1. YAZARLAR

  2. Çiğdem Dürüst

  3. Lefkoşa'ya yepyeni bir anıt
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

Star Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Lefkoşa'ya yepyeni bir anıt

A+A-

Haberim yoktu! Lefkoşa’ya yeni bir “Kültür Sanat Anıtı” kazandırılmış!

Bravo!

İşte kültüre ve sanata verilen değerin tam manası ile taçlandırılması diye ben buna derim!

Duyuyor gibiyim seslerinizi: “Nerede bu anıt?” diye sorguladığınız.

Hepinizin çok iyi bildiği bir yerde…

Lefkoşa’nın merkezinde. Lefkoşa’ya gelen herkesin en az bir defa önünden geçtiği bir yerde.

Terminalin tam yanında…

Lefkoşa Belediye Sarayı’nın tam arkasında!

Hala anlamamış olanlar için daha ayrıntılı anlatayım: Yıllardır bitirilemeyen, incir ipine dönmüş şu kültür ve sanat sarayı olacağı vaatleri yüzlerce kez art arda dizilmiş ihtişamlı inşaat var ya!

Hani TC Elçiliği’nin elinde parasının hazır olduğu söylenen, ama güvenilir bir yönetim dışında bu parayı serbest bırakmayacağına dair dedikoduların ortalıkta kol gezdiği bina!

Eğer hala anlamamışsanız diye:

Hani dün zavallı Belediye sanatçılarının 27 Mart Dünya Tiyatro Günü sebebiyle önünde basın toplantısı düzenledikleri, etrafında otlardan koruma alanı kurulmuş, inşaat görüntüsünün yakında atıl bir yıkıntıya dönüşmek üzere olduğu kıymetli yatırım!

İşte “O”!

Lefkoşa’nın heybetli Kültür Sanat Sarayı!

Her şeyiyle, Kuzey Kıbrıs’ta, devletin ve başkent belediyesinin kültürüne ve sanatına, sanatçılarına ve kültür sanat etkinliklerine verdiği değeri yansıtan tasarımı ile bence bir dünya harikası!

Çünkü başka hiçbir kimse, hiç bir toplum veya devlet, sanatının ve kültürünün atıl vaziyetinin sergilenmesi için bu kadar büyük mekânlar ve kaynaklar ayıramaz!

Kültürün ve sanatın hazin halini bu kadar incelikli bir biçimde sergileyemez!

Emeği geçen herkese teşekkürü borç biliriz!

***

Yukarıdaki ironiye kulak asın lütfen!

Değerlendirin!

Lefkoşa Belediyesi sanatçılarının çırpınışlarına da kulak verin!

Onların sanatı para için yapmadıklarını, sanatlarını zevkle yaptıklarını duyacak ve anlayacaksınız!

Aylardır doğru düzgün ödenmeyen, yıllardır sosyal güvenlikten yoksun çalışmaya mahkum edilen tüm emekçiler gibi onlar da mağdur.

Fakat mağduriyetlerini bir çırpınış ile anlatıyor, sergiliyorlar. Sanatımızı ve kültürümüzü, topluma fayda sağlayacak bir şekilde işlevselleştirmek için çırpınıyor, sanatın ve kültürel etkinliklerin topluma sağlayacağı faydalardan toplumun mahrum kalmaması için ısrarcı davranıyorlar!

Susmuyorlar!

“Ne halleri varsa görsünler!” demiyorlar.

“O zaman ben de rahatıma bakar, yan gelir yatarım!” demiyorlar.

“O halde ben de sanatımı sanatçı dostlarımla, entelektüel ortamlarda, geniş halk kitlelerine ulaşmaktan yoksun mekanlarda icra eder, kendimi tatmin ederim!” demiyorlar.

Kimilerine göre bunlar bir avuç saf!

Kimilerine göre de şovmen belki de!

Bana göre hepsi birer kahraman! Çünkü sanatı topluma mal etmek, sanat olmadan bir toplumun da olamayacağının ısrarla anlatmaya çalışan ve bu uğurda ayak direyen onurlu insanlar!

Bir avuç sorumluluk sahibi kişi!

Ya da bir elin beş parmağını geçmeyecek kadar assopik!

***

KKTC daha 40 fırın ekmek ister:

Ne için mi?

Kültür sanat politikası oluşturmak için!

Kültür sanat politikalarını geliştirmek için iletişim ağları oluşturmak için!

Kültür ve sanat dökümantasyonumuzu oluşturmak için!

Kıbrıslı sanata, Kıbrıs Türk sanatı ve kültürünü markalaştıracak girişimleri yapmak için!

Halka, herkese kültür ve sanat zevkini yaşatacak ortamları yaratmak, etkinliklere ulaşma imkânını sağlamak, kolaylaştırmak için!

Kültür politikası ve kültür politikalarının yönetimi alanında eğitim ve araştırma yapılabilecek bir uzman havuzu oluşturmak, teorik ve pratik temelli bilgilerle sanatı üretmek, kültürü yaşatmak için!

Ve daha kolay ve ucuz imkânlar ile yaratılabilecek onlarca zenginlikleri için!

KKTC 40 fırın daha ekmek ister!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.