1. YAZARLAR

  2. Gürdal Hüdaoğlu

  3. Lağım denizi, çöp dağı
Gürdal Hüdaoğlu

Gürdal Hüdaoğlu

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Lağım denizi, çöp dağı

A+A-

Alışılageldik, sıradan çevre haberlerinden biri:

Turizm, Çevre ve Kültür Bakanlığı, 2011 Çevre Yılı etkinlikleri çerçevesinde Akdeniz sahili ile Lapta’da temizlik kampanyası gerçekleştirmiş. Kampanya çerçevesinde Güzelyurt Kurtuluş Lisesi’nden 100 kadar öğrenci çöp toplamış.

Öğrencileri izleyen bakan Ünal Üstel, yaz mevsimi geldiği için sahillerin temizliğine hız verdiklerini açıklamış. Bakan, ana hedeflerinin “çevre bilinci oluşturmak” olduğunu belirtmiş.

Eski Çevre Bakanı Kemal Dürüst, 2011’in Çevre Yılı olarak ilan edildiğini açıklarken, bu kararı “dönüm noktası” olarak nitelemişti. Dürüst’e göre de “halkın çevre bilincini artırmak şart”tı.

Çevre Bakanlığı’nın, Çevre Yılı’na yüklediği anlam size de sorunlu gelmiyor mu? “Çocukları eğitelim”, “yerlere çöp atmayalım” ya da “aman turistlere mahcup olmayalım” türü lafları sıralayınca, ülkenin çevre sorunlarına bütünlüklü olarak mı bakmış oluruz?

Çevre konusunda toplumsal duyarsızlık olduğu doğru… Gerçekten de insanların evleri dışında bir yeri pek önemsediği yok. Şehirler, köyler, yollar, refüjler, piknik alanları ve sahiller son derece pis. Bu bilinç, özen ve insaniyet noksanı ciddi bir sorun. Bu sorunu aşmak için eğitim çalışmalarına da ihtiyaç var, iltimassız ceza uygulamalarına da...

Fakat Kuzey Kıbrıs’ın “çevre sorunu”, yere atılan çer çöpten daha büyük. “Çevre Yılı” ilan etmiş bir Çevre Bakanlığı’nın, çocuklara sahilde poşet toplatmadan önce yapması gereken daha acil işleri var.

Nice köy ve şehir lağıma batmış durumda. Buralarda derelere ve tarlalara boşaltılan kanalizasyon atıkları yüzünden hayat çekilmez hale geldi. Dayanılmaz koku ve sinek istilası insanları canından bezdirdi.

Mesela merak ediyorum; lağım sularını senelerdir borularla ve vidanjörlerle köyün deresine boşaltan Alayköy Belediyesi bugüne kadar herhangi bir Çevre Bakanı tarafından ikaz edildi mi? Geçelim eski yılları… “Çevre Yılı” 2011’de bakanlığın ajandasında acaba Alayköy için ne var?

Ülkenin çevreyle ilgili kronikleşmiş sorunu çok. Örneğin Dikmen’le sembolleşen ama Lefke’den İskele’ye kadar aslında her yerin ciğerini yakıp kavuran çöplükler… Çöp alanlarının ıslahı konusunda o kadar çok vaat boş çıktı ki, artık “halledeceğiz” türü her beyan vatandaş tarafından anında “çöpe atılıyor.”

Çevre sorunlarını çözmek için keşke her yaz girişinde liselilere sahili temizletmek yetseydi. Hele sorunun kaynağı sadece “duyarsız vatandaş” olsaydı işimiz daha da kolaylaşırdı…

Yetkililer suçu vatandaşın üstüne yıktı. İyi de kendileri lağım denizi ve çöp dağı sorununu çözmek için ne yapıyorlar?

Tarımda kullanılan kanserojen kimyasallar konusu kaç Bakanlar Kurulu toplantısında gündeme geldi? Tarım Bakanı, ülkede yetiştirilen ürünlerde ilaç kalıntısı denetimi yapılmadığını açıklayınca Çevre Bakanı ne yaptı?

Bakanlık Lefkoşa ve Girne’yi çıldırtan gürültü lobisine karşı neden aciz? Ya şu dağları oyanları bilinçlendirmek için de hazırda bir broşür var mıdır?

Son bir soru: “Çocuklar sakın yere çöp atmayın, yoksa turist gelmez” demekten ibaret bir çevre politikası, işe yarayabilir mi?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.