1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. Kuzey'deki limanlar Merkezi Hükümet'e...
Kuzey'deki limanlar Merkezi Hükümet'e...

Kuzey'deki limanlar Merkezi Hükümet'e...

Ticaret Odası Başkanı Toros ve eski başkan Günay Çerkez, çözüm sonrasında kuzeydeki limanların Merkezi Hükümet’e devredilmesini değerlendirdi.

A+A-

Çiğdem Aydın

Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Fikri Toros ve eski başkan Günay Çerkez, Kıbrıs Türk Seyahat Acenteleri Birliği Başkanı  Orhan Tolun ve Kıbrıs Türk Otelciler Birliği Başkanı Hüseyin Aktığ, olası bir çözüm sonrasında kuzeydeki limanların Merkezi Hükümet’e devredilmesini Diyalog’a değerlendirdi.

Toros “Limanların yönetiminin Federal devlette olması gayet normaldir, buna itirazımız yoktur fakat işletmesi Federal çatı altında oluşacak kurucu devletlerde olmalıdır” dedi.

Günay Çerkez “Bu durum şimdi Kıbrıs Türkü açısından çok ciddi sıkıntı yaratır. Hemen bütün limanların açılmasına ne ekonomik ne de finans açısından yapımız müsait değildir” derken, Hüseyin Aktığ ‘Merkezi Hükümet’ konusunda tanımların doğru yapılmasını istedi. KITSAB Başkanı Orhan Tolun ise limanlar ve gümrüklerin yönetimi bana göre de Federal Devlet’te olmalıdır” dedi.

İşte görüşler:

Toros: İşletme kurucu devlette olmalı 

“Bir çözüm olması halinde tüm limanların yönetiminin Federal devlette olması gayet normaldir buna itirazımız yoktur fakat, işletmesi Federal çatı altında oluşacak kurucu devletlerde olmalıdır. Yani, Federal Devlet yönetebilir fakat işletmesi Kuzey Kurucu Devleti’ne ait olmalıdır. Örneğin Ercan gibi yönetimi KKTC’dedir ama işletmesi T&T şirketindedir. Yalnız şunu vurgulamak istiyorum, bizler eğer bu toplumun kanaat önderleri isek, yapılacak olan anlaşma veya girişim Kıbrıs Türk Toplumu’nun ekonomik aktivitelerini olumsuz etkileyebilecek, gerek mülkiyet gerekse limanlar konusunda olumsuz etkilenebilecek, ekonomik aktivitelerimizi etkileyebilecek bir girişimi asla kabul etmeyiz. 

Limanların standarta uygun olmadığı kesindir ama kanaatimce kapatılması da gündemde değildir bir Ad-Hoc komite kurulmuştur ve bu komite vasıtasıyla uyum sürecine girilecektir bir geçiş dönemi yaşanacaktır bu süreç içerisinde de gerek limanlar gerek gıda güvenliği açısından AB standartlarına uyumlaşmaya geçilecektir. Tüm tesislerimiz de bu geçiş sürecinde gerekeni yapacaktır. 

Tekrar vurgulamak isterim yapılacak olan anlaşma veya girişim Kıbrıs Türk toplumun ekonomik aktivitelerini olumsuz etkileyebilecek, mülkiyet gerekse limanlar konusunda olumsuz etkilenebilecek ekonomik aktivitelerimizi etkileyebilecek bir girişimi asla kabul etmeyiz.

Çerkez: Ciddi sıkıntı yaratır

“Limanların ilk günden federal hükümete devredilmesi Kıbrıs Türkü açısından çok ciddi sıkıntı yaratır. Hemen bütün limanların açılmasına ne ekonomik ne de finans açısından yapımız müsait değildir. Cazip gibi görünse de bizi çok büyük sıkıntılara sokar. İlk günden açıldığında Federal Devlet’in uhdesinde olacak denildiğinde o zaman Federal Devlet nasıl oluşacak? Hangi mevkide kimler olacak? Federal Devlet’in kuruluşunun ilk gününde kimler, nerelerde görev alacak, karar mekanizmasında kimler oturacak? Bu soruların yanıtları önemlidir ve cevaplanmalıdır. Bir kere bu gibi anlaşmalarda önce Federal çatının oluşumu ile ilgili net olunmalıdır. Şu anda Federal Devlet denildiğinde altı boş duruyor. Dediğim gibi limanların açılması konusu ilk bakışta cazip gelebilir. Ambargolar kalkacak diye ihraç yolları açılacak gibi görünüyor fakat biz zaten şu anda ürettiklerimizi standarta uygunsa ihraç edebiliyoruz. Limanlar açıldı diyelim, neyi ihraç edebileceğiz açılır açılmaz?

