1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Languacı muhabir…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Languacı muhabir…

A+A-

“Kıbrıslıtürkler” deyip başlamak istedim…

Olmadı…

“Aslında” ile başlamak…

Beğenmedim.

“Etrafımızdaki petrol…”

“Biden geldi, Eroğlu “ııh”” dedi…

Yok, yok yok.

Böcekler, çiçekler, yağacak yağmurlardan başlayıp, karpuz üretimine girsem…

Elyelier kızabilir…

Gördüğünüz gibi…

Ada küçük, derdi büyük.

Nereye el atsak sorunla başlamamız gerekir.

Sorunlar dağ gibi.

“Dağlar…”

Evet, dağlarla başlamak en iyisi.

Hele o dağlar delinmiş ve delinen dağların altında mağaralar gizliyse…

Ömer Muhtar yazmıştı geçenlerde.

Köylerinde mağara bulundu.

Turistleri bekliyor Muhtar’ım…

Fotoğraflarından da, büyük ve güzel mağara olduğu anlaşılıyor.

Bir gün sırf Muhtarı görmek için o mağarayı bahane edeceğim ya…

Evet, mağaraya girmeden önce çok sorunlarımız var, demiştim…

Çok sorunlarımız var ve bizler sorunlarımızı çözmek için uğraş vereceğimize…

Bakın nelerle uğraşıyoruz.

Elinde mikrofon, sokakları geziyor muhabir.

Hiç görmemiş gibi languacıklara bakıp,  “Aaa” der, oraları fokuslar…

Languacıklarda biriken yağmur sularını gösterir, “Lağım akıyor, belediye bakıyor” yakıştırmasında bulunur.

Sonra dönüp, dolaşıp, sokaklarda oynayan çocuklara yanaşır.

Onların gülücüklerini propagandasında kullanır…

“Çocuklar lağımda hasta olabilirler” diye hayretlerini dile getirir…

Seçim çalışmalarının bir değişik şekli olduğunu az sonra anlıyorum…

Ve biliyorum…

O, patronunun dediklerini harfiyen uygular.

Ya patron adaydır ya patronun bir yakını…

Misyon mu dersiniz, görev mi?

Zaten çok da önemli değil…

Ama yine de olay nedir diye bakmak lazım.

Çünkü sorunları çok bu memlekette televizyonlar, gündemlerinde başka bir şey yokmuş gibi,  languacıkların peşine düştüler.

Peki, ne değişti dünden bugüne?

Yoğunduk hani?

Yok, ABD devrede, yok Davutoğlu, “halledeceğiz inşallah” dedi…

Yok, Anastasiadis bir adım önde olmaya çalışır.

Yok, Talat üstüne vazife değilken bile görüşmeci gibi dalıyor meselenin özüne…

Hepsi bitti mi?

Gündemde sadece languacıklar mı var?

Muhabir eline almış mikrofonu, çöp kovalarını çekip duruyor…

Efendim çöp kovasının tekerleği kırık.

Languacıkardaki su pis…

Sokakta oynayan çocuklar hasta olabilir…

Sonuç?

Onun patronu belki de aday…

“Nereden başlasam” dedim.

Sorunları, başlıkları düşündüm.

Karşıma languacıklarla uğraşan ve languacıklardan patrona pay çıkartmaya çalışan muhabir çıktı…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.