1. YAZARLAR

  2. İsmet Kotak

  3. Kriz yönetmek büyük beceri ister
İsmet Kotak

İsmet Kotak

Halkın Sesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Kriz yönetmek büyük beceri ister

A+A-

KKTC’de sık sık krizlerle boğuşmaktayız.Kriz ortaya çıktıkça,basın mensupları da dikkatlerini  o yöne çevirirler.

Okullarda sık sık grevlerle karşılaştık.

Halk bazı grevlerin neden yapıldığını bile öğrenemeden yenisi ile karşılaştı.

Sınav dönemlerinde greve alıştırıldık.

Okulların açılması ile grevlerin başlaması artık otomatiğe bağlandı.

Bağlandı da  ne yararı oldu?

O ayrı konu…

Son zamanlarda “Özelleştirme” tartışmasının ortasında bir yerdeyiz.

Kimi “Özelleştirme,”kimi “Özerkleştirme” diyerek kılıcını giyinip meydana sıçramakta! KTHY, Elektrik Kurumu, Telekomünikasyon, ETİ,Denizcilik Şirketi ve ötesinden söz edilmekte iken eylemler DAÜ’ye atladı.

Üniversitenin başında oturanlar  yan kuruluşları zarara sokup,batırdılar,sonra da “Yönetemeyeceklerini” ilân edip hepten işin başından çekileceklerine, bu kez Üniversiteyi batırmak üzere olmalı, bu yana dönüverdiler.

GaziMağusa’da uzun zamandan beri görüşemediğim bir dostum telefon etti.”

Yahu Kotak, bunlar anaokulu yönetemediklerine göre,  Üniversiteyi nasıl yönetecekler?

Anaokulu ,koleji batırdıkları gibi Üniversiteyi de batırmayacaklar mı?

Yoksa Üniversiteye de gizli  bir alıcı mı buldular?” diye sordu.

O bana sordu.

Ben de köşemden ilgililere soruyorum.

Gizli saklı alıcı var mı DAÜ’ye?

Varsa ne zaman açıklanacak?

İş bitince mi?

***

Telekomünikasyon’un örneği vardır Ankara’da.Yeni yapılanma daha küçük modelle KKTC’ye uygulanacak.

Kimse kuşku duymasın.

Zaten Mobil telefonların sahipleri belli.

KKTC iki Şirkete emanet edildi.

Telekomünikasyon da geri işleri yapıyor.

İsteyen eve telefon vermediklerine göre, demek ki alt yapı onlardan soruluyor.

O kadar.Devlet elinde denetim mekanizması bırakılacak gerisi özele verilecek.

Kuşku duymayınız.

Zaten başkaca da yol kalmadı.

Niçin mi?

Söyleyeyim?

DAÜ’de insanlar hak aramaya kalkarlar;koro veya “Türkiye’ye küfretme takımı” torlanır, toparlanır gider yaygara koparılacak meydanda yerini alır.

Amaç Türkiye’ye küfretmek çünkü…

Onlara göre yolunuza taş çıksa onu koyan Türkiye!..

Futbolda kavgaya kadar sarkıttılar bu oyunu.Rum Futbol Federasyonu KOP’a doğru meyledilmesine  def deplek çaldılar…

Koro aynı.

Şimdi  Telekomünikasyon’da da aynı koro sahne alacaktır.

Bunu Elektrik Kurumundaki şov izleyecektir.

Sonra ETİ,sonra Denizcilik Şirketi…

Amaç hak aramaksa her seferinde Türkiye’ye küfreden koronun meydanda işi ne?

Halk bunu görüyor,biliyor ve hak arayanların yanında yerini  alamıyor.

Niçin?

Türkiye karşıtı lobiye mensup korodan sayılmamak için…

Bu Halk CTP dönemini yaşadı,şimdi UBP dönemini yaşıyor.

Ama koro aynı koro,söylenen şarkı aynı…

Türkiye’ye küfret görevini yapmanın huzurunu yaşa(!)…

İşte geldiğimiz nokta budur.

Hak arayan varsa,koro haberdar olur ve gelir def-debler serer,başlar yaygaraya…

Hak arayanların ne istedikleri,kimi suçladıkları,nasıl çözüm istedikleri önemli değil.

Vur abalıya, vur Türkiye’ye…

Son zamanlardaki KKTC manzarası, dıştan daha çok kötü görünüyor.Kurunun yanında yaş da yandığı için Anavatan Türkiye’den yeni dönen her dost aynı izlenimi aktarıyor:”Yahu Türk Halkı bize kuşku ile bakıyor.Kıbrıs Türkü bizi istemiyor diyor”…

Gerçek bu değil elbette.

Biz 20 Temmuz öncesinde Rum kıyımına rağmen Türkiye karşıtı  bu koro çocuklarını anımsıyoruz.

Lefkoşa Atatürk meydanında neleri protesto ederken lâfı getirip Türkiye’ye nasıl saldırdıklarını da anımsıyoruz.

Önemli olan hak ararken bu Türkiye karşıtlarına prim vermemek ve karşılarında durmaktır.

Buna politika ya da sendika faaliyeti denmez.

Bu çirkin bir oyundur…

Beşinci kol oyunu…

***

İşte bunun için “Kriz yönetmek beceri ister” diyorum.

Sahneden kaçan her Hükümet, yenilgiye mahkûmdur.

Halk ne diyor?

“Eğil de gulle geliyor”…

Eğiliyorlar,gulle gelip geçiyor ama ezip de geçiyor.

Hükümet bunun farkına varmak zorundadır.

Gerçek sorunları aktaranlarla buluşmayan Sayın  Bakanlar gullenin geçtiğini sanıyorlar ama ardından gelen ikinci gulle, gün gele  onları da yere serer…

Önemli olan sorunlara el atmak,göğüs germek ve çözmektir.

Özelleştirme gibi,faiz gibi.

Halk ezilirken uzaktan bakanlar, gün gele halkın hesap soracağını unutmamalıdırlar.

Son söz:

O satıldı, bu satıldı;öteki özelleştirildi.İyi ama şu kadar Bankacı karşısında “Faizlerin “gerçek düzeye indirilmesi,YTL gününün fahiş faizinin silinmesi akla gelmiyor mu?

Bu halkı ezip geçen faizden yararlanan on kişi,yıktığı insan sayısı 100 bin…

Kim kimden yana olmalıdır dersiniz?

Krizde yönetim zordur ama gerçek de budur.

Biz rahmetli Dr.Fazıl Küçük’ten ve kendisine sağlık ve şifa dilediğimiz Sayın Rauf Denktaş’tan böyle gördük,böyle yaptık cesaretle…

Sahneden hiç ama hiç kaçmadık.

Kapımız da halka  hep açık kaldı…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.