1. YAZARLAR

  2. Levent Özadam

  3. Mağusa Hastanesi’ni kapatın!
Levent Özadam

Levent Özadam

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Mağusa Hastanesi’ni kapatın!

A+A-

Mağusa Hastanesi’ni kapatın!

Yukarıdaki başlık bir vatandaşın isyan dolu telefonundan etkilenerek atılmıştır.

Okurumuz bizi bizzat arayarak bugünkü başlığın böyle olmasını istemiştir.

Biz de onun isteğini yerine getirdik.

Ama onun duygularını da paylaştığımızı söylemekte yarar var.

Bize göre de Mağusa Hastanesi, en azından bir süre kapatılmalı ve adam gibi bir yenilemeden geçirilerek tekrar hizmete açılmalıdır.

Çünkü artık bölge halkı en küçük bir hastalıkta dahi bu hastaneye gitmekte tereddüt etmekte, korkmakta ve ve büyük bir güven bunalımı yaşamaktadır.

Hastanenin kuruluş tarihinden itibaren bu hastanede işler yolunda gitmemekte, halkın şikâyetleri ise kulak ardı edilmektedir.

...

Kıbrıs Gazetesi’nin dünkü manşetindeki haber insanın kanını donduran, bölge halkını çileden çıkar bir yeni haberdi.

45 yaşındaki Cengiz Erkan adlı yurttaş göğsünde ağrı nedeniyle bu hastaneye gitmiş ve kendine bir iğne yapıldıktan sonra evine gönderilmiş ama evine gitmeden daha hastane bahçesinde hayatını kaybetmişti.

Aile de haklı olarak buna isyan etmiş ve bir takım iddialarda bulunmuştu.

Ama bir kez daha hastane yetkilileri bu iddiaları kabul etmemiş ve işin kolay yolunu seçmişti.

Dün, konuyu biraz araştırdık.

Kanımız bir kez daha dondu!

Yapılan otopside ortaya çıkan sonuç, kalp krizi...

Ayrıca merhumun acil serviste ölçülen tansiyonu da 18, yani normalden çok yüksek değerde.

Tansiyonu 18 olarak belirlene bir hasta nasıl olur da iğne yapılarak geri gönderilir, bu uzun bir süre tartışılacak.

...

Şu anda hastane yönetimi büyük bir panik yaşıyor.

Umarız aynı panik ve sıkıntıyı bakanlık da yaşıyordur.

Bakanlık soruşturma başlatmış, polis de soruşturma başlatmış.

Hastanedeki kamera kayıtları da incelenerek bir sonuca varılacak.

Peki varılacak da ne olacak, ölen hasta geri getirilecek mi?

Onun için ısrarcıyız;

Mağusa Devlet Hastanesi bir süreliğine kapatılmalıdır.

Bu hastane daha çok yeni olmasına rağmen sancılı doğmuştur ve bir türlü de sistem oturtulmamıştır.

Daha öncede bu hastane için onlarca kez yazı yazdık ve başta bakanlık olmak üzere hastane yönetimini göreve çağırdık.

Şimdiye kadar yapılan açıklamalarda hep olaylar geçiştirildi ve yeni bir olaya kadar unutuldu.

Pisipisine insanlarımızın ölmesini istemiyorsanız bu hastaneyi derhal kapatarak tepeden tırnağa elden geçiriniz.

Çünkü her ihmal sonrasında kaybedilen insanlarımızın vebali boynunuzda kalacaktır.

 

UBP örgütleri Başbakanlığı bastı!

Başbakanlık koridorları dün olağan üstü bir hareketlilik yaşadı.

Başbakanlığa yapılan ziyaretlerin büyük bir bölümü ise istihdam isteyen örgüt başkanları gerçekleştirdi.

Ama örgütler tüm ısrarlarına rağmen Başbakanla görüşemediler, elleri boş olarak geri döndüler. Kendilerine Cuma gününe randevu verildiği belirtildi.

Bu arada bazı örgüt başkanlarının kızgın oldukları dikkat çekerken, 2 Mart’ta yapılacak olan mitinge katılacaklarını söyledikleri ifade ediliyor.