Gerek hava gerekse deniz limanlarının ilk günden açılması zaten fiilen mümkün değildir. Bizim şu anda limanlarımızın durumu ortada. Olası bir açılımda turistler kruvazör gemilerle gelecek evet bu güzel ama bizim ne Girne ne de Mağusa limanımız Kruvazör gemilerini ağırlayamaz, yapıları uygun değildir. Bir anda 3 bin turist inecek ve siz en fazla 45 dakika içinde bu turistleri o limanlardan çıkarmak zorundasınız sonra da onları lüks otobüslerle gidecekleri yerlere ulaştırmalısınız, nasıl olacak bu? İlk günden fiiliyata imkânsızdır. En iyi ihtimalle en hızlı şekilde çalışılırsa çok iyi şekilde belki 2 yıl içerisinde buna hazır hale geliriz ama bunun için de şu anda bir finans yoktur. Bir kruvazör geminin durabileceği limanın derinliği en az 20 metre olmalıdır. En fazla 8 saat durur bir yerde. Sizce mümkün mü bu şu anda? Bir kere bu standartı yakalamak için kaynak ve zaman lazım. İlk günden açıldık diyelim, bu durumda açıldık da ne oldu? Dahası bilgisayar sistemine geçilmeli ama biz daha bunu bile başaramadık.

Soru: İki ayrı bölge ve 2 ayrı yönetim olacağına göre Kuzeydeki limanları ve otelleri Kıbrıslı Türklerin yönetmesi gerekmiyor mu? 

Çerkez: Başında bu iş böyleydi ama şu anda nedir durum bilmiyoruz. Larnaka ve Ercan’ı Federal Devlet mi çalıştırılacak. Federal Devlet’teki karar mekanizmaları da önem arz eder. Kimler olacak. Deniz ve Kara Limanlarını kim işletecek? Örneğin Federal Devlette bir daire mi kurulacak? Peki, bu dairenin çalışanı ve yönetimi çoğunluğa göre mi olacak? Çoğunluğa göre yapılacaksa Rumların kararları geçerli olacak demektir. Neticede bizim müzakere ekibinin bu kadar tavizkar olacağına inanmak istemem. Biz gidip de Limasol Limanı’nın yönetimine nasıl ortak olacağız, kendi tarafımızda dahi olsak bunun için personel teşkilatı nasıl olacak? Bunlar hep önemli detaylardır.”

Aktığ: Tanımlar doğru yapılmalı 

“Merkezi Hükümet konusunda tanımların doğru yapılması gerekir. Net açıklanması gerekiyor Federal Devlet konusunda daha açık olunmalıdır. Ama ben Sn. Cumhurbaşkanı ve müzakere heyetine güvenirim ve bana göre destek vermemiz gerekmektedir. Ortaya çıkacak olan anlaşmada son nihai karar, bizim emniyet sübabımız referandumdur. Halk karar verecek, bu bizim için bir emniyet supabıdır. Bizim kendi bölgemizin içinde bulunduğu koşullar özel bir durumdur. Örneğin, turizm sektörü olarak turist bize yüzde 70 Türkiye’den gelir, çalışanlarımız da yüzde 70 oranında TC kökenlidir. Ana pazarımızdan dolayı Ercan ve deniz limanlarımıza bir ayrıcalık yapılması gerekmektedir ki şoka girmeyelim, aksi takdirde şoka gireriz. Biz bu hassasiyetlerimizi sayın cumhurbaşkanımıza da, müzakere heyetimize de bildirdik, hem sözlü hem de yazılı olarak. Bu nedenle güvenimiz tamdır.
Bulunacak çözüm, Kıbrıslı Türklerin de Kıbrıslı Rumların da sosyo – ekonomik  yapısını şoka uğratmayacak bir çözüm olmalıdır. Her iki halkın da yaşam standartlarını olumsuz yönde etkilememesi gerekmektedir. İleriye doğru AB standartları için yapılacak değişikler varsa da onlar da süreç içerisinde yapılmalıdır.”

Tolun: Yetkiler federal devlette olmalı 

“Limanlar ve gümrüklerin yönetimi bana göre de Federal Devlet’te olmalıdır. Her iki kurucu devlet kendi kafasına göre hareket etmez böylece. Gümrük ve limanların iki kurucu devleti de ortak kontrol noktasında olması sakıncalı değildir. Aksi takdirde her iki kurucu devlet de kendi kafasına göre kurallar koymaya başlar. Üstelik, Federal Devlet’te Türkler de olacak Rumlar da olacak, yönetim ortak yani. 

Böyle bir durumda her iki tarafta da uluslararası standartlara uyun birer deniz ve hava limanı olması gerekir ki, eşit olsun. Yönetim de Federal Devlet’te olacağından finansör de Federal Devlet olmalıdır bunun için. Belli bir yıl ayrılır ve yıllar içinde Kuzey’e de uluslararası standartta uygun limanlar yapılır. Ama kapatılması yanlıştır yapılana kadar mevcut kullanılmalıdır. 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.