1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Kürselliğimizi ancak böyle durumlarda duyumsarız!..
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Kürselliğimizi ancak böyle durumlarda duyumsarız!..

A+A-

Dünyanın bizi unuttuğu bu köşede izolasyonlar altında bir halk olsak da, küresel olayların etkisinden yine de kurtulamayacağımızı ekonomik krizin sarmalına fena halde girdiğimiz bu ortamda bir kez daha duyumsuyoruz.

Yazıma neden böyle bir girişle başladım?
  
Çünkü siyaseten dünyadan dışlanmış olmayı dünyevi etkilerden korunabilmenin çaresi olarak görenlerimizin sayısı az değildir. Bu sözde bağışıklığımızı seslendirenler arasında kimi zaman en yetkili ağızlar da olabiliyor.
Evet çok doğru; bazı durumlarda dünyanın bizi tanımamasından ve yok saymasından yararlanabildiğimiz de bir gerçektir. Hele korsan işlere heveslendiğimiz durumlarda!..
  
Ama işte küresel boyut kazanan bir ekonomik kriz, bizi tanınmamış ve unutulmuş olmanın getirdiği bağışıklıklara rağmen çok kötü biçimde sarsmıştır. Ve sarsmaya da devam edecektir.
  
Bu durumda kendi başımıza bir şeyleri başarabileceğimiz de düşünülemez. Böylesi bir küresellik söz konusu olduğunda, dünya kendini düzlüğe çıkarabilse bile, biz korkunç yıkıntılarımız içinde, kendimizi kurtarabilmekte zorlandıkça zorlanırız. Çünkü nice kaynak yetersizliğinin ortasında, irademize de sahip değiliz, geleceğimize de. Olmayan çakma bir ekonomiyi nasıl yönetebiliriz?.. Kaderimiz, küresel devinimlerin kuyruğuna bağlanmış biçimde oradan oraya çarpıp sürüklenmektir.
    *       *       *
  
Şu anda dünyanın diğer ülkelerini ilgilendiren, ellerindeki para rezervlerinin kaynaksızlık gibi bir sorunla karşı karşıya kalması, dünya kaynakları ile üretiminin azalmasının yanı sıra belirsizliğin getirdiği psikolojik ortamda pazarların da daralmasıdır. Üretebilenler de ürettiklerini satamıyorlar. Çünkü yoksullaşmanın paranoyasına kapılan milyonlarca insan, satın alma güdüsünü yitirmektedir. Bu durum korkunç bir global enflasyonun göstergesidir.
  
Bizim trajik durumumuz ise cebimizdeki paranın satın alma gücünü hızla yitirmekte olmasıdır. Ülke insanlarımız, her yeni sabaha gözlerini açtıklarında, kendilerini biraz daha yoksullaşmış görüyorlar kaç gündür. Şu andaki ürkütücü manzara, TL kullanan halkımızın parasal gücünü dörtte bir oranında yitirdiğini vurguluyor.

Kullandığımız para birimi TL’nin kaç yıldır aşırı değer kazanmasına kendimizi o denli alıştırmıştık ki, geçmişte tanığı olduğumuz küresel piyasa vurgunlarını bir daha yemeyeceğimiz gibi bir düşünceye kapıldık. Kullanımını TL’ye oranla çok daha ucuz gördüğümüz dövizi borçlanma aracı yaptık. Değerli enstrümanlarımızı dövizle ve kredili satın alma eğilimine girdik. Ve bu eğilim şimdi bizi duvara çarpmış durumda…
    *       *       *
  
Kısa vadeli gerçekçi çözüm, insanlarımızın kaybolan satın alma gücünü yükseltecek mali önlemleri almaktır. Eski unutulmaz enflasyon günlerinde bunun çaresi eşelmobildi. Dar ve sabit gelirlilere paranın değerini kaybettiği oranda düzenli hayat pahalılığı ödeneği vermek, çarşıdaki durgunluğun ve şokun aşılmasına da katkıda bulunuyordu.
  
Oysa hükümetin aldığı kararla, eşelmobil; içinde bulunduğumuz yılın sonuna kadar durdurulmuştur. KKTC hükümetinin şimdi bunu tek başına gözden geçirip karar alabilmesi de olanaksızdır. Çünkü eşelmobilin durdurulması, Ankara ile imzalanan ekonomik paketlerin gereğidir. Ankara yeni kaynak tahsis etmeden de eşelmobili yeniden yürürlüğe koyabilmek olanaksıdır. Ankara şimdi o anlayışı gösterebilecek mi?. Ferahlayabilmemiz, hükümetimizin Ankara’yı bu konuda ikna edebilmesine bağlıdır.
 
Bu sorunun aşılamaması halinde önümüzdeki günlerde yeni sosyal patlamalarla sarsılmamız kaçınılmazdır.     

KAynak: Kıbrıs Gazetesi

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.