1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Mağusa’nın ve ülkemizin gururu…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Mağusa’nın ve ülkemizin gururu…

A+A-

Altını çizmeliyim ki, Gazimağusa ülkemizin kültür ve sanat merkezi olma bağlamında önemli ve dev bir adım attı… 
   Geçen Perşembe, bir grup gazeteci - yazar Belediye Başkanı Oktay Kayalp'ın davetlisi olarak Gazimağusa'daydık... TC finansmanıyla yaptırılan, Gazimağusa Belediyesi ve Doğu Akdeniz Üniversitesi tarafından ortaklaşa kullanılan ve artık tüm fonksiyonlarıyla devrede olan o muhteşem “Rauf Raif Denktaş Kültür ve Kongre Merkezi”ni adım adım gezip incelemek üzere...  Kayalp’ın verdiği bilgiye göre, bölgede devreye yeni giren İstanbul Teknik Üniversitesi de tesisin sunduğu olanaklardan yararlanabilecektir. Kurumun kapıları İTÜ’ye de açık.
   Diyorlar ki, bu Kültür ve Kongre Merkezi Ortadoğu'dakilerin en muhteşemiymiş... Ortadoğudaki benzerlerini gezip görmedim, bilemem… Ama bu tesisin, kültür ve sanat adına ülkemizde yapılmış en kapsamlı ve en çağdaş yatırım olduğu kesin. Başkan Oktay Kayalp’ın eşliğinde tesisi adım adım gezerek bu sevindirici gerçeğe yerinde tanık olduk... 
   Ve şimdi ben de diyorum ki, darısı başkent Lefkoşa’mızın başına. Şu garip başkentte tiyatro binamız bile yok… Var olan maktul salon 1999’dan beri yanık… Lefkoşa Belediye Sarayı arkasında inşaat aşamasında  olan ise yarım bırakıldı... 
   Neden mi yarım bırakıldı? Buna dair iki iddia var: Birincisi Cemal Bulutoğluları döneminde TC Hükümeti’nin bu inşaat için tahsis ettiği ödemelerin başka amaçlarda kullanılması ve TC Büyükelçiliği’nin de haklı olarak ödemeleri durdurması… İkincisi ise bu büyük inşaatın Mimar ve Mühendis Odaları Birliği’nden vize alınmadan başlatılması. 
   Aslında inşaatın yeniden start alabilmesi adına bunlar aşılamayacak sorunlar değildir. Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Kadri Fellahoğlu’nun bu konuda sonuç verecek dinamik girişimlerini bekliyoruz.
       *       *       *
   Şu anda bu kültür ve kongre merkezinin ayda ortalama, Gazimağusa Belediyesi ve DAÜ tarafından ortak ve eşit karşılanan, 40 bin TL aylık gideri var. Ama kurumun Gazimağusa’ya kültür ve sanat adına sunduğu getirilerin boyutları muhteşemdir. 17 milyon TL’ye mal olan tesis 30 yıl sonrasının koşulları da göz önünde bulundurularak tasarlandı. Özerk bir yönetime sahip olan bu kurumla ilgili sorunlar Gazimağusa Belediye başkanı ile DAÜ Rektörü’nün bir araya gelmesiyle çözümleniyor. 
   2005’te masa çalışmaları başlatılan ve TC Büyükelçisi Aydan Karahan’ın döneminde temelleri atılan kurum, bugünkü aşamasına gelinceye değin 5 büyükelçi ve 5 de DAÜ rektörü değişti. O günden bu yana makamında değişmeyen tek kişi Belediye Başkanı Oktay Kayalp… “İyi ki değişmedi” diyorum. Çünkü inşaatın geçirdiği aşamalarda çeşitli krizlerin aşılmasını Kayalp’ın dengeleyici girişimleri sağladı. Oktay Kayalp bu projenin sonuçlandırılması çabalarına kendini adadı, gecesini gündüzüne kattı.
       *       *       *
   Mağusa yöresinde yaz ayları dışında da, kapalı alanda, kültür – sanat etkinliklerinin gerçekleştirilmesine olanak veren bu kurum, belediyelerin görevinin sadece çöp toplamak, su dağıtmak ve asfalt dökmek gibi işlerle sınırlandırılamayacağının, kültür ve sanatın gelişmesinde de sorumluluk sahibi olduklarının altını çiziyor. 
   Çağdaş insan kültür ve sanata da gereksinim duyan ve bunu talep edendir. Yılın bütününe yayılan kültür ve sanat etkinlikleri, sadece Gazimağusa için değil, ülkemizin diğer yöreleri için de albeni oluşturacaktır. Bu bağlamda kolları sıvayan Gazimağusa Belediyesi Kültür – Sanat Birimi ilk 6 ayılık dönemi kapsayan bir etkinlikler programının ayrıntıları üzerinde çalışıyor. Kültür sanat adına bu kurumda yapılacak ilk sunumlara ilişkin bilgiler zaten medyamızda geniş şekilde yer almıştır. Kamuoyumuzun bilgisine getirilen bu etkinlikleri burada yinelemeyi gereksiz görüyorum. 
   Benim iki dileğim vardır bu aşamada: Birincisi Kültür ve Kongre Merkezi’nin ismi konusunda başlatılan tartışmaların diyalog yoluyla tatlıya bağlanmasıdır. Oktay Kayalp “Rauf Raif Denktaş” adının kendi gıyabında, DAÜ Vakıf Yöneticiler Kurulu tarafından alındığını belirtiyor ve bu konudaki rahatsızlığını seslendirmekten çekinmiyor.”Her kararın ortak alınması gerekir” diyor. Buna rağmen kurumun girişine yazılan “Rauf Raif Denktaş” adını sildirtmeyeceğini söylüyor. Oktay Kayalp’a oy verenler arasında çok sayıda Denktaş hayranı olduğunun da burada altını çizerek uzlaşma öneriyorum.
   İkincisi şu: Merkez içindeki bölümlere verilen isimlere taktım: Othello, Porta Del Morte, Lambusa, Salamis, Soli ve Arsınoe gibi isimler… Peki 1570’den başlayarak günümüze dek gelen 443 yıllık Osmanlı ve Türk döneminden de bu isimler arasına bir yansıma neden olmadı? Nihilzm mi bu? Ve madem ki manzara bu, hiç değilse dengeleyici bir Türk motifi olarak oraya Rauf Raif Denktaş’ın adının verilmesini anlayış ve saygıyla karşılayalım.  

KIBRIS GAZETESİ

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.