1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. Mağdur çocuklar tehdit altında
Mağdur çocuklar tehdit altında

Mağdur çocuklar tehdit altında

Detay Gazetesi’nin, cinsel istismar ve tecavüz mağduru çocuklar konusundaki yayınları sürüyor. İstismar ve tecavüz mağduru çocukların sistemin çarkları arasında aşağılayıcı bir süreçle karşı karşıya kalıyor.

A+A-

Rana Sarro

Detay Gazetesi’nin, cinsel istismar ve tecavüz mağduru çocuklar konusundaki yayınları sürüyor.  Çocukların yaşadığı mağduriyetin yasal süreç içerisinde defalarca tekrarlandığını gündeme getiren gazetemizin, ‘Devlet eliyle defalarca tecavüz’ başlıklı haberinin ardından, bu konuda uzman psikolog görüşlerine başvurduk.

Cinsel istismar ya da tecavüz mağduru çocukların, yasal süreçten ciddi şekilde zarar gördükleri vurgulanıyor. Mahkeme sürecinin istismar mağduru çocuklarda travmaya neden olduğuna dikkat çekiliyor.

Cinsel istismara veya tecavüze maruz kalan çocukların, yasal süreçte çok sayıda yetkili kişiye ifade vermek ve yaşadığı kötü olayı tekrar tekrar anlatmak zorunda kaldıklarına ve mağdur çocuklara aynı travmanın sürekli yaşatıldığına vurgu yapılıyor. Detay Gazetesine konuşan Klinik Psikolog Eşmen Tatlıcalı, istismar mağduru çocuklar üzerinde, yasal sürecin çok ciddi olumsuz etkisi olduğunu anlattı ve mahkeme sürecinin yanlışlığına dikkati çekti.

Bu süreçte istismar mağduru çocukların, yasalardan ötürü polis, basın- medya ve uzmanlar tarafından suiistimal edildiğine dikkati çeken Psikolog Tatlıcalı, sorgu aşamasında mağdur çocukların çok aşağılayıcı bir süreçten geçtiğini vurguladı.

“SÜREÇ YANLIŞ İŞLİYOR”

İstismar mağduru çocuklarla ilgili mahkeme sürecinde, çocukların yaşadıkları travmanın dikkate alınması gerektiğini kaydeden Tatlıcalı, “Yasal süreç, aslında, çocuğun suçlu olmadığını gösteren ve kendisini iyi hissetmesini sağlayan bir süreç olması gerekir. Çocuğa; ‘bana kötü bir şey yapıldı. Bunu üzerine ben değerliyim ve bir şeyler yapılıyor’ mesajını vermesi gerekiyor. Ancak bizim yasalarımızda, çocuklarımız bu mesajı almıyor, aksine kendini daha kötü hissettiren, aşağılattıran, rezil olmalarına neden olan bir süreç olarak algılanıyor” dedi.

“AYNI TRAVMA SÜREKLİ YAŞATILIYOR”

Bu tür vakalarda, mağdur çocukların, ilk etapta en güvendikleri kişiye, ardından polise, sosyal hizmet uzmanına, savcıya ve mahkemede de yaşadıkları olayı defalarca anlatmak zorunda kaldıklarını işaret eden Psikolog Eşmen Tatlıcalı, “çocukların sürekli aynı travmayı yaşamaları sağlanıyor. Tabi cinsel istismar durumunda adli tıp uzmanına da anlatmak durumunda bırakılıyorlar” diye konuştu.

“ÇOCUKLARA KENDİLERİNİ SUÇLU HİSSETTİRİLİYOR”

Bu tür vakalarda mağdur çocuklarla görüşmesi ve olayı kovuşturması gereken ekibin uzman olması gerektiği üzerinde duran Psikolog Tatlıcalı, “İstismara veya tecavüze uğrayan mağdur çocuklar için ağır gelen, utandıkları bir olayda, çocukla görüşen kişilerin yarısı uzman yarısı değildir. Her sosyal hizmet uzmanı, her psikolog, her polis ya da her doktor bu vakalarla çalışamaz. Çocuklara sergileyecekleri ters bir hareket bile, suçlanıldıkları, yanlış yaptıkları, ayıp bir şey yaptıkları hissine kaptırabiliyor” şeklinde konuştu.

