1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. KTTB: “Kayıt dışı işçilik ve çocuk işçiler çalışma hayatında büyük bir sorun”
KTTB: “Kayıt dışı işçilik ve çocuk işçiler çalışma hayatında büyük bir sorun”

KTTB: “Kayıt dışı işçilik ve çocuk işçiler çalışma hayatında büyük bir sorun”

“İş Sağlığı ve Meslek Hastalıkları Çalıştayında”, iş sağlığı ve meslek hastalıkları konusunda çalışanın bilinçlendirilmesinde sendikal örgütlenmenin önemine vurgu yapıldı.

A+A-

“İş Sağlığı ve Meslek Hastalıkları Çalıştayında”, iş sağlığı ve meslek hastalıkları konusunda çalışanın bilinçlendirilmesinde sendikal örgütlenmenin önemine vurgu yapılarak, çalışma hayatında büyük bir sorun olarak yer alan kayıt dışı işçilik ve çocuk işçiler gibi sorunların ciddiyetine dikkat çekildi.

21-22 Mayıs tarihleri arasında yapılan çalıştayın sonuç bildirgesinde ayrıca ülkede “Meslek Hastalıkları Hastanesi” veya “İş Yeri Güvenliği ve İş Yeri Sağlığı” alanında hizmet veren merkezler oluşturulabilmesi ve “İş Yeri Hekimliği” uygulamalarının da bu merkezlerde yapılması üzerinde duruldu.

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği (KTTB) tarafından açıklanan İş Sağlığı ve Meslek Hastalıları Çalıştayı’nın sonuç bildirgesinde, iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının, iş kazaları ve meslek hastalıkları tespitinde ve olası yeni sorunların çıkmasının engellenmesinde en önemli konulardan biri olduğuna vurgu yapıldı. “Risk Raporları ve Ramak Kala” bildirimlerinin özellikle tehlike riski yüksek iş kollarında düzgün bir şekilde yapılması ve bunun takibinin hayati önem taşıdığı kaydedildi.

Yasada zaten zorunlu olan iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarıyla hizmetlerinin yaygınlaştırılması; yapılmaması halinde denetlenmesinin, Çalışma Dairesi ve Sosyal Sigortalar Dairesi’nin işveren tarafı üzerinde etkin bir denetim ve teşvik edici mekanizma olarak rol alabilmesi için iş yeri müfettişleri ve denetim ekiplerinde sayıca yeni bir düzenleme yapılması gerektiği ifade edildi.

Ülke koşulları göz önüne alındığında, bir hastane ile olmasa bile “İş Sağlığı ve Meslek Hastalıkları Birimi ya da Merkezi” adı altında bir yapılaşmaya gidilmesinin, bu konuda ki taramalar,  bildirimler, laboratuar hizmetleri, istatistiksel ve İş yeri hekimliği uygulamalarının bu merkezlerde yapılması ile ilgili konularda çok daha disiplinli ve bilinçli hizmet verilmesinin sağlanabileceğine işaret edildi.

İş yeri hekimliği uygulamalarıyla berber “iş yeri hemşireliği ve iş yeri teknisyenliği” adı altında yardımcı personel yetiştirilmesinin de bu alandaki çalışmalara yardımcı olacağına işaret edilen açıklamada, üniversitelerde eğitim imkanlarının yaratılması için de girişimler yapılabileceği belirtildi.

Sonuç bildirgesinde, özetle şunlar kaydedildi:

“İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası ( 35/ 2008 ) ve Sosyal Sigortalar Yasası kapsamında da yapılabilecekler ilgili yasanın verdiği haklar olarak denetleme ve cezalandırma gibi yükümlülüklerdir. Ancak İş yeri hekimliği, Meslek hastalıkları ve iş ile ilgili hastalıklar konusunda yeterli düzenleme, tanım ve açıklamaları içermemektedir.

İş yeri hekimliği yanında Meslek Hastalığı uzmanı, İş Sağlığı Güvenliği ve Meslek Hastalıkları merkezi, İş Sağlığı alanında Ortam ve Etken maruziyet ölçüm Laboratuarları gibi tanımların da yer alması gerektiği ortadadır.

Ortam ve iş yeri ölçümleri, bireysel maruziyet oranları ile ilgili testler ve toksik madde metabolitlerine ( kan ve idrarda ) ait ölçümlerin yapılabilmesi için bir merkezin ilgili bakanlığın altında kurulması gerektiği tüm taraflar tarafından özellikle vurgulandı.

Meslek Hastalıkları ile mücadelede işveren ve çalışan duyarlılığını sağlamak için kamuoyu yaratmanın  önemi belirtildi. Bu konuda basın yayın kuruluşlarının ve gazetelerin  gerek yazılar ve  gerekse  spot bilgiler ile İSG kültürünün oluşturulmasında çok büyük yararı olacağı vurgulandı.

İş Sağlığı ve Meslek Hastalıkları konusunda çalışanın bilinçlendirilmesinde sendikal örgütlenmenin önemi dile getirildi. Kayıt Dışı İşçilik ve çocuk işçiler gibi sorunların da ciddiyetine değinildi. Bu konunun çalışma hayatının gündeminde büyük bir sorun olarak yer aldığı belirtildi.

Öncelikle tehlike riski yüksek sektörlerde olmak üzere meslek hastalıkları konusunda sektörel klinik tarama çalışmalara devam edilmesinin bu konuda ki farkındalığın ve ilerlemenin sağlanması konusunda gerekli olduğu sonucuna varıldı.

İş sağlığı ve Meslek hastalıkları konusunda meslek örgütleri ile beraber Sağlık Bakanlığının en az Çalışma Bakanlığı kadar konuya sahip çıkması gerekmektedir.

Meslek hastalıkları ve İş sağlığı uygulamalarında hekimin gerek işveren ile yapacağı akdin özellikleri ve bu akit ile ilgili bakanlık olarak Çalışma Bakanlığına karşı sorumlukları çok dikkatli ve mesleki özlük hakları gözetlenerek düzenlenmesi gereken konulardır.

İş Sağlığı Ve Güvenliği Yasası ile zorunlu kılınacak olan İş yeri hekimi çalıştırma ve bulundurma zorunluluğu, beraberinde Sosyal Sigortalar Yasası içinde de bir düzenleme yapılarak özellikle bazı sektörlerden zorunlu kesilecek primler ile bu alanlarda çalışacak İş yeri hekimlerine çalışma saatleri  bazında ücretlerinin ödenebilmesi gibi düzenlemeleri de sağlayacaktır.

İş yeri hekimi aynı zamanda meslek uygulamaları ile de ilgili meslek örgütü olarak KTTB’e karşı sorumlu olmalıdır. Birçok ülkede Meslek Hastalıkları ile ilgili uygulamalar “Meslek Hastalıkları Hastaneleri”nde yapılmaktadır. Türkiye’de meslek hastanesi mevcuttur.”

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.