1. YAZARLAR

  2. Asst. Prof. Dr. Deniz İşçioğlu

  3. Mağusa Duvarlarını Yıktı
Asst. Prof. Dr. Deniz İşçioğlu

Asst. Prof. Dr. Deniz İşçioğlu

Bana Sorarsanız...
Yazarın Tüm Yazıları >

Mağusa Duvarlarını Yıktı

A+A-

Kentler tıpkı insanlar gibi özgür olmak isterler. Duvarlarını barındıran kentler hep özgürlük mücadelesi verirler. Duvarları ile ünlenen kentler vardır ve kent tarihçileri duvarların yıkılışını sayfalara sığdıramazlar. Anlatırlar da anlatırlar. Anlatmaktan da büyük bir haz alırlar. Kentlerde büyük bir gösterişle yerleşmiş duvarların siyasi, sosyal veya ekonomik bir amacı olabilir. Ama bu durum gerçeği değiştiremez. Kent duvarları hep bir korkuyu temsil ederler. Bir de bardağın diğer tarafından bakalım. Kent duvarları değil midir kentteki tüccarların menfaatlerini koruyan. Kent duvarları değil midir savaşları sonlandıran. Kent duvarları kenti ikiye ayıran. Bazen ağlatan bazen canını kurtaran. Hatta ve hatta kent duvarları kenti yeniden yaratan. Bazen ise kenti kentliye unutturan. Duvarlar bazen iyi sonuçlar doğursa da, özgürlüklerin önündeki en büyük engel olarak görülürler. Akıllardaki duvarlarla kent duvarları aslında birbirlerinden pek de farklı sayılmazlar. Engeller ve engellemeler hepsi bu.

Konuyu nereye getireceğim belli.  Mağusam kendi duvarlarını sonunda yıkmayı başardı. Kentin yüzü denizine  derinden bir merhaba dedi. Kentli yüzünü denize döndü. Tarihin tozlu sayfalarına baksak ne umutlarla, ne amaçlarla duvarların örüldüğünü görürüz. Kaç medeniyet görmüştür Mağusa Limanı ve kaç gemiye ev sahipliği yapmıştır. Kimbilir kaç farklı çeşit canlı barındırır, kaç kişinin ekmek teknesidir Mağusa Limanı. Bir kentte yerel yönetimle merkezi yönetimin el birliği içerisinde çalışıyor olması çok önemlidir. Kentli kendini güvende hisseder. Kamu çıkarlarının tersine kentte hiçbirşey yapılamaz, çünkü yaptırılmaz.

Mağusa halkı daha da duvarları istemiyordu. Ve artık bu durumu yüksek sesle söylemekten de geri kalmıyordu. Sivil toplum tüm gücü ile limanı kent ile buluşturmaya çalışıyordu. Deniz kenti Mağusa yıllarca denize sırtını dönmüştü. Deniz, evet kentte vardı, Liman vardı ama biz onlara ulaşamıyorduk. Kentlinin iradesi, sivil toplum ve siyasi irade bir oldu. Mağusa duvarlarını yıktı. Artık Mağusa daha bir özgür görünüyor. Kentlinin denize ve limana olan hasreti duvarların yıkılması ile son buluyor.

Bana sorarsanız, siyasi ve askeri sorumluluğu olmayan duvarları yıkmak gerek. Kentleri kendi özleri ile buluşturmak gerek. Özgürleştirmek gerek. Denizleri halka sunmak gerek çünkü onun gerçek sahipleri kentlilerdir. Başta duyarlı Mağusa halkına ve uygulamada emeği geçen tüm siyasi iradeye bir Mağusalı olarak teşekkürü bir borç bilirim. Bu kent hep iyiyi hep güzeli hak ediyor. Sürdürülebilir kentler yaratmak için ele ele vermek gerekir. Halkın siyasi iradeyi, siyasi iradenin de halkı desteklemesi gerekir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.