Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Masa…

A+A-

Anastasiadis, “Masaya dönmem için Türkiye bizim egemenliğimizi tanımalı” dedi…

Ondan önce de gemiyi bahane etmişti…

Masa dediği ne ki?

Dört bacaklı düz bir zemin.

Bazen kare, bazen dikdörtgen olur…

Tahtadan olabildiği gibi demir de çelik de olabilir…

Yükseklikleri farklı farklıdır.

Bazen çocuklar için yapılmıştır, bazen yaşlılar…

Meyhanede olanlar vardır, içki, meze donatılır…

Düğünlerde vardır, imza atılır…

Yatak odasına konmazlar.

Genelde mutfaklarda yemek yemek için kullanılır…

Şimdi bilgisayar masaları da vardır.

Çekmeceliler var, çekmeliler var.

Klavyenin gözü başkadır, monitörün yeri başka.

Masa dediğin ne ki?

İnsan elinden çıkmadır.

Eski masalar süslü olurlar.

İşlemeli.

Kestaneden yapılanlar olduğu gibi, gül ağacından yapılanlar da bulunur.

Hatta tik derler bazılarına.

Hepsi de ağaç çeşidi, hepsi de odun…

Büyük ameliyat geçirdi Anastasiadis…

Ondan mıdır bilinmez.

Aldığı narkoz etkili olabilir, dediler.

Narkozdan olmasa da hayata bakışı değişmiştir.

Kim bilir belki de son günlerimi yaşıyorum, düşüncesi hâkim olmuştur.

Kolay değil o masaya yatmak.

O da ameliyat masası…

Otomatik olanı vardır, manüel çalışanı da.

Başı ayrı kalkar, gövdesi, ayakları ayrı.

Işıkların içinde karanlıkta kalmaktır ameliyat masası…

Ve sonra büyük acılarla uyanmak ama uyanamamak…

Eve gidememek.

Çaresizlikleri bir arada görmektir…

Çok zor bir psikolojik etkiyle Anastasiadis farklı düşüncelere uyanmış, o açıklamayı yapmış olabilir…

Oysaki Türkiye Kıbrıs Cumhuriyeti’ni hap tanımıştır.

Bu tanıma ta 1959 yılının başlarına kadar gidiyor.

İngiltere, Yunanistan ve bizzat Türkiye yetkilileri masaya oturdular.

Ne yapalım, dediler.

Aralarında kendilerine en uygun olabilecek anlaşmayı hazırladılar.

Sonra iki tarafı masaya çağırarak “şuraya imza atın,” dediler.

Makarios, böyle anlaşma olmaz, dese de ona da imzalattılar…

Ve 1960 yılından itibaren Kıbrıs Cumhuriyeti başta Yunanistan, İngiltere ve Türkiye olmak üzere tanındı…

Kıbrıs şimdi hem BM hem AB üyesi...

Türkiye tanımamak lüksüne sahip değil…

Türkiye tanıyor tanımasına da Anastasiadis 1960’taki cumhuriyeti tanımıyor…

Tanısa bilecek ki o cumhuriyette Türkler de olmalı…

Beraber kararlar almalı…

Ve AB’de ve BM’de Kıbrıslıtürkler de oturmalı…

Diyebilse, yapabilse biliyor ki Türkiye’nin elinde koz da kalmayacak…

Anastasiadis, “Masaya oturmam” dedi ya…

O ameliyat masasına yattı ya bir kere…

Masalara oturulduğunu unutmuş olmalı…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.