1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. Kriz büyüdü
Kriz büyüdü

Kriz büyüdü

KKTC hükümet yetkilileri ve Türkiye Teknik Heyet Başkanlığının su yönetimi konusunda yaptığı görüşmelerde ortaya çıkan ve UBP kanadının da destek verdiği metin CTP PM tarafından reddedildi

A+A-

“UZLAŞILABİLEN KONULAR” REDDEDİLDİ: Hükümet ile Türkiye Teknik Heyet Başkanlığı ve DSİ yetkilileri bir araya gelerek pozisyonlardan geri adım attı ve “uygulanabilir bir metin” ortaya çıkarmaya çalıştı. “Uzlaşma metni” CTP PM tarafından reddedildi. CTP PM’de uzlaşı metninin reddedilmesinin sebebinin ise “Metinde MİK'in varlığı özelleştirmeye fırsat tanıyor” endişesi olduğu öğrenildi

TALAT: KONU ARTIK SİYASİ: CTP Genel Başkanı Mehmet Ali Talat, “konunun teknik temelde çözülemediğini, artık siyasi temelde ele alınacağını” söyledi. Bu nedenle, kendisinin de hükümetin de en üst düzeyde inisiyatif alacağını belirten Talat, “Erdoğan ile görüşme” talebini yineledi

METİN KİME AİT? Başbakan Ömer Kalyoncu, CTP- PM’de reddedilen metnin, “hükümet metni” olmadığını ancak, Maliye Bakanı Birikim Özgür ve Tarım Bakanı Erkut Şahali ile hukuku uygulanabilirlik konusunda destek veren Tufan Erhürman’ın katkıları ile ortaya çıktığını söyledi

NELER REDDEDİLDİ: Havadis, hükümet üyeleri ve TC Teknik Heyetinin üzerinde uzlaştığı metinle ilgili ipuçlarına ulaştı. İşte reddedilen uzlaşı metninden bazı konular:

- Ülkedeki su yönetiminden KKTC Su İşleri Dairesi sorumlu olacak. “Başka bir ülkenin herhangi bir kurumu” veya yetkilisi yönetim mekanizması içinde olmayacak.

- Belediyeler, Suyu yönetecek en üst organda söz hakkına sahip olacak. Eski sistemde sadece yerel sorumluluk üstlenen Belediyeler artık ülke genelindeki su yönetiminde söz sahibi olacak - TC DSİ’nin teknik desteği Su İşleri Dairesi’nin “ihtiyaç duyması halinde” ve bir protokole bağlanacak.

- İhaleler KKTC mevzuatı uyarınca KKTC Merkezi İhale Komisyonu tarafından gerçekleştirilecek. Başka herhangi bir ülkenin herhangi bir kurumu veya yetkilisi ihale süreçlerinde söz sahibi olmayacak.

- Suyun bedeli, ihale sonucunda Su İşleri Dairesi tarafından belirlenecek ve irade dışı bir değişikliğe imkân sağlanmayacak. - Yerel işgücünden yararlanma konusunda KKTC’de yürürlükte olan mevzuata uygun davranılacak.

- Uygulama sözleşmesi, yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde Su Kurumu’na sözleşmeyi tazminatsız fesh etme olanağı sağlayacak biçimde hazırlanacak

Bertuğ TOPAL

Türkiye ve KKTC arasında son derece ciddi bir gerilime ulaşan “su yönetimi” konusu, CTP PM’nin “ret” kararı ile yeni bir boyut kazandı.
Geçtiğimiz hafta içerisinde Türkiye’den gelen Teknik Heyet ve DSİ üst düzey yöneticileri ile, KKTC Maliye ve Tarım bakanlığı yetkililerinin ortaya çıkardığı uzlaşı metni, CTP PM tarafından reddedildi.

“Türkiye önerisi reddedildi” şeklinde sunulan olayın aslında, “TC- KKTC arasında uzlaşı sonucu ortaya çıkan bir metin olduğu” ifade edildi.

Havadis’e konuşan Başbakan Ömer Kalyoncu, konunun hükümet bazında müzakere edildiğini kabul etti ancak, “Bakanlarımızın da bilgilendirildiği bir müzakere süreci yaşandı. Ancak buna tam anlamıyla bir “hükümet metni” diyemeyiz. Tartışmalarımız devam edecek” dedi.

