1. YAZARLAR

  2. Aysu Basri Akter

  3. Masada unutulmuş liderler Cenevre'de
Aysu Basri Akter

Aysu Basri Akter

Yenidüzen Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Masada unutulmuş liderler Cenevre'de

A+A-


Bugün çok uzun bir aradan sonra liderler Cenevre'de görüşme masasında. Normal şartlarda büyük bir ilgiyle karşılanması beklenen zirve ile ilgili özellikle Kıbrıs Türk tarafında yaprak kıpırdamıyor. Medya genellikle iç siyasi gelişmelere odaklanmış.

Dahası, kısa bir süre öncesine kadar Kıbrıs sorunu konusunda türlü uzman görüşünden de eser yok artık. Günlük gelişmeleri bile değerlendirmekte zorluk yaşıyoruz. Muhalefet partileri, Cuma günü yapılacak olan mitinge odaklanmış durumda. Muhtemelen örgüt çalışmalarından başlarını kaldıramayacaklarından, başlayıp sona eren zirvde neler olup bittiğini, öyle ayak üstü günlük haber programlan vasıtasıyla takip edecekler.

Kıbrıs sorununda referandum sonrasında yaşanan tıkanıklık, iç siyasetteki basiretesizlik, toplumsal olarak bir aydın çekilmesini de beraberinde getirdi. Söyleyecek sözü olan, söylemekten yorulmuş bir halde kendi köşesine çekildi.

En çok konuşulan, herkesin en çok bildiği konuda uzman görüşü bulmakta zorlanıyoruz, artık program yapımcıları olarak.
Cumhurbaşkanı Eroğlu, Cenevre öncesinde, sessiz sedasız İstanbul'a uçtu. Dün vardığı Cenevre'ye gidişi de aynı sessizlikte oldu. Özel medyadan KIBRIS Gazetesi dışında kimsenin de takip etmediği bir zirve, bu.

Güney Kıbrıs'ta gündem biraz daha yakın, Cenvre'ye bize göre. Hristofias kalabalık bir gazeteci ordusuyla gitti, Cenvere'ye. Günler öncesinden yüksek tirajlı gazeteler, Kıbrıs konusundaki kulis ve gelişmeleri yorumluyor. Biz uluslararası alana ulaşmakta da sorun yaşıyoruz. Dünya'nın gündeminden düştüğünden beri Kıbrıs, bizim de dünya bağımız zayıf düştü.

Yaklaşık 23 yıl önce Cenever'de Denktaş ve Vasiliu arasında kopan görüşmeleri yeniden başlatan Cenevre zirvesi, yoğunlaştırılmış görüşmelerle, De Cueller belgesine kadar giden bir süreci başlatmıştı.

Şimdi Cenevre'den de bir belge çıkar mı, çıksa da kaderi De Cueller'dan farklı olur mu sorulan, genellikle heyecansız bir dudak bükümüyle yanıt buluyor. Ama şimdiden Mart'ta yapılabileceği öngörülen bir başka zirveden bahsediliyor.

Cenevre'den bugün somut bir sonuç, ya da süreci doğrudan etkileyebilecek bir gelişme çıkması beklenmiyor. Kıbns sorununun kısa vadede çözüleceği, ya da en azından, tıkanıklıktan kurtulabileceği de öngörülmüyor. Ama sürecin bir süre daha devam edeceği ortada!

Şimdi bu süreci, referandum kredisinin de artık sonuna geldiğini teslim ederek, en azından, imaj yitirmeden yürütmek gerekiyor. İç siyasetteki muhafazakar oy potansiyelinin memnun edilmesi pahasına, güvenirliği yitirmek tehlikesini göze almak, akılcıl olmayacaktır.

Süreç devam etse de Kıbns sorunun karşısındaki kritik eşikler, Kıbnslı Türkler'in lehine çalışmıyor. Mülkiyette Lordos eşiği bir şekilde geçilecek. Limanlar krizi, Türkiye'nin AB ile ilişkilerinde çözülmek zorunda olan bir sorun olarak ilk sıralarda beklemeye devam edecek.

Kıbns Türk tarafı, referandumda "evet" demesinin kredisini çok uzun süre kullandı. Artık bu kredi limiti dolmuş durumda. Üstelik masada bu referanduma götürülen plana "hayır" demiş iki lider var. Uluslararası kamuoyu tarafından çok da güven telkin eden bir fotoğraf değil!

Bu durumun şüphesiz ki, en zararlı çıkacak, kanadı en kırık, kanadı en zayıf olan Kıbnslı Türkler. Çözümsüzlüğün getireceklerine ilişkin yıllar öncesinden sıralananlar, şimdi bir bir gerçekleşiyor.

Ekonomik olarak sürdürülemez yapıyla, artık daha sert bir şekilde yüzleşiyoruz. Sosyal ve siyasi açıdan da giderek büyüyen bir erozyon içindeyiz.

İşte bu noktada, toplumsal temelli bir duyarlılığın yeniden uyandınlmasına ihtiyaç var. Özellikle uzun süredir çekilen aydın kesimin fikir güçleriyle geri dönme zamanı gelmiştir. Artık düşünceye ve geleceğe ilişkin sosyal, siyasi ve ekonomik fikir üretimine ihtiyaç vardır. Düşünsel üretim, denetimi de beraberinde getirecek, medyanın da siyasetin de içinde bulunduğu çıkmazı sorgulayabilecektir.

Aksi, onlarca sessiz zirve ve masada unutulmuş liderlere teslim edilen kuşakların geleceğidir...

 

Kaynak: Yenidüzen Gazetesi

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.