1. YAZARLAR

  2. Levent Özadam

  3. Mağusa gümrüğünde neler oluyor?
Levent Özadam

Levent Özadam

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Mağusa gümrüğünde neler oluyor?

A+A-

Sevgili okur size bir soru;

Eğer bir çiçek ithalatçısı adaya bir tır dolusu çiçek ve bitki getirir ve yapılan gümrük denetiminde beyan edilen bitkilerden 700 kadar fazla bitki çıkarsa bu sizce bir gazetecilik olayı mıdır yoksa değil midir?

Eminim ki bir bu yazıyı okuyan hepiniz de bu olayın bir gazetecilik olayı olduğu konusunda hem fikir olmuşsunuzdur.

Biz ve okur böyle düşünürüz ve doğal olarak olayın üstüne gideriz ama bizim gibi düşünmeyenler de yok değil!

Örneğin G. Mağusa Gümrük Dairesi Müdürü Ali Nazif, bu olayın bir gazetecilik olayı olmadığını söyledi bize...

Kulaklarımıza inanmadık ve bir daha sorduk, aynı cevabı aldık!

Bir iş adamı yurt dışından ülkeye binlerce çiçek ve bitki getiriyor ve yanlış beyanda bulunuyor ama bunun bir gazetecilik olayı olmadığını iddia eden bir daire müdürü ile karşı karşıya kalıyoruz.

Devletin bir memurunun böyle bir zihniyette olması sizi ne kadar rahatsız eder bilmem ama beni fazlasıyla üzdü, derin düşüncelere sevk etti.

...

Olayın gelişimi ise şöyle;

Mağusa’da çiçekçilik yapan Hasan Said adlı tüccar bir tır dolusu çiçek ve bitki getirerek bunu gümrüklemek ister.

Mağusa Gümrüğü bu işlem için Ahmet Alihan ile Hürü Koca adlı memurları tayin eder.

Gelen çiçekler kontrol edilirken, Hürü koca adlı bayan gümrük memuru görev yerini terk eder.

Bize yapılan iddia bilerek görev yerini terk ettiği yönünde.

Ali Nazif’e ise de hastalandığı için evine gitti yönünde.

Burada kimsenin günahına girecek değiliz.

Ahmet Alihan adlı memur tek başına kalır ve yapılan sayımda 700 kadar bitkinin gümrük beyanı dışında olduğunu tespit eder ve durumu amirlerine bildirir.

...

Hasan Said’i tanımayız niçin eksik beyanda bulundu bilemeyiz ama yaptığı bir suçtur, devleti aldatmaya yönelik bir eylem gerçekleştirmiştir.

Burada asıl sorgulanması olan şey bu olayın niçin ört bas edilmeye çalışılmasıdır?

İşte Ali Nazif’e isyanımız bundandır.

Bize olayı detayıyla anlatıp bilgilendireceğine, bu olayın gazetecilik olayı olmadığını söyleyerek kapatmaya çalışması aklımızdaki soru işaretlerini arttırmıştır.

Konuyu Maliye Bakanı, Ersin Tatar’a da sorduk. Bilgisi olmadığını, ama araştırıp detayları bize aktaracağı sözü verdi.

...

Konuyla ilgili dün ayrıca Güç-Sen Başkanı Memduh Çeto ile görüştük.

O da kendi çapında olayı araştırdı ve her iki gümrük memurunu böyle bir olayı ortaya çıkardığı için kutlayarak, görevlerini yapmışlardır ifadesini kullandı.

Umarız da öyledir...

Ama bayan gümrük memuru niçin olay yerini terk etti, niçin müdür bey bu olayı sorunca tepki gösterip bize meslek dersi vermeye çalıştı, işte bu bile bu işin takipçisi olmamız için bize yeter de artar bile...

 
 

UBP’ye 1000 kişi katılacak!

 

İster inanın ister inanmayın;

UBP, yarın akşam Başkent Lefkoşa’da çok büyük bir şova hazırlanıyor.

