1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. KTEZO: “850 iş yerinin 100’ü ayakta kalabildi”
KTEZO: “850 iş yerinin 100’ü ayakta kalabildi”

KTEZO: “850 iş yerinin 100’ü ayakta kalabildi”

KTEZO Genel Koordinatörü Tulga, KKTC’de 2000-2013 yılları arasında açılan 850 iş yerinin 100’ünün ayakta kaldığını belirterek, Çalışma Bakanlığı verilerine göre 30 bini aşmış iş yeri sayısını ise ülke gerçeklerinden çok uzak olarak niteledi

A+A-

Özlem Çimendal

KKTC’de seçtikleri pilot bölgelerde yapmış oldukları çalışmalarda iş yeri sayısının 10 binin üzerinde olduğunu söyleyen Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkarlar Odası (KTEZO) Genel Koordinatörü Hürrem Tulga, Çalışma Bakanlığı’nın verilerine göre de ülke çapında işyeri sayısının 30 bini aşmış vaziyette göründüğünü ancak açılan iş yerlerinin yüzde 10’unun bile ayakta kalamadığını söyledi.

2000 – 2013 yılları aralığında Lefkoşa’da saç hizmetleri alanında açılan işyeri sayısının 549, ayakta kalanların ise 2013 yılı dahil 140 olduğuna değinen Tulga, yine aynı yıllarda 850 iş yeri açıldığını ancak bunlardan 100 kadarının ayakta kaldığını vurguladı. Dünya ortalamasında açılan iş yerlerinin yüzde 40’ının ayakta kaldığına işaret eden Tulga, KKTC’de yüzde 10’unun bile ayakta kalamadığına dikkat çekti.

Rakamlarla ülke gerçeklerinin pratikte örtüşmediğinin açıkça görüldüğüne işaret eden Tulga, ilk bakışta girişimci bir toplum olarak görünen KKTC’de durumun tam tersi olduğunu savunarak, “Gerçek hiç de öyle değil” dedi.

“KKTC’de toplumun üretkenliğe katkısı yüzde 48”

Devlet Planlama Örgütü verilerine göre KKTC’de de-facto nüfusun 300 bin olduğunu söyleyen Tulga, “Öğrenci, asker, turist varlığı da dikkate alınırsa ortalama olarak 400 – 450 bin kişilik sürekli hareket halinde bir nüfustan söz edebiliriz. Ayrıca, 70 bin kişi özel sektörde olmak üzere 84 bin sigortalı, 33 bin sigorta emeklisi, 32 – 33 bin kadar kamu, kurum çalışanı ve emeklisi, 9 bin de sosyal yardım maaşı alan insanımız söz konusudur. Toplumun üretkenliğe katılım oranı diğer bir deyişle işgücüne katılımı ise yüzde 48’dir” şeklinde konuştu. 70 bin özel sektör sigortalı çalışan içinde 37 bin kayıtlı yabancı olduğuna da dikkat çeken Tulga, KKTC’nin ekonomide sınıfta kaldığına işaret etti.

“Kaynaklar büyüme yerine, tükeniyor”

KKTC’de kendi işini kendi gören, bunu yaparken de meydana gelen açığını başka yerlerden karşılamak için ilişki kuran bir ekonomik yapının söz konusu olduğuna da değinen Tulga, “Ekonomi, eğitim, sosyal politikaların bir sonucu olarak işsizlik büyürken, dolayısıyla göç verirken, diğer taraftan büyüyen işgücü açığımızı dışarıdan karşılamaya çalışan bir çarpık yapı ile karşı karşıyayız. Bu yapının gelinen yerde kaynakları büyütme yerine tükettiğine kuşku yok” dedi.

KTEZO’nun verileri 10 bin, Çalışma Bakanlığı’nın 30 bin

Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkarlar Odası olarak, zanaatkar işletmeleri açısından muazzam büyüklükte adaletsizliklerle de karşı karşıya olduklarını vurgulayan Tulga şu şekilde konuştu: “Pilot alan olarak seçtiğimiz Lefkoşa, Gönyeli ve son olarak da Girne Belediye sınırları içerisinde hala sürmekte olan çok kapsamlı yapmış olduğumuz çalışmalarda yiyecek, içecek, eğlence, kuaför, berber gibi sağlığa tabi işyerleri yanında satış yapan toplam işyeri sayısının 10 binin üzerinde olduğu ortaya çıktı. Bu sayıya inşaat işkolları, mimari ofisler, ulaşım sektörü ve avukatlık ofisleri dahil değildir. Çalışma Bakanlığı’nın verilerine göre ise ülke çapında işyeri sayısı 30 bini aşmıştır.”

