1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Kurumsal değil, durumsalız…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Kurumsal değil, durumsalız…

A+A-

 * Kurak ülkelerde yağmur duasına çıkılır... Bizde ise sel korkusu yüzünden yağmurun yağmaması için duaya duranlar var…
   * Köylerden gelen çiftçilerin hafta başında araçlarıyla başkente inmeleri hiç yadırganmadı. Çünkü Lefkoşa artık büyük bir köyden, taşradan farksızdır...
   * Madem ki çiftçilerin istekleri ayaküstü bir tek görüşmede karşılanacaktı, Lefkoşa’yı altüst eden o araçlı eyleme neden fırsat verildi?.. Lefkoşa trafiğinin çok mu ihtiyacı vardı büyük kaos yaratan o eyleme?!..
   * Başbakanımız Özkan Yorgancıoğlu’nun eylemdeki çiftçilerin arasında, Başkan Alican Kabakçı ile çekilen ve gazetelerde yayımlanan fotoğrafı da ilginçti. Avuçlarını yüzü hizasında açmış bir şeyler söyleyen Yorgancıoğlu, sanki de Tanrı’ya dua ediyordu.  Zaten yığınla sorunumuzun çözümünde Tanrı’ya dua etmekten başka seçeneğimiz mi kaldı?..
   * Yorgancıoğlu, o sırada ola ki yağmur duası yapıyordu: “Yağdır mevlâm su da, kulunuz hükümet kurtulsun bu kuraklık tazminatlarından!..” 
   * Kahvaltılı, yemekli, ikramlı basın toplantılarına katılan gazetecileri eleştirenler var. Basın toplantıları hep ikramlı yapılmakta… Yani “ikramlı” diye gazeteciler bu toplantıları izlemesinler mi?..
   * Söz aramızda, Lefkoşa Türk Belediye Başkanı Kadri Fellahoğlu’nun geçen pazartesi düzenlediği basın toplantısında sadece birer bardak soğuk su ikram edildi…
   * Milli Eğitim Bakanımız Mustafa Arabacıoğlu ilahiyat konusundaki güncel aforizmalarıyla dikkati çekti. Törenler için “Oralarda kendimi yabancı hissettim”; bedava ilahiyat yurtları içinse “Beleş peynir, fare tuzağında bulunur” dedi. Dedi ve pir dedi!.. 
   * Diyabet sorunlarına çözüm bulmak ve diyabeti geriletmek için var olan Diyabet Derneği’nin genel kurulundaki gerginlik katılımcıların şekerini yükseltti. Pek çok katılımcı, yükselen şekerleri dolayısıyla toplantıyı terk etti… Parmak ısırtan bir başka acayipliğimiz daha işte!..
   * Kurumsal değiliz; durumsalız, durumsal… Duruma göre kıvırırız…
   * İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi, KKTC Cumhurbaşkanı Dr. Derviş Eroğlu’na “fahri doktor”luk payesi verdi… İyi de; bizim cumhurbaşkanımız fahri–mahri değil, zaten asli doktor!..
   *Lefkoşa'da Şehit Ecvet Yusuf Caddesi üzerindeki Orman Dairesi Şube Merkez binasını gördünüz mü? Baştanbaşa ahşaptan yapılmış koskoca bir bina... Şimdiye dek acar çevrecilerimizin dikkatini nasıl çekmedi; hayret!... Orman Dairesi'ne ormanlarımızı emanet ederiz, o ise ağaçlardan koskoca binalar inşa eder kendine!..
   * “Yalanlar Cumhuriyeti”nden söz eden popüler bir şarkı dolaşıyor dillerde… O “Cumhuriyet” bizimki olmasın sakın!..
   * Her bölümünde onlarca kişinin öldürüldüğü “Kurtlar Vadisi”nde eskiden ölmüş tipler, yeni karakterle tekrardan rol almaya başladı. Yakında bu dizinin adı “Zombiler Vadisi” ya da “Hortlaklar Vadisi” olarak değiştirilirse hiç şaşmam!..
   * Kongre tarafından bütçesi onaylanmayan ABD Başkanı Barak Obama maaşları ve faturaları ödeyemeyecek durumda. Varlık içinde yokluk!.. Kaderin bir cilvesi işte!.. Kaynaksızlıktan maaşları ve faturaları ödeyemeyen yoksul ülkelerin durumunu anlasınlar!.. 
   * Eskiden kadınla erkeğin nikâhsız birlikte yaşamasına “gayri meşru” denirdi. Artık vallahi çok meşru…
   * Bir koltukta birkaç karpuz taşımak!.. İnanmayınız… Eninde sonunda karpuzlar düşer, paramparça olurlar. İyisi mi, hakkıyla taşıyabileceğiniz tek karpuzla yetininiz. İşgüzarlığın ve hırsın hiç gereği yoktur…
   * “Kendini yargılamak, başkalarını yargılamaktan daha zordur.” Saint Exupery.
   * Haftanın öğüdü Seneca’dan: “Her iki tarafı da dinlemeden karar verme. Kararın doğru olsa dahi, adil hareket etmiş olmazsın.”
   * Temel’in dünyası: Temel üniversite sınavında. Her soruda yazı tura atmakta. Üç saat sonra tüm öğrenciler salonu terk eder. Temel ise hâlâ yazı tura atmakta... Sınav görevlisi başına dikilir: “Soruların hepsine yazı tura atıyorsun. Cevaplamayı hâlâ bitiremedin mi?” Temel: “Hocam bitirdum da; şimdi cevaplarımı kontrol ediyrum.” 
   * Ve şiir… 36 yaşında ölen Cahit Sıtkı Tarancı’dan: “Yaş otuz beş yolun yarısı eder / Dante gibi ortasındayız ömrün / Delikanlılık çağımızdaki cevher / Yalvarmak, yakarmak nafile bugün…” 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.