1. YAZARLAR

  2. Serhat İncirli

  3. Krizin çözüme etkisi olur mu?
Serhat İncirli

Serhat İncirli

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Krizin çözüme etkisi olur mu?

A+A-

Güney Kıbrıs’ta AKEL eğer destek vermeseydi, Avrupa Birliği (AB) üyeliği çok kolay olmazdı…
   Başka ülkelerdeki komünist partiler gibi, “cılız bir siyasi güç” değildi AKEL…
   Peki, AKEL, neden kapitalizmin zirvesi olan AB oluşumuna ve üyeliğine, “evet” demişti?
   Öncelikle şu eleştiriyi yapmak lazım; “AKEL de kapitalizmin büyüsüne kapılmıştı”…
   Bu gizli bir aşktı aslında… 
   Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin yıkıldığı bir dönemde, hâlâ komünizme sahip çıkabilen AKEL’in, “kapitalist aşka tutuldum” diyebilmesi imkansızdı, bu nedenle aşk gizli kalmıştı.
   Kılıf hazırdı ama… Neydi kılıf?
   “Türkiye’ye karşı güçlü olabilmek için AB üyeliğine evet diyoruz”… 
   Kılıf buydu…
   Oysa AB üyeliği, son derece tutucu olan Kıbrıslı Rumlara pek de uygun değildi…
   İlk yıllarda almaları gereken bazı tedbirler karşısında çok zorlanmışlardı ve birçok tedbir de göstermelikti…
   Rumlar AB üyesi olmakla iyi mi etti kötü mü etti bu tartışılır.
   Ancak şu anda son derce tutucu olan Ortodoks Rum beyinler, AB’nin IMF ile birlikte kendilerine dayattığı “kurtuluş planı”nı ne yazık ki kaldıramıyor…
   Ancak AB budur…
   AB’nin de büyükleri vardır…
   Siz, dilediğiniz kadar siyasi konularda etkili olabilirsiniz ama iş ekonomik çıkarlara geldiğinde, etkiniz sıfıra iner… AB, oturur ve sizin bankada alın terinizle biriktirdiğiniz paradan dilediğince alıverir… 
   AB, Rumlara 17 milyar Euro vermeyi kabul etmedi. 
   10 milyar Euro verdi.
   Bu, daha Hristofyas’ın görev süresinin bitimine aylar kala belli olan bir şeydi. Konunun uzmanları bunu biliyordu… 
   Hayatımızı Kıbrıs sorununun çözümü maskaralığına adamış biz saftirik Kıbrıslı Türk gazeteciler, ayda arada bir AB–Güney Kıbrıs konularında bir konferans ya da toplantıya katılıp da, sadece Kıbrıs konusunun konuşulacağı endamıyla hazırlanırken; bir de bakıyorduk ki, AB üyesi ülkelerden gelen tüm gazeteciler, “Rus kara parası” ile ilgileniyordu.
   Gün geldi çattı…
   Yunanistan’daki banka iflaslarında büyük oranda tahvil kaybı ve dolayısıyla “para–sermaye” eksilmesi yaşayan Rum bankacılığı, AB’nin ve IMF’nin kapısına dayandı.
   Bu kapıda kendilerine, “Rusya’nın kara parası” soruldu hep.
   Hrisofyas hırıltıyı sezdi.
   Zaten seçilemezdi ama aday olmaması siyasi geri adımdan da öte ağır bir yenilgiydi.
   Bunu göze aldı…
   Çünkü bugünü çok iyi görüyordu…
   Miras, Nikos Anastasiadis’e kaldı… 
   Daha görevinin ilk günleri… Şimdi kendisine sövseler bile, üç beş sene içinde toparlanma olursa, kendisi de toparlar kumarını oynuyor.
   Ama toparlanır mı?
   Görünüşe bakılırsa toparlanma biraz zor… 
   Çünkü var olan paniği bastırmak kolay olmayacak. 
   100 bin Euro’dan az birikimi olanlardan vergi veya “haraç” alınmayacağı konuşuluyor. 
   Bugün çok kritik bir gün olacak… Bu değişiklik olsa bile, yani 100 bin Euro’nun altındaki mevduatlardan yüzde 6,75 veya yüzde 5 kesinti yerine yüzde sıfır kesinti düşünülse dahi; panik başlamıştır…
   Panik, mevduatların çekilmesini gündeme getirir… Peki bankalar bunu nereden bulacak? Olsa dükkan sizin değil mi?
   Kriz var kriz var bunalım var!
   Nasıl çıkılır bu krizden?
   Egemen Bağış’ın bazı çıkışlarına çok kızmıştık ama Türkiye ile anlaşma, bana akılcı gibi geliyor…
   Önce siyasi sorunu çözersiniz; hem de çok acele bir şekilde…
   Sonra Türkiye ile iş yaparsınız…
   Ben “çözüm” konusunda yine ciddi gelişmeler beklentisine girdim… Size de tavsiye ederim… Umudu bile güzel!

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.