Rakamlarla ülke gerçekleri örtüşmüyor

Rakamlarla ülke gerçeklerinin pratikte örtüşmediğinin açıkça görüldüğüne işaret eden Tulga, ilk bakışta girişimci bir toplum olarak görünen KKTC’de durumun tam tersi olduğunu savunarak, “Gerçek hiç de öyle değildir” dedi.

“850 iş yerinin 100’ü ayakta kalabildi”

Lefkoşa’da KTEZO olarak iki popüler iş kolunda yaptıkları çalışmalarda iş yerlerinin açıldığı gibi kapandığını gösteren veriler elde ettiklerini söyleyen Tulga, “2000 – 2013 yılları aralığında Lefkoşa’da saç hizmetleri alanında açılan işyeri sayısı 549, ayakta kalanlar ise 2013 yılı dahil 140’tır. Diğer bir popüler alan olan yiyecek, içecek ve eğlence işkolunda da durum farklı değildir. Yine aynı yıllarda 850 iş yeri açılmış, 100 kadarı ayakta kalabilmiştir. 750’si ise batmıştır. Bu iki popüler alan dışında, marketler sektörü çok daha feci bir durumdadır.  Dünyada kapanan iş yerlerinin dışında yüzde 40’ı ayakta kalırken, KKTC’de yüzde 10’u bile ayakta kalamamaktadır” şeklinde konuştu.

“Piyasa ve ülke ekonomisine getirisi yok”

Ülkede açılan ve kapanan iş yerlerinin rakamlarla ortada olduğunun altını çizen Tulga, “2014 ve 2015 yıllarında açılan işyeri verilerine baktığımız zaman kapananların yerine iş yerlerinin açılmaya devam ettiğini görüyoruz. Mesele bu işyerlerini açtırmak olmadığını, kapatmamak olduğunu vurgulamak isterim” ifadelerini kullanarak, piyasa ve ülke ekonomisine getirisi olmadığına dikkat çekti.

“KKTC’de israf gerçeği göz önünde”

İş yerlerinin açılırken, kapanmasının büyük bir israfa neden olmasının yanında ülkemizdeki büyük bir gerçeği de gözler önüne serdiğinden de bahseden Tulga, “Ekonomi politika, planlama ve yönlendirmelerinin ülkemizde eksik olduğunu gösteriyor. İşyeri ihtiyaç master plan eksikliğini ve bu çerçevede şehir plancılığının bu sorunu ele almadığını gösteriyor. İşyeri standartlarının ve mesleki niteliklerin önemsenmemesi diğer bir sorun olarak önümüzde duruyor” açıklamasında bulundu.

“200 çalışan 10 bin Euro ciroyu, KOBI tanımına sokmak yanlış”

KKTC’de KOBI politikalarının ve tanımının da ülke gerçeklerine göre yeniden şekillenmesi inançları doğrultusunda birlik tüzüklerinde küçük ölçekli girişimcileri de koruyacak düzenleme yaptıklarını açıklayan Tulga konuşmasını şöyle tamamladı: “Başlangıcı yapabilmek, hedef KOBI’lere ulaşmak için de esnaf, zanaatkar, sanayici, ticaret insanı ayrıştırmasını net olarak yapmak zorundayız. Aynı zamanda rekabet yasasında ifadesi bulunan KOBI tanımını, ülkedeki işletme ölçeklerini düşünerek yeniden tanımlamak şart oldu. 200 kişi çalıştıran KOBI tanımının içerisine konulmuş. Böyle bir şey olamaz. Bu ülkenin gerçeği ortada. 200 çalışan ve 10 milyon Euro ciro kotası KKTC gerçekleriyle örtüşmez.

“Küçük ölçekli işletmeler teşvik primlerinden yararlanamıyor”

Kredi ve teşvik primleri için bir kişi çalıştıranın da 200 kişi çalıştıranın da başvurduğuna ancak 200 çalışanı ve 10 milyon Euro cirosu olan işletmelerin daha avantajlı olarak, diğer küçük ölçeklilerin önünü kestiğine işaret eden Tulga, küçük ölçekli işletmelerin de teşvik ve primlerden yararlanabilmesi için kendi birlik tüzüklerinde değişikliğe giderek, iyileştirmeler yaptıklarını açıkladı.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.