1. YAZARLAR

  2. İpek Halim

  3. Kötü, gaddar, sıradan ve süper hocalarım oldu!
İpek Halim

İpek Halim

Star Kıbrıs
Yazarın Tüm Yazıları >

Kötü, gaddar, sıradan ve süper hocalarım oldu!

A+A-

İlkokul ikinci sınıftaki hocamı hiç unutmadım!
Unutmak için çok çalıştım,
ama bir türlü unutamadım!
Okumayı sökmeye, çarpım tablosunu ezberlemeye,
büyümeğe, dünyayı, hayatı öğrenmeye başladığım
daha yapmam gereken çok ama çok şeyin olduğu
Boyumun ve yaşımın ise minicik olduğu
o yıllarda
kahverengi kısasaçlı, gözlüklü
Latife hoca, bizi tahtaya kaldırır
Sorduğu soruları bilemezsek kafamızı tahtaya vururdu.
O yıl çarpım tablosunu değil ama
korkuyu, utanmayı, küçük hissetmeyi….
Çok iyi Öğrenmiştim!
Okuldan korkmuş, nefret etmiştim.

Yıllar geçti… üçe, dörde, beşe, altıya geçtim…
Ancak İlkokulu bitirene kadar beni hiçbir koro,
tiyatro veya gösteriye seçmedi, hoca.
Gösterileri düzenleyen bir hoca vardı.
Tüm sınıflardan öğrenciler seçerdi. Gösteriler hazırlardı.
Okuldan mezun olup da hiçbir gösteride yer almayan tek öğrenci herhalde bendim.
Dekor bile tutturmamışlardı bana.
Nedeni ise babamın o yıllarda TKP Milletvekili oluşuydu.

Gel de şimdi öğretmenler gününü ‘gerçekten’ kutla!
Hade diyelim ki o hocaların bazı özel durumları veya sorunları vardı…
Ancak o dönemki okul müdüresi, Eğitim Bakanlığı, müfettişler….!
Onlar neredeydi?
Minicik kalplere okul korkusunu hep birlikte aşıladılar.
Sonra da “öğretmenler günü var. Öğretmenlik kutsaldır”, dediler!
Dövmek, görmezden gelmek, ayrımcılık yapmak mıydı kutsal olan?

Allahtan yıllar geçti… İlkokul işkencesi bitti. Ortaokul eğitimi başladı.
Orta ikiye geldiğimde Anafartalar Lisesinden Koleje geçtim
Hiç Almanca bilmiyordum.
Kolejdekiler ise bir yıl boyunca Almanca okumuştu.
Okul yine korkutucu bir hal almaya başlamıştı ki…
Tümer hocayla tanıştım. Benimle özel olarak ilgilendi.
Ek kitaplar verdi. Çalıştık. Bana Almancayı öğretti.
İlk üç ay içerisinde sınıfa yetişmiştim.
Yıl sonundaki sınavlarda ise en yüksek notu ben almıştım.
Demek okul korkulacak bir yer olmak zorunda değil, diye düşünmüştüm.

Yıllar geçti…
Lisede Güner ve Salih hocayla tanıştım.
Bana resim yapmayı öğrettiler,
Kendi çalışmalarını gösterdiler,
hep aradılar. Her gördüklerinde içten gülümsediler….
Girdiğim resim/desen sınavlarında hep başarılı oldum.
Resmi sevdim.

Yıllar geçti…
Üniversitede Suhahocayla tanıştım.
Onunla beraber sınıf, eğitim, ders… okuldan taşıp
günün her anına sızdı.
Beraberce köyleri gezip araştırmalar yapıp,
fotoğraflar çekmiştik. TRT’yi gezmiş,
kendisinin yaptığı her belgeselde
biz öğrencilerine de yer vermişti.
Her zaman bizi onurlandırmış
en küçük emeğimizi bile jeneriğe eklemişti.

Yıllar geçti,
İzzet hocayı, Sevda hocayı, Hanife hocamı…
veDAÜ’deki birçok hocayı tanıdım. Hepsi beni derinden etkiledi.
Öğretmen ÇOK önemlidir. Başarının da başarısızlığın da anahtarı ondadır.
Onlar beynimize, kalbimize, geleceğimize dokunurlar. Ne yazık ki hepsi aynı ilgi, güzellik
ve derinlikte dokunmuyor! Öğretmenler günü olmalı ama kutlanmak için değil.
Zaten bunu hak edip etmediğimiz de ayrı bir konu!
Bu günlerde, Öğretmenlerin donanımlarını arttırmak, iletişim becerilerini geliştirmek için çalışılmalı.
Yıllar geçti ve ben de öğretmen oldum. Öğretmenler günü dahil olmak üzere her gün kendimi geliştirmek öğrencilerime öğrenmeyi sevdirmek, yaşamı ve eğitimi birleştirmek üzerine çalışıyorum.

İyi günler.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.