Yarın Saat 20.00’de Fuar alanında 1000 kadar kişiye UBP rozeti takılarak parti üyesi yapılacak.

Haftalardır çok gizli bir şekilde sürdürülen çalışmalar sonrasında yarın akşam yapılacak olan törende, eğer bazı kuruluşlarla anlaşılması halinde bu sayının 1300’e kadar çıkabileceği iddia ediliyor.

Yarın akşamı kadar bekleyip hep birlikte göreceğiz!

 

Yönetim kurullarında operasyon!

 

Kıb-Tek’te yönetim kurulunun görevden alınmasından sonra bunu diğerlerinin izleyeceği ifade ediliyor.

Başbakan İrsen Küçük’ün bu konuda kurmaylarına talimat verdiği ve yönetim kurullarına kendisine yakın olan isimlerin atanması kararı aldığı belirtilirken, sırasıyla Vakıflar İdaresi, Kıbrıs Sigorta ve BRTK’unda bir kaç hafta içinde gerekli yönetim değişikliklerin yapılması bekleniyor.

UBP’ye yakın kaynaklar bu değişikliklerin Eroğlu-Küçük savaşının başlaması olarak değerlendiriyorlar.

 

MESAJ KUTUSU

 

Sayın Derviş EROĞLU, basın mensuplarına verdiğiniz hediye kitapta puntolar o kadar küçükmüş ki birçoğu yanında büyüteç de verilmesi gerektiğini düşünüyorlar. Bu arada bazı meslektaşlar da davet almadıklarından şikayetçi oldular, haberiniz olsun.

...

Sayın Günay ÇERKEZ, hissedarlar için açılan şirket hesabının yönetim kurulu kararı olmadan şahıs hesabına yatırılmasından dolayı bazı yönetim kurulu üyeleri eleştiri yapmaya başladılar. Siz de artık basını suçlamayı bırakıp kendi işinizi yapmaya başlasanız diyoruz. Niçin bu kadar gerildiniz anlamadık gitti!

...

Sayın Fuat NAMSOY, dün gün boyunca sizden telefon bekledik ama bir türlü gerçekleşmedi. Siz aramadınız ama başkaları aradı ve bu işin ardında bir bit yeniği olduğunu söylediler. Bir kez daha soruyoruz. 80 bin TL’ye kadar yetkiniz olduğu halde nasıl olur da 333 bin TL’lik bir işi ihalesiz olarak bir şirkete verdiniz, cevap bekliyoruz!

...

Sayın Ersin TATAR, Maliye Bakanlığı’nın yıkık duvarları vatandaşlar tarafından ekonominin durumunun göstergesi olarak yorumlanıyor. Bir kaç torba çimento hibe edecek bir iş adamı yok mu bu memlekette?

...

Sayın Erdal ÖZCENK, Mağusa Hastanesi’nin berber işletmecisi, neredeyse batmak üzere! Yanında çalışan kişinin özel hastanede yapılan tahlilleri niçin kabul edilmiyor anlamış değiliz! Bir zahmet konuyla acilen ilgileniniz...

...

Sayın Ahmet KAŞİF, Dipkarpaz’da doktor bulamayan ve geri dönerken vefat eden vatandaş konusunda soruşturma başlattınız mı? Eğer bu ülkede insan hayatı ucuz değilse, bu olayı bari sonuçlandırın ve sorumluları hukuka teslim edin.

...

Sayın Eriş ÇOBAN, arıcılık konusunda mağdur edilmek istenen bir gencimizin olayında sonunda doğruyu görüp, bir hatadan döndüğünüz için teşekkür ederiz. Umarız sizi bu konuda gaza getirmek isteyenlere bir cevabınız olacaktır.

...

Sayın Tekin KÖSE, Vakıflar İdaresi yönetim kurulunun aldığı bir arazi takası davasında bazı şaibelerin olduğu yönünde haberler geliyor. Sizden istediğimiz evrakları en kısa zamanda bize ulaştırırsanız minnettar kalacağız.

