1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Lefkoşa’nın çöpleri…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Lefkoşa’nın çöpleri…

A+A-

Benim bu satırları yazdığım günün erken saatlerinde Belediye Emekçileri Sendikası’nın başlattığı grev henüz kaldırılmış değildir. Yapılan görüşmelerde sadece temizlik bölümünün devreye girmesinde uzlaşıldı. Pazar gecesi on gündür biriken çöplerin toplanmasına başlandı. Gerçi genel grev geçen salı başlatılmıştı. Ama temizlik bölümü greve bu tarihten önce sokulduğundan gittikçe biriken çöplerin ihmali on günlük bir süreye yayıldı.
  
“Mikado’nun Çöpleri” diye ünlü bir tiyatro klasiği var. Fiziksel ve ruhsal kirlenmeyi anlatan bir tiyatro başyapıtı... İşte bu oyunun bir versiyonu son günlerde Lefkoşa’da oynandı. Sadece kentsel ve fiziksel kirlenmenin değil, ruhsal kirlenmenin de ülkemizi nerelere sürüklediğini ürpererek gözlemledik. Versiyonun adı, “Lefkoşa’nın Çöpleri.”
  
“Belediyelerin görevi sadece çöp toplamak değildir” tümcesi, yerel yönetimlerin çağdaş kentsel yaşama olan sorumluluğunu anımsatma adına sık sık kullanılan söylemdir. Ne ki, Lefkoşa belediye çalışanlarının grevi dolayısıyla çöpler on gün boyunca toplanmayınca, bu eylem çilekeş başkentimizin tümden çöplüğe dönüşmesine yetti. Böylece çöp toplamanın belediyelerin en öncelikli ve en önemli görevlerinden biri olduğunu hepimiz duyumsadık.
  
Çünkü bu olay toplumsal sağlıkla, hijyenle, kentsel estetikle doğrudan doğruya ilgili. Ürettiği çöpler içinde boğulan bir başkent, diğer devinimlerini sağlıklı biçimde yerine getiremez. Her devinime cıvık ve hoyrat bir kirlenmenin iğrençliği ve bundan kaynaklanan moralsizlik bulaşır.    
  
Çağdaş yaşamda belediyesizlik sineye çekilebilecek bir durum değildir. Hele yaşayan, üreten ve tüketen bir başkentte çöplerin günlerce orta yerde bırakılması, dehşet verici bir olaydır. Uzmanlar başkentteki kirlenmenin ihmal edilmesi halinde salgın hastalıkların, haşere patlamasının ve başa çıkılması zor hijyenik sorunların oluşmasının kaçınılmazlığına vurgu yaptılar. Bu uyarı, grev kaldırılsın ya da kaldırılmasın tüm zamanlar için geçerli.
  
Çöp yığınlarının ve bu yığınların ayrışarak her yana dağılmaya başlamasının Lefkoşa’yı nasıl bir manzaraya bürüdüğünü ürpererek gözlemledik. Lefkoşa zaten çevre sorunlarını aşamamış, olağanüstü kirletilen bir kent. Grev darbesiyle gelen bu kirlenme çevresel sorunlara daha bir boyut kazandırdı. Rüzgârın da etkisiyle oraya buraya dağılan çöpleri toplayabilmek kolay olmayacak.
  
Acıdır ki, Lefkoşa’nın ana caddeleri dışında belediyenin seyyar çöpçü ekiplerini görebilmek mümkün değildir. Bu genel kirlenmeden sonra Lefkoşa’nın kıyı bucağının, arka sokaklarının, boş ve bakımsız arsalarının vay haline!..    
  
Geçen temmuz ayından başlayarak 2011’in son ayına dek belediyelerimizi KIBRIS ekibi olarak gezer ve incelemelerimizi yaparken, yerel yönetimlerimize dair önemli gözlemler edindik. Belediyelerimizin genellikle parasal sorunları yüzünden çok zor durumda oldukları ve çoğunun iflas batağına saplandığı, o gözlemlerimizin önde geleniydi.
  
Dilerim Lefkoşa’da yaşanmakta olan bu acı deneyimden sonra 8 ay boyunca KIBRIS sayfalarında yayımladığımız röportajlar ve yorumlar daha büyük bir dikkatle gözden geçirilir. Belediyelere can simidi atacak devletsel bir anlayış içine girilmeli.
  
İşte Büyükkonuk Belediyesi’ndeki rahatsızlıkların ve bölgeyi sarsan eylemlerin yankısı daha bitmeden ülkemizin en büyük belediyesine sahip olan Lefkoşa da, belediye emekçilerinin direnişe geçmesiyle sarsıldı.
  
Belediyelerimizin büyük çoğunluğu sosyal sigorta, ihtiyat sandığı ve elektrik gibi borçlarını ödeyemeyecek duruma gelmişlerse ve ödeme zorlukları artık maaşlara da yansımaya başlamışsa, artık her ilgilinin şapkasını önüne koyarak ciddiyetle düşünmesi ve çare araması gerekir. Çünkü yaşanmakta olanlar, önümüzdeki dönemlerde yerel yönetim alanlarımızı çok daha büyük sorunların beklediğinin işaretidir.
  
Yerel yönetim alanlarında yaşayan insanlar eğer mutsuz ve tedirginseler, bu olumsuzluğun etkileri kuşkusuz ki devlete de, hükümete de uzanır. Yaşam alanı içinde belediye hizmetlerini alamayan ve mutsuz edilen insanlar ülkedeki özgür iradenin ta kendisidir. Bu özgür iradenin duygu ve kanaatleri seçimlerde mutlaka sandığa da yansır.    

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.