1. YAZARLAR

  2. Gökhan Altıner

  3. Lefkoşa’nın yanında üç bin nüfuslu bir taşra
Gökhan Altıner

Gökhan Altıner

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Lefkoşa’nın yanında üç bin nüfuslu bir taşra

A+A-

Savaşın ardından Rumlar Haspolatı terk ederken sanırım lanetleyip öyle kaçtılar. Kendimi bildim bileli Haspolat ne köy olmuştur ne kasaba. Makus mu derler, evet sanırım makus derler, makus bir talihi vardır. Ya da bir diğer değişle hayır etmeyen hacılardan oluşan bir köydür.

Elektrik hiçbir yerde kesilmezse Haspolat’ta kesilir, yangın pek az yerde çıkarsa Haspolat’ta daha fazla çıkar. Nüfusun yapısı çoktan değişmiştir. Zaman zaman dostlara uğramak için bende Haspolat’a  uğrarım.  Kıbrıslı-Türkiyeli ayrımı pek kesin yapılan yerleşim yerleri arasındadır.

Bu köyde Kıbrıslılar Türkiyelileri genelde sevmez. Sevmemesinin temel nedenlerinden biri de köyün ağırlıklı nüfusunun işçilerden oluşmasıdır ki bu keskin bir kültür farklılığını getirir. Hani Türkiyeli kelimesini kullanıyorum ama bundan kastım Kürt ailelerdir.

Maalesef kötü alışkanlıklara sahip olması kürt işçi ailelerinin içlerinde iyi karaktere sahip olanları da gölgede bırakmaktadır. Şimdi hamaset falan yapmamı kimse beklemesin benden, ben gerçekleri yazıyorum.

Eğer gürültü yapan bazı gençlere kızarsanız sabah kalktığınızda arabanızı çizilmiş ya da hayvanlarınızı zehirlenmiş bulabilirsiniz. Şaka yapmıyorum; Haspolat böyle bir yer dostlar. İnanmazsanız gidip orada yaşayanlara sorun. Tabii bunu tüm Haspolata yönelik söyleyemeyiz. Mevcut gençlerin köyü terk etmemesi için geçtiğimiz hafta arsa dağıtımı yapıldı. Bu arsa dağıtımına yönelik şikayet tablosu kabarık.  Haspolat Muhtarı Cemal İnangil ile önceki gün karşılaşınca bu konuyu kendisine sordum; verdiği cevaplar bana göre tatminkardı. Tabii iki tarafı da iyice dinlemek lazım.

Bununda ötesinde bu tür arsa dağıtım işlerinde mutlaka tartışmalar ve partizanlık yapılır. Bu her dönem yaşanır; az ya da çok. Ama İnangil’in anlatmasına göre malı olup tekrar mal isteyenlerinde sayısı az değilmiş.

Lefkoşa’nın hemen yanı başında hak ettiği değeri bulamayan Haspolat, Lefkoşa Belediyesi’nde yaşanan krizden de payını almış durumda. Aslında kendi belediyesini ilan edebilecek yapıya sahip bir köy iken başka bir belediyeye bağlı olması, üstelik sanayi bölgesi barındıran, hala göç alan bir yer olmasına karşın inanılmaz talihsizlikler ve haksızlıklar yaşamaktadır.

ÜÇ BİN NÜFUSU VAR AMA BELEDİYESİ YOK

Evet, Haspolat’ın başka yaşadığı haksızlık da Üç binin üzerinde bir nüfusa sahip olmasına karşın hala bir belediyesinin olmayışı. Örneğin dün bir yangın yaşandı.Muhtar Cemal İnangil ile konuştum;  “kendi belediyemiz ve imkanlarımız olsaydı yangını daha kolay kontrol altına alırdık. Az kalsın köy yanıyordu” dedi. Bildiğiniz gibi İki binin üzerindeki yerleşim birimleri artık köy değil kasaba olarak kabul edilir. Muhtara katılmamak elde değil. Sürekli göç alan bir kasabayı hala muhtarlıkla yönetmeye kalkarsanız, ne gelişir ne de modernleşir. Aksine kalitesi düşük, kaçak insanların barındığı bir yer olur çıkar.

CTP Hükümeti döneminde köyler büyük belediyelere bağlandı. Bunun artıları olduğu gibi eksileri de oldu. İşte Haspolat, Rumdan miras bulduğu ama kaybetmek üzere olduğu sanayisiyle ve hala hak ettiği hizmeti alamayan yapısıyla Lefkoşa’nın yanı başında bir taşradan farksız yaşamaya devam ediyor. Hükümet Belediyelere bir daha el atmalı.

******************

KUMBARACI NE ZAMAN MÜDÜR OLUYOR?

TAK ajansı her ne kadar eleştirilse de meslektaşlarımız ellerinden gelenin fazlasını üreterek çalışıyor orada. Hatta çok kıymetli gazeteciler barındırır içinde. Selim Kumbaracı şimdilik TAK’ın Müdür vekilliğini sürdürüyor. Henüz Müdürlüğe ataması gerçekleşmemiş. İnşallah olur hayırlısıyla yakışır, yalnız TAK’ın telefon mesajlarına geçilen haberlerin % 70’i hep Cumhurbaşkanı Eroğlu’yla ilgili haberler, bu da gözümden kaçmadı Sn Kumbaracı haberin olsun. İşi sağlama bağladın anladığım kadarıyla.

****************

ÖZERSAY’I NAMİ’NİN AHI MI TUTTU?

İkinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın özel temsilcisi Özdil Nami ile Cumhurbaşkanı Eroğlu’nun temsilcisi Kudret Özersay’ın kanları bir kazanda kaynamaz. Bunu herkes bilir. Twitter’da yaptıkları sözlü savaşlar filmlere konu olacak niteliktedir. Kudret Özersay’ın 1 Temmuz sonrasında görev bırakacağını sürekli duyuyoruz ancak Sn Eroğlu kendisini  bu hafta görevden almaza. Herkes Nami’nin Özersay’a ettiği ahlar fena tuttu diyor. Eee kim olacak yeni temsilci?

*****************

KURULTAY’A SESSİZLİK HAKİM

Aralık ayında gerçekleşecek UBP Kurultayına yönelik kamuoyunda hareketli birkaç hafta yaşanmasının ardından bir anda sessizlik oluştu. Herkes Haziran ayı sonuna kadar adayların kendilerini deşifre edeceğini  söylüyor. Bu sessizliği ben açıkçası buna yoruyorum. Artık kim kimin yanında ortaya çıksın değil mi?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.