...

Sayın Turgay KONTİ, arazi takası konusunda sizin de adınız bolca anılmaya başladı. Bu konuda niçin bu kadar heveslisiniz, niçin aracı oluyorsunuz umarız bir açıklamanız olur...

...

Sayın Eren ERTÜRK, arazi takası konusunda yönetim kurulundan sadece siz bu karara imza koymadınız. Bu konuda nedenlerinizi kamuoyuna açıklamanızı bekliyoruz. Konuyla ilgili elimize gelen belge sayısı artıyor bilesiniz.

...

Sayın Özer KANLI, savaş başladı, operasyon için düğmeye basıldı ve önce BRTK yönetim kuruluna kanca atılacak sonra sizin oradan indirilmeniz için çalışma başlatılacak. Saray yolu gözüktü mü acaba?

...

Sayın Uğur KİRAZ, Kıbrıs Sigorta’nın kaparto işleri her nedense hep aynı partililerin çocuklarına ve yakınlarına yaptırılıyor. Yakında sizin şirkette de operasyon başlatılıyor. Hesaplarınızı şimdiden vermeye hazır olun.

...

Sayın Özkan YORGANCIOĞLU, başkanlık yarışında artık yalnız değilsiniz. Kutlay beyin de adaylığını açıklamasıyla kıran kırana bir mücadele olacak. Ve yarışı at başı biriniz bitireceksiniz.

...

Sayın Nilgün ŞEFİK, dürüst, şeffaf ve adalet yanlısı ender bürokratlarımızdan birisiniz. Haksızlığa uğrayan bir vatandaşımızın durumunu aydınlattığınız için teşekkür ederiz. Umarız sizin gibiler artarak çoğalır.

...

Sayın Hürrem TULGA, Esnaf Odası mali raporu ve sanayi sitesiyle ilgili tüm şikaletler ve belgeler elimize ulaştırıldı. Bir ara buluşalım da ben sorayım siz de cevap verin olur mu? Telefonunuzu bekliyorum.

...

Sayın Süleyman ERGÜÇLÜ, Hürrem Sultan’ın Girne’de bir iş adamı ile basına yansıyan havuz sefası konusunda ne düşünüyorsunuz? Şehzadelere kötü örnek oluyorlar değil mi? Bakalım nasıl bir önlem alacaksınız merakla bekliyoruz.

...

Sayın Ali MAHŞEKER, mahalle komşularınızdan şikayetler gelmeye başladı. Yeşil bir alanı örtüyle kapattığınız iddia ediliyor doğru mu? Bu konuda belediyeden izniniz var mı?

...

Sayın Olgun AMCAOĞLU, masterler takımında iki tane kaptan olmasının sıkıntılarını yaşıyormuşsunuz. Bu konuda Selçuk Nazlı ile penaltı atışı yapacağınız söyleniyor. Kaleci isterseniz hemen gelirim. Yeri ve zamanı söyleyin yeter ki...

...

Sayın Metin ŞADİ, torun artık iyice büyümüş ve sizinle yemeklere katılmaya başlamış. Mirage’de çok hoş bir tablo yaratmışsınız. Allah mutluluğunuzu bozmasın.

...

Günün Fıkrası

 

Son çocuk...

 

İki çocuğu olan köy delikanlısı askerliğini yapıp da evine döndüğünde
bakmış karısı Fadime üç çocukla bir masanın etrafındalar..
Birden öfkelenip bağırmaya başlamış;
- Abovv.. Ula kaltak, bu üçüncü çocuk nerden çıktı?..
Askere giderken iki çocuğumuz vardı.. Bu sonuncusu benden olamaz..
Fadime ona gayet sakin cevap verir;
- Ne bağırıyorsun.. Sana baba mı diyir.. Oturmuş yoğurdunu yiyir!..

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.