 

Günün Karnesi

 

K.T.Tabipleri Birliği

10

Devletin yapamadığını yaparak sebze ve meyvede tahlil işini üzerine alıp büyük bir eksiği giderdiği için

Otelciler Birliği

9

Ayşe Dönmezer gibi bir değeri birlik bünyesine kazandırıp danışmanlık hizmeti aldığı için

Lapta Belediyesi

1

Sağlık Merkezi için ayrılan araziye çocuk parkı yapımına başladı ve bölge halkının büyük tepkisini aldı

Mağusa Devlet Hastanesi

1

Bir vatandaşı iğne yapıp evine gönderdi ve büyük bir ihmalkarlıkla ölümüne sebebiyet verdi

KTAMS

1

Eylem ve grev yerlerine Baraka müzik topluluğunu gönderdi ve büyük tepki aldı

 

 

Mesaj Kutusu

 

Sayın Ahmet KAŞİF, Cengiz Erkan adlı vatandaşın Mağusa hastanesi bahçesinde hayatını kaybetmesi üzerine soruşturma başlattığınızı öğrendik. İnsanlar hayatını kaybettikten sonra bu soruşturmanın ne önemi var bilemeyiz ama aylardan beridir sizi bu hastane konusunda uyarıyoruz. Ha keşke biraz ilgi gösterip ilgilenseydiniz.

Sayın Nazım ÇAVUŞOĞLU, Mağusa Canbulat Stadı çim saha ihalesi konusunda kötü kokular ve ihbarlar gelmeye başladı, bu işi siz takip etmezseniz başkaları çoktan dedektif gibi çalışmaya başladılar haberiniz olsun.

Sayın Hüda AKSOY, askerde olan bir partilinizin partiden ödenen maaşını kestirmenize büyük tepki var. Yakında bu tepkinin neticelerini göreceksiniz ve hiç hoşunuza gitmeyecek.

Sayın Erbil ARKIN, yeni kurulmakta olan havayolu şirketinde ki denetçi görevindeki yönetim kurulu üyeliğiniz her an geri alınabilir. Bazı meslektaşlarımız bu işin peşini bırakmamaya kararlılar bilesiniz.

Sayın Enver KARAKAYA, Haberdar’daki genel müdürlük göreviniz hayırlı ve uğurlu olsun. Umarız bizim meslek sizi çabuk yıldırmaz. Bu arada artık Lefkoşa’dan bir ev tutmak da kaçınılmaz oldu ziya uykusuz geceler sizi bekliyor.

Sayın Pervin GÜRLER, dün Osmanpaşa Caddesi’nde trafik kontrolü yapan polis memuru zenginlerin lüks arabalarını değil de garibanların araçlarını durdurmuş hep ve epey de ceza yazmış. Yakıştıramadık doğrusu!

Sayın Buran ATAKAN, uçak fobiniz sayesinde ailecek ağız tadıyla bir tatil yapamadığınızı öğrendik. Bu konularda bir şişe viskinin en iyi ilaç olduğu söylenir, haberiniz olsun.

Sayın Ahmet ÇALUDA, bazı kalabalık yerlerde hem Başbakan hem de bakanlar konusundaki ağır eleştirileriniz merkezin kulağına gitmiyor sanmayın. Siz mekânlardan ayrılır ayrılmaz telefonlar işliyor aman dikkat!

Sayın Aşkan Cemal EFE, yaş haddinden dolayı Ağustos ayında emekliye ayrılacağınızı öğrendik. Bu arada kendi işinizi kurup belediyeden ilişiğinizi kesmeyeceğiniz de söyleniyor. Hadi bakalım hayırlısı.

Sayın Ercan KÜÇÜK, Res-Bir olarak Türkiye’deki meslektaşlarınızla işbirliği yapıp onlardan destek alacağınızı öğrendik. Çok doğru bir karar vermişsiniz, artık kurumsallaşmak şart olmuştu değil mi?

Sayın Ahmet KAPTAN, Baraka Kültür Derneği’nin müzik grubunu eylem yerlerine göndermeye devam ederseniz sendikal platforma büyük zarar verirsiniz. Bu koruda grevdeki memurlardan büyük şikâyetler alıyoruz. Umarız aynı hatayı tekrarlamazsınız.

Sayın Derviş BESİMLER, Çukurova Kalkınma Ajansı konusunda sizin de bir bilginiz olmadığı ve bunun tamamen Ankara tarafından devreye konulmak üzere olduğu söyleniyor. Size de YAGA’nın kapısına kilit vurmak mı kalıyor acaba?