CTP Genel Başkanı Mehmet Ali Talat, teknik düzeyde hem KKTC’nin hem de TC kanadının ileri adım atarak bir metin ortaya çıkardığını belirterek, “Gelinen aşamada, teknik yaklaşımla konunun çözülemeyeceği ortaya çıktı. Var olan metin, müzakerelerin ardından Türkiye’nin de geri adım atarak bir noktaya geldiği metindi. Ancak PM reddetti” dedi.

Uzlaşı ortadan kalktı, Türkiye’nin tavrı merak konusu

Geçtiğimiz hafta içerisinde Türkiye’den gelen 10 kişilik teknik heyet ile KKTC hükümet yetkilileri arasında süren ve 48 saatlik bir sürecin ardından ortaya çıkan “uzlaşı metni” CTP tarafından reddedildi.

CTP- PM’nin reddetmesinin ardından, konunun CTP- UBP arasında nasıl ele alınacağı henüz netlik kazanmadı.
“Uygulanabilir” diyen ve konunun hükümet tarafından hızlıca ele alınmasını bekleyen Türkiye hükümetinin, ret kararının ardından nasıl bir tavır takınacağı merak konusu.

Açık 200 milyon TL

Su konusundaki kriz yanında, 2013- 2015 protokolünde bir çok reform kaleminin yaşam bulmaması, KKTC maliyesinde de ciddi bir delik oluşmasını sağladı.

Reform kaleminde 180 milyon TL civarında bir rakam dururken, TC her ay maaşlar için maliyeye aktardığı 30 milyon TL’yi de bir süredir durdurdu.

Özelleştirmeye fırsat veriyor

Cumhuriyetçi Türk Partisi Birleşik Güçler Parti Meclisi’nde önceki akşam uzlaşı metninin reddedilmesinin ana nedeninin uzlaş metninin özelleştirmeye kapı açması olarak nitelendirildi. Parti Meclisi üyelerinin bazılarının 1özelleştirmeye karşı duran bir partinin bu metni kabul etmesi mümkün değildir” dediği öğrenildi.

Yönetimde ve ihale sürecinde Türkiye yok

KKTC hükümet yetkilileri ve Türkiye Teknik Heyet Başkanlığının su yönetimi konusunda yaptığı görüşmelerde ortaya çıkan belgede bugüne kadar ilerleme kaydedilemeyen konularda da ilerlemeler meydana geldi.
Suyun yönetiminde ve ihale sürecinde Türkiye’ye atıfta bulunarak “başka bir ülkenin herhangi bir kurumu veya yetkili yönetim mekanizmasında yer almayacak” maddesi konuldu.

İhale Lefkoşa’da yapılacak

Suyun yönetimi ve işletmesi için açılacak olan ihale de Lefkoşa’da yapılacak. Bir diğer önemli nokta ise ülkedeki su yönetiminden KKTC Su Kurumu’nun sorumlu olacak olması olarak ifade edildi.
Metne göre başka bir ülkenin herhangi bir kurumu veya yetkilisi yönetim mekanizması içinde yer alamayacak. İhaleler KKTC mevzuatı uyarınca MİK tarafından gerçekleştirilecekti.

Belediyeler de kurum içerisinde olacak

Belediyelerin suyun dışarısında bırakılması konusunda da metne göre ilerleme kaydedilmiş durumda.
Belediyeler, Su Kurumu yönetiminde temsil edilecek. Metin kabul edilmiş olsaydı eski sistemde sadece yerel sorumluluk üstlenen Belediyeler artık ülke genelindeki su yönetiminde söz sahibi olabilecekti.

Yerel sorumluluklar belediyelerde olacak
Yine TC ile KKTC yetkilileri arasında üzerinde mutabakata varılan metne göre Su Kurumu’nun yereldeki tüm görev, yetki ve sorumlulukları, Belediyeler tarafından yerine getirilecekti. Belediyeler, Su Kurumu vasıtasıyla yönetiminde söz sahibi olacakları ülke su sisteminin işletme gelirlerinden Belediye Katkısı adı altında, abone sayıları ve kullanım bedelleri oranında gelir elde edecekti. Söz konusu gelir, mevcut sistemdeki su gelirlerinden daha az olmayacaktı.

