1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. LEFKOŞA DIŞINDA NELER VARMIŞ…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

LEFKOŞA DIŞINDA NELER VARMIŞ…

A+A-

Her gelişim Lefkoşa’da başlar, Lefkoşa’da biterdi.

Bu sefer değişiklik yaptım.

Zodya’ya gidemedim ama Lefke, Ksero, Girne, Omorfo ve Mağusa kentlerini dolaştım Lefkoşa yerine…

Gezdiğim yerlerde insanların arasına girdim, gittiğim her yerde onlarla konuştum.

Tarlalarını gezdim, ürünleri ne diye baktım.

Kahvehanelerinde kahve içtim, meyhanelerinde demlendim.

Kıbrıs mezelerini tattım.

Önceleri Lefkoşa’da arkadaşlara giderdim.

Beraber bara uğrayıp bira içerdik.

Çarşıya geçer bandabuliya ne durumda bakardım.

Alışveriş yapmasını sevmem ama esnafın dertleri beni ilgilendirir, onlarla dertleşirdim.

Meclisten bir tur atardım.

Tanıdık arkadaşlara selam verirdim.

Bu sefer Lefkoşa’ya hiç gitmedim.

Hatta gazeteme bile…

Ali Osman’la turlamadık bu sefer.

Kahvesini içmedim.

Takılmadım oradakilere.

İçimden de gelmedi Lefkoşa’ya merhaba demek…

Zaten vaktim de yoktu.

1974 öncesinde birkaç kereden fazla yolum düşmeyen kente gitmemek de olurmuş meğer.

Bir daha anladım ki güya başkent ama olmasa da olurmuş.

Doğrusu eksiklik de hissetmedim.

Elbette sevdiklerim var orada.

Elbette özlediklerime bir selam çakıp, onları kucaklamak istedim.

Her gelişte oradan geçmem de bundandır.

Onun haricinde başkente gitmemek bir şey kaybettirmiyormuş.

Memleket elden gidiyor, neyi kaybediyoruz gidip görmek lazım dedim, turladım.

Sahillere göz attım mesela.

CMC’nin pisliği hala Ksero’da etkili.

Petrol sızıntısının kalıntıları hala çıkıyor karşınıza.

Dağların giderek ufalanması ne acı…

Orman diye bildiğimiz yerlerin birer makiliğe dönüşmesi.

Şeftali kebapların tüttüğü yerlerde lahmacun kokularının doldurması…

Geniş tarlaların ortalarından asfalt geçirilmesi…

Su getireceğiz diye var olan barajın etrafında ağaç bırakmamaları.

Sadece Lefkoşa’ya bakarak göremezsin bunları…

Bu sefer içine girmemekle iyi yaptım galiba.

Deniz kıyısında, neresi olduğu önemli değil, bir otele gittim.

Sahibiyle bira içtim.

Sorunları sorguladım.

-Müşteri yok, dedi.

Ödemelerden dem vurdu.

Tesisi gezdim Antalya’da öylesi yoktu.

Arkamdan seslendi, ”Bir sürü yandaşa otel yapsınlar diye bedavadan arazi verirler, bizim birikimlerimiz burada atıl duruyor”.

Zodya’ya gidemedim ama Lefke, Ksero, Girne, Omorfo ve Mağusa kentlerini dolaştım, insanların arasına girdim, onlarla konuştum.

Meğer Lefkoşa’dan başlayıp Lefkoşa’da bitirmekler memleket gezilmiyor.

Memleketin derdi nedir bilinmiyor.

Memlekette bu kadar sorun varken biz sadece TOMA’ya bakıp gelmeli mi gelmemeli mi tartışıyoruz.

Oysa Lefkoşa dışında neler varmış. 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.