Sayın Ahmet ULUBAY, bazı Türkcell kullanıcılarından şikâyetler gelmeye başladı. Bildirdikleri halde kendilerine halen sizin reklam mesajları gidiyormuş. Size bir kez daha iletmemizi istediler. Özellikle de hastane sağlık çalışanları.

Sayın Mustafa GÖÇER, gemilerinizi izinsiz olarak limana soktuktan sonra 15 bin TL ceza yemiş ve tansiyonunuz tavan yapmış diyorlar. Armatörlük zor iş değil mi? Allah hem sabır hem kolaylık hem de bol kazanç versin artık.

Sayın Turgay AVCI, dün saat 15.30’da UBP’li bir gazeteci ile kapalı kapılar ardında çok özel bir toplantı yaptığınız söyleniyor. Sohbet konusu merak ediliyor ama yakında onu da öğreniriz.

Sayın Ömer KÖSEOĞLU, sizin için hayır mı yoksa şer mi bilemeyiz ama çok yakında başbakanlıkta önemli bir göreve getirileceğinizi şimdiden müjdelemek istedik. Yeni göreviniz epey ağır ve sorumluluk isteyen bir görev olacak. Tebrik ederiz.

Sayın Ozan CEYHUN, CTP onursal üyeliğinizin iptali için parti içinde düğmeye basıldı ve çok yakında size de yazılı olarak bildirilecek. Kötü mü yoksa iyi mi siz bilirsiniz artık haberi ilk bizden duyun istedik.

Sayın Cemal BULUTOĞLULARI, Kebapçı Güner ilgisizliğinizden fena halde köpürüyor. Hem uzun süredir mekâna uğramamışsınız hem de Kızılbaş evleri konusunda elinizi ağırdan alıyormuşsunuz.

Sayın Asım VEHBİ, Hindistan ve Singapur seyahati için valizleri toplamaya başlamışsınız. Dua edin de sabırlı bir eşe sahipsiniz. Bu kadar yurt dışına çıkan birini başka kimse çekemez bu kadar.

Sayın Gökhan ALTINER, Sefa Karahasan’dan sonra danışmanlık görevinde sıra size doğru geliyor. Ancak sizin istediğiniz değil aklınıza gelmeyecek bir bakanlığa yakında danışman gidiyorsunuz. Yolunuz açık olsun.

 

Günün Fıkrası

Şanssızlık
 
Adam, Madrid'in en şık lokantalarından birine oturmuş yemek yiyecek, mönüyü inceliyor. Tam bu esnada yandaki masalardan birine muhteşem bir yemek gelmiş. Böyle çeşitli garnitürün içine oturtulmuş, nefis bir sosla bezenmiş iki koskoca lop et parçası, mis gibi de kokuyor...

Garsonu çağırmış adam, "Gözüm kaldı şu beyin yediğinde, bir porsiyon da bana getirin lütfen!.." demiş.

- Ahhh, diye cevap vermiş İspanyol garson, görüyorum ki Senor Madridli değil. Bu lokantamızın dünya çapında bir spesyalitesidir.

Ancak haftalarca önceden sipariş vermek gerekir...

- Yapmayın ya! Peki nedir bu, ayıptır sorması?

- Bu, Senyor, boğa yumurtasıdır. Hemen karşımız arena biliyorsunuz, boğa güreşinde öldürülen boğanın yumurtalarıdır bu! Ama haklısınız, nefis bir yemektir...

- Tamam tamam, demiş müşteri, önümüzdeki ay iş icabı tekrar Madrid'e geleceğim. Şimdiden yerimi ayırtın ve "boğa yumurtası" spesyaliteniz için bana bir rezervasyon yapın!

Burnunda o nefis koku ile bir ayı zor geçirmiş adam. Koşa koşa Madrid'in merkezindeki o meşhur lokantaya atmış kendini akşam, garsona kim olduğunu hatırlatmış, peçeteyi yakasına sıkıştırmış, başlamış beklemeye... Beş dakika, on dakika... Önce yine o mis gibi koku, derken garson elinde kocaman tabakla gelmiş, yine nefis garnitür, mis gibi bir sos ve ortada... İki küçücük lop et parçası.

- Bu ne, diye isyan etmiş adam. O müşteriye getirdiğiniz tabakta koskoca iki et parçası vardı.

- Ahh Senor, demiş garson, Madridli olmadığınız nasıl da belli... Bu bir kısmet meselesi, bu sefer maalesef boğa kazandı!.. 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.