“ÖNCESİNDE DE İSTİSMARCILAR SİNDİRİYOR”

İstismarcıların da çocukları, ‘sen de istedin, sen de suçlusun, sakın söyleme’ gibi tehditlerle sindirdiklerini de hatırlatan Psikolog Tatlıcalı, bu yargı sürecinde de çocukların, herkes tarafından kendilerini istediği gibi kullanabileceği ve suçlu oldukları mesajına maruz kaldıklarını vurguladı.

“ÇOK AŞAĞILAYICI BİR SÜREÇTEN GEÇİYORLAR”

Bu süreçte istismar mağduru çocukların, yasalardan ötürü polis, basın- medya ve uzmanlar tarafından suiistimal edildiğine dikkati çeken Psikolog Tatlıcalı, sorgu aşamasında mağdur çocukların çok aşağılayıcı bir süreçten geçtiğini anlattı ve şöyle konuştu:

“Bu çocuklarla görüşülecek bir yer yok. Ayrı odalar yok. Bir polis bu çocuğun psikolojisini ne kadar koruyabilir? Çocuğun o travmayı tekrar yaşamasına sebep olurlar. Örneğin babası tarafından tecavüze uğradığında, bu süreçte çocuklar evlerinden uzaklaştırılır ya da suçlu olduğu hissine kapılmasına neden olan davranışlar yapılıyor. Ben bu çocuklarla çok çalıştım, çocuk, ‘Bunu yarın kim öğrenecek? Okuldaki öğretmenlerim, arkadaşlarım öğrenecek mi? Bana bunun garantisini verebilir misiniz?’ diye soruyor. Yani ben suçluyum, ben ayıp bir şey yaptım, değersizim hissine kapılıyorlar. İnsanlara güvenlerini yitiriyorlar. Güven problemi, kendisini sevmeme, kendisinden nefret etme, suçluluk hissetme durumuna geliyorlar.”

CUMHURBAŞKANLIĞI’NDA ÇOCUK İZLEM MERKEZİ KURULUYOR

Yasaların çocuklara göre değiştirilmesi ve çocuk polisinin olması gerektiğine dikkati çeken Psikolog Tatlıcalı, bu alanda eğitilmiş uzmanların olması gerektiğini vurguladı. Cumhurbaşkanlığı’nda Çocuk İzlem Merkezi kurulmasının beklendiğini de aktaran Tatlıcalı, “çocuk polisinin olması, sosyal hizmet uzmanları eğitilmeli ve süreç gerektiği gibi yapılmalıdır. Cumhurbaşkanlığı’nda Çocuk İzlem Merkezi kuruluyor. İnşallah bu sistem bir an önce aktive olur. Yurtdışında çocuklar bir kez kameraya anlatıyor. Ondan sonra mahkemede o görüntü izleniyor ve çocuk mahkemede hakim karşısına çıkmak zorunda bırakılmıyor” dedi.

“KENDİSİNE TECAVÜZ EDEN ADAMLA YÜZYÜZE GETİRİLİYOR”

Mahkeme sürecinde duruşmalarda, istismar veya tecavüz mağduru çocukların, kendisine tecavüz eden şahısla yüz yüze bakmak zorunda kaldığına dikkatleri çeken Psikolog Tatlıcalı, “Adam dönüp çocuğun önünde, ‘o da istedi’ diyebiliyor. Düşünün bu, çocuk için ne kadar ağır bir süreçtir. Çocuklar böyle insanlarla karşı karşıya kalmak zorunda olmamalı. Tecavüz eden adam çocuğun gözünün içine bakıyor. Çocuk ise utancından yere bakıyor.”

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.