Mahalli vergiler belediyelere aktarılacak

Metne göre su kullanım bedeli ile birlikte tahsil edilecek mahalli vergiler Belediyelere aktarılacak belediyelerin hali hazırda su alanında istihdam ettiği personelden öncelikli olarak yararlanılacaktı.

Su işletmesinde belediyelerle olası işbirliği alanları uygulama sözleşmesinde yer alacak ve Belediyelerin yeni sisteme katılımı kendi rızaları ile Su Kurumu’na başvurmaları yoluyla gerçekleşecekti.

DSİ ihtiyaç halinde dahil olacak

Geçtiğimiz günlerde Türkiye’nin önerisi ile gündeme gelen TC Devlet SU İşleri’nin suyu yönetmesi konusunda da Türkiye geri adım atmış durumda. CTP Parti Meclisi’nde kabul edilmeyen mutabakat metnine göre DSİ’nin teknik desteği Su Kurumu’nun ihtiyaç duyması halinde ve bir protokole bağlı olarak gerçekleşecekti.

Ücret Su Kurumu tarafından belirlenecek

Metne göre suyun bedeli, ihale sonucunda Su Kurumu tarafından belirlenecek ve irade dışı bir değişikliğe imkân sağlanmayacak. İhalede belirlenecek su bedelini düşürecek etkiye sahip ilave bir enerji yatırımı yapılması halinde buradan elde edilecek kazanımın en az %50’si su bedeline yansıtılacak.

Su Kurumu fesih edebilecek

Uygulama sözleşmesi ile, yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde Su Kurumu’na sözleşmeyi tazminatsız fesh etme olanağı sağlayacak biçimde hazırlanacak ve sözleşmenin fesh edilmesi halinde Su Kurumu’nun sistemi bütünüyle işletebileceği koşullar öngörülecek.

***
UBP kanadı şaşkın
UBP Genel Sekreteri Dursun Oğuz, Türkiye kanadı ile yapılan görüşmelerin “hükümet adına yapıldığını”, konuyu böyle algıladıklarını söyledi.
UBP’nin dün gün boyunca CTP yetkilileri ile temas halinde olduğunu söyleyen Oğuz, kararın kendileri açısından da “şaşkınlıkla” karşılandığını söyledi.

Bu aşamada “su bazlı bir hükümet krizi yaşanmaması gerektiğini belirten Oğuz, Havadis’e şu açıklamayı yaptı:
“Reform hükümeti olarak ortaya çıktık. Halkın bizden beklentileri çok yüğksek. Biz UBP olarak, su yönetimi konusunda çıkacak bir krizle hükümetin bozlumasını ve erken seçime gidilmesini istemiyoruz. Bu nedenle, hafta başından itibaren yoğun bir tempo içerisinde sorunun çözümü için uğraşacağız.

Ortaya çıkan metin, UBP’nin kabul edeceği bir metindi zira, masadaki heyet, UBP’nin hassasiyetini de iyi biliyordu. CTP’nin reddetmesi ile sorun başka bir boyut kazandı.

Kriz var demek istemiyorum ama olmaması için de yoğun bir çaba ortaya koyacağız. Sayın Genel Başkanımız Hüseyin Özgürgün de devrede…”

Talat: Konu artık siyasi

Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Mehmet Ali Talat, Türkiye’den gelen suyun yönetimi konusunun “teknik temelde çözülemediğini, artık siyasi temelde ele alınacağını” söyledi.

Bu nedenle, kendisinin de hükümetin de en üst düzeyde inisiyatif alacağını belirten Talat, “Erdoğan ile görüşme” talebini yineledi.

Talat Havadis’e yaptığı açıklamada “Bir müzakere süreci yaşandı ve bunun sonunda ortaya Türkiye’nin kabul edebileceği bir metin çıktı. Parti Meclisimiz bunu kabul etmedi. Bundan sonraki süreci Türkiye’nin tutumu belirleyecek. Türkiye’nin tutumuna göre bir planlama yapmamız gerekebilir. Türkiye ile yapılan müzakerelerin ardından Türkiye’nin kabul edebileceği maksimum şartlar ortaya çıktı. Artık bu konunun teknik seviyede çözelemeyeceği görüldü. Bundan sonraki süreçte ancak siyasi irade ile bu konuyu aşabiliriz. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşme talebim var” ifadelerini kullandı.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.