1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Kuşun ne günahı varsa…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Kuşun ne günahı varsa…

A+A-

Bugün bir tuhaf hissettim kendimi.

Havadaki kuşa kızdım.

Yağmur yağacakmış, dediler…

Onu da istemedim.

Sıcak sıcak yaşarken, terleyip pencere kenarına kaçarken…

Ne gereği var şimdi, dedim.

Denize gittim.

Deniz tam da Kapalı Maraş’a bitişik…

Duvarında “askeri yasak bölge” tabelası…

Etrafı tellenmiş.

İleride nöbetçi kulübesi var.

Askeri görmüyorsun ama o seni görüyor.

Çatıktır kaşları.

Parmağı tetiktedir.

Bakarsan kızabilir.

Fotoğraf çekersen bittin.

Oysa bu yasağa ne gerek var?

Aç Google’u…

Sor oraya Kapalı Maraş, diye.

Binlerce fotoğraf görürsün orada.

Bunlar hala elleri tetikte, “çekme” diyor.

Neyi koruyorlarsa, neyin peşindelerse.

Oysa askere gerek yok orada.

Asker olmasın ama istemezlerse “açılmayacak”, desinler.

Var mı askere rağmen Maraş’ı açacak babayiğit?

Yok ama yine de asker orada havasını basıyor dünyaya.

Buralarda hâkim benim, diyor.

Otelinde tatil yapıyor, tertemiz kumunda denize giriyor.

Deniz kenarına giriş yerinin hemen başlangıcında 1974’te TC uçaklarının bombaladığı yıkık apartman duruyor…

41 yılda hala nasıl ayakta şaşar dururum.

Önünde masmavi deniz…

Birkaç dalgakıran gibi kaya var ileride.

Deniz kıyısı dalgadan arındırılmış.

Havuz gibi.

Ne gereği var, dedim.

Oldu mu dalgasıyla olmalı deniz.

Köpürmeli.

Fırtına koptuğunda delirmeli.

Kıyıyı dövmeli.

Yıkmalı sahildeki binaları.

Deniz dediğin deniz gibi olmalı.

Balığıyla, ficasıyla sahile vurmalı.

Kokusunu atmalı bizlere.

Ve kumlarla sevişmeli…

Bugün bir tuhaf hissettim kendimi.

Hiç keyfim yok.

Döviz dedikleri paralar, döviz demedikleri para karşısında yükselişe geçtiler.

Veya döviz demedikleri para yerlerde sürünüyor.

Biz ise ısrarla bize ait para yerine, yerlerde sürünen parada kalmayı sürdürüyoruz.

Her ay cepteki para erirken…

Üretimsiz bu yerde her şeyi her an yükselen parayla ithal ederken.

Canım sıkılıyor iste.

Ve kendimi tuhaf hissediyorum.

Benim gibi kim bilir kaç kişi var şu anda.

Elini nereye atsa kuruyanlar topluluğu…

Geçmişi ile yaşarlarken, geçmişe gitmek isteseler de hep karanlık odalarda kalmaya mahkûmlar…

Buraya, bu havaya, bu kalabalığa ve bu zavallı yaşama normal bakmaya mecburlar…

 Bugün bir tuhaf hissettim kendimi.

Kuşun ne suçu varsa…

Havadaki kuşa kızdım…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.