Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Kriko…

A+A-

Şimdi fırtına zamanı…

Meteoroloji açıkladı…

“Aman” dediler,”sahillerden uzaklaşın”…

“Varsa değerli malınız kaçırın oradan.

Evinizden çıkmayın.

Deniz tehlikeli…

Limanı terk etmeyin…”

Liman…

Limanlar vardır salaş.

Limanlar vardır modern dediğimiz ama çevreyi bozan.

Limanlar vardır nostaljik.

Limanlar vardır ticari...

Bir de balıkçıların gariban limanları.

Ne çok severim balık kokan, ağlarla döşenmiş deniz kenarlarındaki limanları.

Hazır liman demişken…

Limanları tek, tek kontrol ettim.

Gidilebilecekleri tespit ettim.

Gidilmesi gerekenlere gittim.

Şimdi gidilmeyen, ancak gitmeye değenleri bulmaya çalışıyorum.

Ki gitmediğim liman kalmasın.

Bu sözü kimse söylemedi.

Kimseden duymadım böylesini.

Ancak buna benzer doyumsuzluk üstüne yazılmış çok yazılar var.

Tatminsizliktir diğer adı.

Paylaşamamak değerleri.

Elindekileri saklamak herkesten…

Açıp, açıp gizlice bakmak onlara ve yerine koymak.

Bir arkadaşım, “İyi şeyler sende kalmamalı, paylaşılmalı ki sendeki güzelliklerin bilinsin” dedi.

Güzelliği ortaya çıkartmalı…

Bir sonrakiler bilmeli bir öncekilerde ne varsa.

Aksi takdirde ileriye tek adım atılamaz.

Arşimet yer çekimini bulmasaydı biz dünya üzerinde nasıl duracaktık?

Thomas Alva Edison lambayı, Alexander Graham Bell telefonu paylaşmasaydı…

Bugün nasıl olacağımızı bir düşünün…

Dağlarda çoban nasıl haberleşecekti meslektaşları ile?

Mahzur kalan dağcı, kalp krizi geçiren teyze, arabası bozulan gezginci…

Nasıl yardım isteyeceklerdi en yakın merkezlerden?

Geceleri kitap okuyup şiir yazmak gereksiz olacaktı o zaman…

Zaten kitap da olmazdı, şiir yazmaya değen bir dünya da.

Paylaşmak ve bilgi dağarcığını açmak gerekir o yüzden.

Dünya ile bütünleşmek budur.

Aksi takdirde ipek böceği gibi değerlerinin içine girip saklarsın kendini…

Gelip kozanı içindekiyle birlikte haşlarlar…

Haşlarlar da hem ipeğini alırlar, hem de seni haşat ederler.

“Hava soğuyacak, karlar tufanlar gelecek, sahilden kaçın” dediler.

Bunu söyleyen meteoroloji de paylaşılmanın getirdiklerinden.

Olmasaydı nereden bilecektik fırtınayı?

Nereden bilecektik bugünlerde balığa çıkılmaması gerektiğini?

Hazır ipek böceği, kozan demişken…

Etrafının kendince örülmesi meselesine girmişken…

Dünkü Afrika Gazetesi yazdı…                                                           

Kapılar demir krikolarla kapatılıyormuş.                                                

Hiç şaşırmadım…                                                                                   

Hiç kızmadım da.                                                                                    

Zaten KKTC dört tarafımız demirlerle örülmüş bir mandıra değil miydi?

Ha sınırlara demir krikolar koydular ha dünya ile aramıza bariyer…     

Ne fark eder.                                                                                             

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.