1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. LİDERLERİ OLSAYDI…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

LİDERLERİ OLSAYDI…

A+A-

Unkapanı Köprüsü’nü balıkçılara bakıp fotoğraf çekerek geçtim.

Tarlabaşı’ndan yukarıya doğru ilerlerken, yukarıdan aşağıya gelenleri gördüm.

Ortalık sessizdi hala.

Sordum dönenlere, ”Durumlar”.

Bir tanesi cevap verdi, “Ne olacak abi, halk gazı yedi mi dağılıyor. Kitle olarak tutunamıyoruz. Polis engelliyor.”

İlerledim.

İlerledikçe yolun solunda kalabalık giderek artıyordu.

Yola barikat kurdular.

Slogan attılar.

“Her yer Taksim her yer direniş…”

Etrafta polis de TOMA da yoktu.

Devam ettim biraz sonra yürüyenler daha ileriye bir barikat daha kurdular.

Yine slogan attılar, “Bu daha başlangıç”.

Kitleyi geçtim.

TRT binasının olduğu yeri az ilerisinde, Ömer Hayyam Caddesi’nde eylemcilere doğru panzer gördüm; arkasında çok sayıda coplu, silahlı polis.

Geri döndüm.

Polislerin arkasından ilerledim.

Hızlıydılar.

Gaz bombaları attılar.

Kalabalık dağıldı.

Sonra yine toplandılar, yine gaz bombası…

Yine dağıldılar.

Pera Palas Otelinin yanına çıktım.

Birkaç gazeteci oradaydı.

-Durumlar...

-Görüyorsun, dediler.

-?

-Dikkat et kartın yoksa gazı yersin, bize kart varken bile sıktılar.

Tam o anda akrep geldi, üstümüze gaz silahını doğrulttu, basın kartlarını gösterdik, geçti, gitti.

Arkasından sokak aralarından göstericiler sağa sola kaçıştılar.

Bir grubun yanına gittim.

-Nereye kadar, diye sordum.

-Abi, dedi, biz daha kalabalığız. Onlar kovalayacak biz kaçacağız.

Bu arada arkadaşlarına seslendi,” Sakın taş atmayın, bizimki pasif eylem”.

-Sonra?

-Polisleri pert edene kadar devam edeceğiz.

 -Jandarma devreye girerse?

-Fark etmez, dediği anda bir yerlerden gaz bombası atıldı, kaçtılar…

Ben de kaçtım ama etkilendim yine de…

Tam oradaki eski handan yaşlıca bir adam çıktı.

Gözleri gazdan yaşarmış, öksürüyordu…

Polislere, “Utanın be” dedi “niye atıyorsunuz benim gibi adama… 800 TL’ye yaşamaya çalışan bir işçiyim burada”.

Yaklaştım, fotoğrafını çektim…

-Ben eski devrimcilerden “… … Hasan”, dedi…

Eski eylemlerinden bahsetti.

Geçmiş olsun dedim, gözlerim gazdan yaşlı, boğazımda yanmalarla.

Sonra İstiklâl Cadesi’ne girdim.

Her taraf polis kaynıyordu.

Ancak her sokaktan eylemciler dalıp çıkıyorlardı.

Onlar daldı, polis sıktı.

Eylemcilerin lideri yoktu…

Taksim Meydanı’nda olay yoktu çünkü polis tüm girişleri tutmuştu.

Akşam 20.00’ye kadar izledim onları.

Dönerken İstiklâl Caddesi’nden geçtim.

Polis eylemcinin dediği gibi yorgunluktan bitmişti.

Eylemcilerse dağınıktılar…

Bir görünüp bir kayboluyorlardı.

İçimden, “liderleri olsaydı” dedim, yürüdüm.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.