1. YAZARLAR

  2. Yurdagül Beyoğlu Atun

  3. Kötümserlik hasta ediyor
Yurdagül Beyoğlu Atun

Yurdagül Beyoğlu Atun

Haberal Kıbrıslı Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Kötümserlik hasta ediyor

A+A-

Amerika Birleşik Devletleri’nin dört üniversitesinden bilim adamları iyimser insanlarla, kötümser olanlar arasında kalp hastalıkları ve ölüm riski açısından bir fark olup olmadığına bakmışlar.  Kimseye güvenmeyen, her sözün, her iyi şeyin arkasında gizli, çıkarcı bir maksat arayan zihniyetin sağlığa zararlı olup olmadığını soruşturmuşlar ve iyimserlerin kalp krizi, kalpten ölüm ve tüm nedenlerden ölüm risklerinin yüzde 15 ile 30 azaldığını görmüşler.


Bu doğrultuda yaşları 50 ile 80 arasında değişen 100 bine yakın kadının iyimser mi kötümser mi olduğu araştırılmış. Bir dizi soru sormuşlar kadınlara. Mesela “Ne olacağının belli olmadığı durumlarda ben hep iyi olacağını düşünürüm” ya da “Eğer bir işimin bozulma ihtimali varsa, mutlaka bozulur” gibi… Birinci fikri benimseyenler iyimser, ikinci fikre evet diyenler ise kötümser grupta yer almış. Verilen cevaplara göre iyimserlik notu oluşturulmuş. 30 puanın tam not olduğu bu ankette 26- 30 arasında not alanlar iyimser, notu 22’den az olanlar ise kötümser kabul edilmiş. 


Sekiz yıl izlenen bu kadınlar arasında ölenler, kalp krizi ve inme geçirenler saptanmış. İyimser kadınların kötümserlere göre daha uzun yaşadıkları, daha az kalp krizi ve inme geçirdikleri, kalp hastalıkları sonucu gerçekleşen ölümlerinde kötümser olanlarda belirgin olarak arttığı sonucu çıkmış.


***


100 bin kadınla, 8 yıl süren bu araştırmada ortaya çıkan gerçeklerden biri de, herkese karşı güvensiz olan, hiçbir şeyi beğenmeyip hepsinin arkasında bir çıkar amacı arayan, şüpheci insanların sağlıklarının olumsuz etkilendiği. Şüpheci ve husumet dolu olan kadınlarda ölüm riski; daha güvenli, rahat ve barışcıl olanlara göre yüksek. Bu ve benzeri çok sayıdaki araştırmanın sonuçları hep aynı yönde. Kötümserlik, şüphecilik ve memnuniyetsizlik insan vücudunda olumsuz bir dizi değişikliklere yol açıyor, kalbi yoruyor, hayatı kısaltıyor.

Bu olumsuz değişikliklerin nedeni tam olarak bilinmiyor, ancak bazı ipuçları ve bunlara bağlı teoriler var. Kötümser duyguların nabzı hızlandırıcı, kalbin aşırı yük altında çalışmasına yol açan, damarları büzen bazı hormonları salgılattığı gerçeği bunlardan biri. Olumsuz insanlarda kanın daha kolay pıhtılaştığı, vücutta düşük düzeyde de olsa sanki bir iltihap varmış gibi bir durumun oluştuğu, bağışıklık sisteminin göçtüğü biliniyor. Hayata olumlu bakanların ise, sorunlara çözüm amaçlı yoğunlaşmaları, cevap bulmaları kolaylaşıyor. Stres yaratan ortam ve koşullarla baş etmeleri kolaylaşıyor. Böylelikle kalp damar hastalıklarının oluşması ve ilerlemesi yavaşlıyor.  

Kısacası sağlığımızı korumamanın yolu, yalnız sağlıklı beslenip spor yapmaktan geçmiyor. Haleti ruhiyemiz sağlığımız açısından fiziki göstergeler kadar önemli. O nedenle de hayata bakarken kara gözlükleri çıkarmamız gerekiyor.

Bitirmeden; “Pozitif düşünmek, pozitif sonuçlar üretir” der Dr.Norman Vincent Peall. Babannem ise “niyet hayırsa, akıbet hayır…”

Bu ayrı dünyaların insanları arasında ortak bir kelam varsa kulak vermeli diyorum ben de…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.