibi yaşamaya alışığız.

Bizi toplum olarak, sosyal, kültüre, tarihsel süreç içerisinde girme ihtimalimiz olan kimlik şekillenmelerinden önce kimlik oluşumuna maruz bırakanlar sayesindedir ki, bu gün maalesef ne olduğumuzu, nereden gelip nereye gitmekte olduğumuzu bir türlü belleklerimizde şekillendiremiyor, gelecek nesillerimizin yaşamlarının şekillenmesinde etkili olamıyoruz.

***

O şaşalı hükümet programını bir kenara çekin.

Kimliğimizi, kültürümüzü geleceğimizi elimizden alanlara inat, kendimiz olmamızı sağlayacak imkanları sağlayın.

Bizi TOMA ile, geçici öğretmenlik sınavları ile, İslam Konferansı Örgütü türevi örgütler ile oyalamayın.

Saadedegelin …

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.