1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Lira’nın değer kaybı
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Lira’nın değer kaybı

A+A-

Türk Lira’sının son günlerde yabancı paralar karşısındaki değer kaybı, KKTC’de tüm kesimlerce endişe ile izlenmektedir. TL KKTC’nin kendi parası olmadığı için, TL’nin yabancı paralar karşısında değer yitirmesini KKTC makamları sadece seyrediyorlar. İçsel ve dışsal etkilerle yabancı paralar TL karşısında rekor üzerine rekor tazelerken, paranın sahibi TC Merkez Bankası, iç ve dış etkilere karşı önlem almakta aciz kalmaktadır. Bilhassa içte gerek hükümet gerekse de cumhurbaşkanının faizin düşürülmesi için yaptığı baskılar, diğer yandan Amerikan Merkez Bankası (FED’in) yaz başlarında faiz artırımına gidebileceği sinyalleri vermesiyle TL dolar karşısında sürekli değer kaybına uğramaktadır. Aslında FED’in açıklamaları ile gelişmekte olan ülke paraları da dolar karşısında değer kaybetmektedir. Ancak içsel siyasi nedenlerle Türk Lirası diğer gelişmekte olan ülke paralarına karşı dolar karşısında daha fazla değer kaybına uğramaktadır.

                                         ***

TL’nin içsel siyasi nedenlerle değer kaybetmesinin esas nedeni yukarıda yazdığım gibi, hükümet ve c.başkanının faizlerin düşürülmesi için Merkez Bankası Başkanına yaptıkları baskıdır. TC Merkez Bankası Başkanı enflâsyon düşmeden faizleri düşürmek istememektedir. Ocak ve Şubat ayı enflâsyon rakamları beklentilerin üzerinde gelmesine rağmen, Merkez Bankası Başkanı baskılara fazla dayanamayıp, az da olsa politika faizi ile borç verme faizlerini düşürdü. Buna rağmen bankaların kredi ve mevduat faizlerinde düşüş yaşanmadı. CB Erdoğan büyümenin önünde engel olarak yüksek kredi faizlerini görmektedir. Hatta enflâsyonun da nedenini yüksek faizlere bağlamakta ve faizlerin düşmesi ile enflâsyonun da düşeceğini iddia etmektedir. Faizlerin düşmesiyle yatırımların artacağını, işsizliğin azalması yanında ekonominin de büyüyeceğini söylemektedir. Hazirandaki genel seçimlere yönelik ekonomik politikaları hayata geçirmeye çalışan Erdoğan’a karşı duran TC Merkez Başkanı, Erdoğan’nın hedefi haline gelmektedir. Böylece Erdoğan konuştukça sıcak para sahipleri TL’den dolara geçmekte ve Türkiye’yi terk etmektedirler. Geçtiğimiz günlerde TC finans sektöründeki TL mevduatlar 15 milyar azalırken, döviz mevduatlar ancak 2 milyar dolar artmıştır. TL Faizlerinin düşebileceği endişesi ile, daha çok sıcak para çıkışı olacaktır. Bu durumda TL’nın yabancı paralar karşısındaki değer kaybı devam ederken, Türkiye’nin ekonomik baş belâsı olan cari açığı da daha da büyüyecektir. Faizler sadece merkez bankalarının faizleri düşürmesiyle düşmez. Eğer CB Erdoğan Faizlerin düşmesini istiyorsa, munzam ve disponsibilite karşılıklarının düşürülmesiyle de faizlerin düşebileceğini bilmelidir. Böyle yapılınca bankaların satabilecekleri daha çok paraları olacağından, para maliyetleri azalacaktır. Böylece faizleri Merkez düşürmeden de bankalar düşürebilirler. Ayrıca Erdoğan ekonominin büyümesini istiyorsa, bugünkü mevcut faizleri düşürmeden de büyümeyi tetikleyebilir. Şöyleki yüksek Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ve KDV oranlarını da düşürerek yatırımları teşvik edebilir. Böylece Tüketim artacağından, üretim de de artacak, işsizlik azalırken ekonomi de büyüyecektir. Eğer Erdoğan konuşmaya devam ederse, TC Merkez Bankasının döviz satması da TL’nin değer kaybını önleyemeyecektir. Geriye Erdoğan’nın hiç istemediği faiz artışı çare olarak gündeme gelecektir. Bize gelince, seyirci konumundan çıkıp yapılabilecek ve halkın reel gelirindeki düşüşü azaltabilecek bazı önlemler alınabilir. Örneğin fonlarda yapılacak indirimle, gerek akaryakıtta, gerekse de ithâl gıdalarda ucuzluk yaratılabilir. Ayrıca artırılacak asgari ücret ve maaş artışlarıyle da, bireylerin satın alma güçleri bir nebze olsun korunabilir. Bu arada döviz karşılığı eğitim hizmeti veren özel okul ve üniversitelerin, döviz harçlarına sınırlama getirilebilir. Çünkü özel okul ve üniversiteler hizmetlerini döviz karşılığı satarken, tüm alımlarıyla tüm ücretlerini TL karşılığı yapmaktadır.  

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.